Almanya Wagner’in 200 Yılı

Almanya Wagner’in 200 Yılı

Alman besteci Richard Wagner’in doğumunun 200. yılı Almanya’nın birçok kentinde özel etkinliklerle kutlanıyor.

Alman opera bestecisi, müzik teorisyeni ve romantik akımın en güçlü temsilcilerinden Richard Wagner’in doğumunun 200. yılı, 2013 boyunca Almanya’nın birçok şehrinde özel etkinliklerle kutlanıyor. Etkinliklerin ilk durağı, Wagner’in 22 Mayıs 1813’te doğduğu Leipzig oldu. Bir sergiyle 13 Şubat’ta açılan etkinlikler, konserler ve uluslararası bir panel ile mayıs ayında sonlandı. Wagner’in babası o henüz 6 aylıkken ölmüş, annesi oyun yönetmeni ve yazar Ludwig Geyer ile evlenmiş ve Dresden’e göçmüşlerdi. Daha sonra tekrar Leipzig’e dönseler de Wagner 30 yaşındayken, yani 1843 yılında Dresden’deki Saksonya Kraliyet Orkestrası şefliğine atandı ve hayatının 19 yılını bu kentte geçirdi. Sanatçının yaşadığı en eski mekânlardan av köşkü, 2013 yılında müzeye dönüştürüldü. Yine Dresden Kent Müzesi’nde 25 Ağustos tarihine kadar açık kalan sergi sanatçının Dresden yıllarını kapsıyordu.

Wagner’in eserleri bir göç içinde geçen hayatı ile çok bağlantılı. Özellikle Paris’ten Thüringen’e giderken yolda konakladığı Eisenach’ta gördüğü bir manzara onu çok etkiler: Wartburg Kalesi. Öyle ki kendisinin en önemli üç eserinden biri sayılan “Tannhaeuser” operasının ana sahnesi bu kale olmuştur. Sanatçının 200. doğum yıldönümünde, eserin ilham kaynağı Wartburg Kalesi’nin merasim salonunda “Tannhaeuser” operası sahnelenecek.

“Tannhaeuser” operasının başarısı sonucu, İmparator Napolyon Wagner’i 1860 yılında bu operayı sahnelemesi için Paris’e çağırır. Dresden ile Paris yıllarında, bir şehirden diğerine geçen göç hayatı devam eder.

Bavyera Kralı II. Ludwig, tahta geçtiği 1864 yılında Wagner’i Münih’e çağırır. Wagner Viyana’dan Stuttgart’a, oradan da kralın huzuruna Münih’e gelir. Bu öyle bir tarihi andır ki, bu görüşmenin ardından Wagner hayatı boyunca yaşadığı tüm finansal problemlerden kurtulur. Hayalindeki sanat festivali dahil tüm projeleri hayatının sonuna kadar desteklenir. Onun için bu görüşme bir dönüm noktası olur.

Kral II. Ludwig ile görüştükten hemen sonra sanatçı tek komik operası “Die Meistersinger von Nürnberg”i besteler ve eser ilk kez Münih’te sahnelenir. Bu opera, 16. yüzyılda çok ünlü olan “ozan-şarkıcılar” üzerinedir. Eserin sonunda saf Alman sanatı yüceltilirken Wagner’in de antisemitist bir mesaj verip vermediği uzun süre, hatta bugüne kadar tartışılır. Wagner’in “Tristan ve Isolde”, “Die Meistersinger von Nürnberg”, “Die Walkure” ve “Rheingold” operaları ilk kez Münih’te sahnelenir. Bu yıl da Wagner’e özel etkinlikler çerçevesinde aynı opera binasında Wagner operaları sahneleniyor.

Wagner eserlerinin birçoğunda gördüğü farklı şehirlerden esinlense de sadece Nürnberg için bir opera besteler. Bu yıl Nürnberg, Wagner’i anmak için seçilecek en güzel şehirlerden biri; birçok etkinlik düzenleniyor. Bizim de 25 Temmuz’da katıldığımız bir açık hava konseri, Wagner’i tüm halk ile bütünleştirmek için yapıldı. Şehir meydanında seslendirilen “Die Meistersinger von Nürnberg” operasını binlerce kişi izledi. Nürnberg’de yıl sonuna kadar Wagner eserleri sahnelenmeye devam edecek.

Wagner ismiyle bütünleşen ilk şehir hangisi diye sorulursa şüphesiz ki cevap Bayreuth olur. Wagner’in hayalindeki festivali gerçekleştirmesi için kral, Bayreuth şehrinde bir opera binası yaptırmaya başlar ve Wagner de o yıl bu şehre taşınır. Hatta Sultan Abdülaziz o dönem sürekli kendisine ait olacak üç adet koltuk satın alır bu operadan. “Yeşil Tepe” üzerinde inşa edilen opera salonu, Wagner’in başlattığı ve bugüne kadar düzenlenen dünyaca ünlü Bayreuth Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Bu yıla özel tasarlanmış plastik Wagner heykelleri hem bu opera evinin ön bahçesinde hem de şehrin dört bir yanında sergileniyor.

Bayreuth şehrinde her yıl 25 Temmuz tarihinde geleneksel olarak yapılan “Wagner Müzik Festivali” bu yıl daha özeldi tabii ki. “Bayreuth 2013-İçinde Wagner Var!” sloganıyla düzenlenen festivalde bir yıl boyunca ünlü besteci onuruna birçok etkinlik düzenleniyor. Bu şehri ziyaret edecekseniz mutlaka bir etkinliğe katılın!
Wagner “Gesamtkunstwerk”, yani bütünsel sanat eseri olarak tanımladığı sanat düşüncesinde dram ve müzik arasındaki hiyerarşiyi kaldırır. Bu düşünce Nietzsche gibi dönemin birçok sanatçısını etkiler. Kendi çağı için devrim niteliğindeki eserleri bugün halen opera için önemini koruyor. Wagner’in doğumunun 200. yılı, hem kendisini hem de sanatını tanımak için pek çok olanak sunuyor. Eğer Almanya’ya bir seyahat planlarsanız Wagner’in izlerini takip edeceğiniz şehirlere uğrayabilirsiniz.

Yazı: Oktay Uludağ / Fotoğraf: Sinan Çakmak
ATLAS EYLÜL 2013/SAYI:246

Paylaş: