Çeçenistan Dağıstan, Şamil’in Rüyası

Çeçenistan Dağıstan, Şamil’in Rüyası

Kafkas-Rus Savaşı’nın en sert yaşandığı bölgelerden biri Çeçenistan ve Dağıstan’dı. Şeyh Mansur’la başlayan direniş, Şeyh Şamil’in önderliğinde doruğuna ulaştıysa da yenilgi kaçınılmaz oldu.

Yazı: Murat Papşu

Çeçenistan ve Dağıstan’da Kafkas-Rus Savaşı, bölgenin ve halkının özelliklerinden dolayı Çerkesya’dan farklı seyretti. Çerkesler 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı ve Kırım Türkleri tarafından Müslümanlaştırılırken, Dağıstanlılar ve Çeçenler oldukça erken bir dönemde, 8. yüzyıldaki Arap fetihleri sırasında Müslüman (Şafii) olmuşlardı. Çerkeslerdeki sınıflı toplum yapısından farklı olarak, klan denebilecek “tuhum” ve “teyp”ler halinde örgütlenmişlerdi. Bu nedenle burada din üzerinden güçlü bir direniş hareketi örgütlenebildi.
İlk örgütlü direniş hareketini 1785 yılında, Aldı köyünden Uşurma adlı bir Çeçen çoban başlattı. Kendini şeyh ilan eden ve Şeyh Mansur adını alan Uşurma, etrafına topladığı adamlarla Rus birlikleri karşısında birkaç başarı kazandı, hatta Kızılyar Kalesi’ni ele geçirmeyi denedi. 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Battal Paşa’nın ordusu Kuban’da bozguna uğrayınca Osmanlı’yla ittifak yapma planı suya düştü. Destek bulamayınca Osmanlıların elinde bulunan Anapa’ya sığındı. Ancak kale 1791’de Ruslar tarafından ele geçirildiğinde esir düştü ve kapatıldığı Şlisselburg Kalesi’nde üç yıl sonra öldü.
Ekim 1813’te Rusya’nın İran’la imzaladığı Gülistan Antlaşması’yla Dağıstan, Karabağ, Şirvan, Bakü ve Derbent hanlıkları Rusya’ya geçti. Ruslar askeri hatlar ve istihkâmlar kurdular ve Çeçenistan’da Groznaya Kalesi’ni (bugünkü Grozni) inşa ettiler. İşgal edilen ve boşaltılan topraklara Kazaklar yerleştirildi. Rus birlikleri, Yermolov’un planına göre köyleri yakarak ve ormanları keserek, kale hattının bulunduğu Terek ve Sunja nehirlerinden itibaren Kafkas Dağları’nın içlerine doğru ilerlediler.

Buhara’dan Kafkasya’ya gelen Sufi öğretisi, ilk müritlerden imam Gazi Muhammed tarafından Dağıstan’ın dağ köylerine yayıldı. Gazi Muhammed’in 1829’da 15 bin civarında müridi vardı. 1829’da İmamat adını verdiği bir İslam devleti kurduğunu ilan etti. Gazi Muhammed 1832’de, yerine geçen Hamzat Bek ise 1834’te öldürüldü.
Üçüncü imam Şamil oldu. Şamil, Kuzeydoğu Kafkasya’da İmamat’ı gerçek anlamda bir devlet haline getiren kişi oldu. En güçlü olduğu dönemde İmamat, Çeçenistan’ın büyük kısmını kaplıyordu. Sadece dini değil, askeri, yasama, yürütme ve yargı güçlerini de elinde toplayan Şamil, reformları sayesinde Rusya İmparatorluğu’na karşı çeyrek asır karşı koymayı başardı. Ancak Şamil’in Çerkesleri birleştirme ve İmamat’ın hâkimiyetini Çerkesya’ya yayma girişimi başarılı olmadı. Çerkeslere gönderdiği ilk naibi Hacı Muhammed 1844’te öldürüldü. Ordusuyla Kabardey’e yaptığı sefer hüsranla sonuçlandı. 1848’de Çerkeslere yeni naibi Muhammed Emin’i gönderdi. Fakat Çerkeslerin bağımsızlık mücadelesinde dini motif baskın değildi. Muhammed Emin’in yanında faaliyet gösteren müftüler konseyinde bile Çerkes azdı. Çoğunluğu Nogaylar ve Osmanlı’dan gelen üyeler oluşturuyordu.

Şamil, Rusya için ciddi bir tehdit olmaya başlayınca, seleflerine göre çok geniş yetkilerle donatılan Kont Vorontsov Kafkasya’ya yeni başkomutan olarak atandı (1844-1854). Vorontsov zamanında Şamil’in kontrolündeki dağlık bölgelerde askeri harekâtlar hız kazandı. 1 Nisan 1859’da Rus birlikleri ani bir hücumla Şamil’in Çeçenistan’daki karargâhı Vedeno’yu ele geçirdiler. Bunun ardından Çeçen taraftarları bütün Çeçenistan’da direnişi bıraktılar. Şamil müritleriyle Dağıstan’ın içlerindeki dağ köyü Gunib’e çekildi. Ama çevresindeki çember daralıyordu. 9 Ağustos 1859’da 16 bin mevcutlu Rus ordusunun kuşattığı Gunip’te Şamil iki hafta direnebildi. 25 Ağustos’ta teslim oldu. Artık Kafkasya’nın bu en zorlu bölgesi de tamamen işgal edilmişti.

Paylaş: