Rize: Yüksek Rotalar

Rize: Yüksek Rotalar

Ahşap köy evleri, taş konaklar, kemer köprüler; heybetli şelaleler, narin kelebekler… İster yerel mimari meraklısı olun, ister doğa âşığı, Rize’de yükseklere doğru çıkacağınız her yolculukta pusulanız birbirinden muhteşem vadiler olacak.

Yazı ve Fotoğraflar: R. Kağan Aybudak

Karadeniz’in doğusu, yaz mevsiminde doğa ve kültür deneyimi yaşamak isteyenlere kucak açar. Buzullar erimeye, dereler coşmaya ve yaylalar güneşi daha fazla almaya başladığında Karadenizliler de yükseklere doğru yol alır. Mutfaklarda yöresel yemekler pişirilir, hayvanlar otlamaları için yemyeşil çayırlara bırakılır, dağ çiçekleri patikaları süsler, insanlar horonlarla birleşir ve artık buraların şenliği bol günleri başlar.

Yaz aylarının popüler rotaları Akdeniz ve Ege’de yoğunlaşırken, farklı bir yaz geçirmek isteyenler yüzünü Karadeniz’in yükseklerine çevirebilir; çünkü burada halen otantik denilebilecek yerleri keşfetme olasılığı çok daha yüksektir. Tıpkı son yıllarda “alternatif turizm” denince Doğu Karadeniz’de akla gelen ilk yerlerden birinin Rize olması gibi.

Zamana ve ihtiyacınıza göre Rize tatilinizi planlayabilmeniz için size birbirinden güzel rotalar önereceğiz.

Şifalı çiçeklerin yurdu
Hava koşullarına bağlı olarak yılda sadece birkaç yüz kilo elde edilebilen Anzer Balı ile adını dünyaya duyuran İkizdere ilçesi, Rize’nin yüksek rotaları deyince atlanmaması gereken yerlerin başında geliyor. İlçe sınırları içinde kalan Ilıcaköy’deki termal otel, doğa-konfor ikilisini yan yana görmek isteyenlerin seyahat planlarına giren adreslerden.
Karadeniz’de nerede tatil yapılması gerektiğini soranlara ilk verdiğim adrestir İkizdere. Neden derseniz? Şehirlerarası karayollarına yakın konumu, kitlesel turizmin istilasından uzak köyleri ve otantik yayla yaşamıyla hem il merkezine yakın hem de huzur diyarı olduğu için… Hemen ilçe merkezinde karşınıza çıkan Manle Şelaleleri ile doğanın yanı başında olduğunuzu hissedip, daha fazlasını keşfetmek için heyecan duymaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Rize şehrine yaklaşık 90 kilometre mesafedeki Anzer Yaylası’na ulaştığınızda ise buzul gölleri, şelaleler ve yayla evlerine aynı gün içinde yürüyerek gidebileceğiniz bir noktaya varmış oluyorsunuz. Hediyeniz ise 2 bin metrenin üzerindeki ormanlar ve 3 bin metrelik zirveler. Ve daha fazlası için Anzer’e oldukça yakın konumda olan Petran Yaylası’na (Meşeköy) çıkarak, Meles Deresi’nin yardığı muhteşem manzaralı vadinin tadına varabilirsiniz. Bu bölge yayla yollarından araçla gidilerek, günübirlik ya da bir gün konaklamalı planlarla görülebilir mesafede.

Bulut denizine doğru
İrtifasıyla adından sıklıkla söz ettiren Ovit Geçidi (2 bin 640 metre) ve aynı adı taşıyan gölü -eğer programınıza sabah erken bir saatte başladıysanız- aynı günün ikinci yarısında sizi davet edeceğimiz diğer bir rota olabilir. Erzurum karayolundan devam etmek yerine Ovit’e, Demirkapı (Homeze) Yaylası üzerinden geçerseniz, öğlene doğru yükselen bulutlardan oluşan gökyüzü denizini görme şansı yakalarsınız. Ve hatta karayoluna geri dönmektense yayla yolundan devam ederseniz, yaylacılığın aktif olarak devam ettiği ve muhteşem taş evleriyle bilinen Vaşa’ya uğrayarak tekrar anayola bağlanabilirsiniz.

Ovit Geçidi tabelasını kaçırmadan 2 bin 640 metreye varabildiyseniz; 10 dakikalık mesafede bulunan Ovit Gölü’nü de görmeden buradan ayrılmamanızı öneririm. Bu rotayı takip ettiğinizde, dopdolu bir programla aynı günde İkizdere’nin üç ana vadi sisteminin yüksek manzaraları eşliğinde günü tamamlamış olursunuz.

İkizdere’den ayrılıp daha doğuya gitmeden önce, Şimşirli köyü ve Güneyce Hacı Şeyh Camii’nin Karadeniz’deki ahşap oyma sanatının nadide eserleri arasında sayıldığını, bir de Çamlık-Sivrikaya köyleri arasında endemik bir tür olan huş tavuğu gözlemi yapıldığını söyleyiverelim. Aksu ve Sefkar (Şarpinovit) gölleri de geniş bir alana yayılan Rize göller bölgesinin İkizdere sınırları içinde kalan doğal güzelliklerinden.

Klasik rotaların başlangıcı
Hala Deresi ve Fırtına Deresi’nin yardığı vadiler etrafında yeşeren doğal kültürün rotaları ise Çamlıhemşin’de gözler önüne seriliyor. Kabaca tarif edersek; Ardeşen sahilinden başlayan ve rafting parkurları boyunca devam ederek, tam Çamlıhemşin ilçe merkezinde iki kola ayrılan vadi sistemlerinden bahsedebiliriz. Biri Hala Deresi’yle Ayder’e doğru gider ve Kaçkarlar’ın Büyük Zirvesi’ne ulaşan en popüler güzergâhlardan birini oluşturur. Diğer kol ise adı kendisinden daha meşhur olan ancak turistlerce Zil Kale’den sonrası pek bilinmeyen Fırtına Deresi istikametidir.

Şöhreti, bağlı bulunduğu Rize’nin bile önüne geçmiş olan Ayder Yaylası için “alternatif turizmin en popüler noktası” tabirini kullanabiliriz. Ayder çıkışlı Yukarı Kavron ve göl yürüyüşleri de Rize’nin popüler rotalarından. Bu yürüyüşlerde Ayder Boğa Güreşleri Festivali’nin yapıldığı Galer Düzü’nü; Karadeniz, Büyük Deniz ve Meterez gibi önemli buzul göllerini; Kaçkar’ın ihtişamlı zirvesini (3 bin 932 metre) görebilirsiniz. Gelin Tülü ve Tar (Bulut) Şelaleleri de kısa yürüyüş mesafeleri kadar yakın konumdalar. Bu sayılanlara bir de Fırtına Vadisi tarafına gidip Zil Kale, Ortan, Çinçiva köprüleri ve Palovit Şelalesi’ni eklediğinizde klasik Rize turunuzu tamamlamış sayılırsınız.

Yaylalara keşif yolculuğu
Gerçek yayla yaşamını görmek ve klasiğin dışına çıkmak için akla ilk gelen rota, Sal-Pokut-Hazindak yürüyüşüdür. Ancak belirtmek gerekir ki, yaklaşık 400 metredeki vadi tabanından 2 bin metre civarlarındaki yayla irtifasına yürümek performans gerektirir ve en az bir gününüze mal olabilir. Bu nedenle genellikle rotanın bu kısmı kiralanan arazi araçlarıyla geçilir. Sal, Pokut ya da Hazindak’tan birinde kalmayı tercih ederseniz, sizi Çat Vadisi’ne bağlayacak olan bu yürüyüşünüzü Hazindak-Samistal-Palovit rotasıyla birleştirebilirsiniz. Rotayı uzatacak vaktiniz var ise Bunu Palovit-Tirovit-Elevit-Çat rotasıyla bağlayabilir ve böylece tekrar Fırtına Vadisi’ne kavuşmuş olursunuz. Çat bölgesi de pansiyon konaklaması arayanlar için uygun yerlerden.

Zor bir tırmanış olarak dağcılar arasında adı sıklıkla anılsa da Fırtına Vadisi’nin neredeyse kaynağı denilebilecek kadar içeride yer alan Verçenik bölgesi, barındırdığı tüm güzelliklere rağmen pek bilinmez. Belki de bu nedenle güzelliğini koruyabilmiş desek daha doğru olur.
Verçenik Yaylası’na köy minibüsüyle geldikten sonra ilk geceyi, Kapılı Göller kenarındaki vahşi manzarasıyla Verçenik Zirvesi (3 bin 711 metre) önünde geçirmenizi, hayat boyu unutulmayacak bir kamp tecrübesi için kesinlikle öneriyorum. Bir sonraki günün yürüyüş programında ise, daha zorlu bir etap olarak Aksu Vadisi üzerinden İkizdere ve Erzurum sınırları içine de giren Yedi Göller’e varış var. Emin olun bu kısmı kat etmek için harcayacağınız 10-14 saat arasındaki süre gördüklerinize değecek: Çiçek çeşitliliğinden tutun da çıplak gözle bile gözlemlenebilen kuş türlerine kadar çok hassas bir doğal dengeye sahip bölge, Türkiye’nin çok uzağında, el değmemiş bir yere adım attığınız hissi yaratıyor.

Kaç gün gerekir?
Eğer hafta sonuna bir gün ekleyerek tatil yapmak istiyorsanız, kendinize Ayder Yaylası’nı merkez almayı tercih edebilirsiniz. Toplu taşıma araçlarının sıklıkla sefer yaptığı Ayder, ara transferler için zaman kaybetmeden tatilinize başlayabileceğiniz bir yerdir. Merkezi, denizden yaklaşık 1200 metre yüksekte olduğundan, irtifaya bağlı baş ağrısı çekme riskiniz daha düşüktür; üç günlük tatilinizde bir de bu dertle uğraşmazsınız. Bu kısacık sürede yürüyüş mesafesinde bulunan Gelin Tülü Şelalesi’ni görebilir, ahşap yayla evleri, doğal kaplıca tesisi ve çevre yaylalara düzenlenen günübirlik yürüyüş ya da cip safari turlarıyla sıkıştırılmış bir Rize paketi alabilirsiniz.

Peki aynı sürede daha sakin, otantik bir yayla yaşamının içine karışmak mümkün değil mi? O zaman Sal, Pokut veya Hazindak yaylalarındaki pansiyonlardan biriyle irtibata geçip sizi bir yerleşim merkezinden almalarını isteyebilirsiniz. Ben gene de söylemiş olayım, sadece hafta sonu yapılacak bir tatil için bu seçenek, tatlı bir pişmanlıkla sonuçlanabilir. Çünkü oralara kadar çıkmışken şöyle rahat rahat bir hafta bu yüksek rotaların tadını çıkarmak ister insan. Ulaşıma harcanacak zaman, irtifaya uyum için bir gece uyku, doğanın tadını çıkarmak için bolca yürüyüş yapmak isteyecek olmanız ya da en azından bir kitabı huzur içinde bitirme süresini düşündüğünüzde, sizin yayla tatili reçetenize en az beş gün yazıyorum. Ama siz bana bakmayın, ne yapın edin tez vakitte ruhunuza bir yayla tatili yazın. Kaç günlük olursa olsun…

ATLAS TATİL 2014

Foto Galeri

[Not a valid template]

 

 

Paylaş: