Anasayfa Atlas Rotaları TÜRKİYE’DEN BİR ÖRNEK BÖLGE: GÖLKÖY’DE UZUN YAŞAM

TÜRKİYE’DEN BİR ÖRNEK BÖLGE: GÖLKÖY’DE UZUN YAŞAM

Harika Pelin Şengül

Türkiye’de coğrafya ve yaşam süresi arasındaki bağ, bilimsel düzeyde kanıtlanmış değil. Ancak Ordu’nun Gölköy ilçesi, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin en uzun olduğu yerlerden biri. Tam 82 yıl… Atlas, ilçede bunun nedenlerini araştırdı. 

YAZI: YUSUF ERKAN

FOTOĞRAFLAR: SERKANT HEKİMCİ

Yukarıdaki fotoğraf: Gölköylüler, önceden ne yapıyorlarsa yaşlanınca da aynısını yapıyor. Adil Kızıl, ilerlemiş yaşına rağmen Kozören Köyü yakınındaki Çayıralanı mevkiinde ineklerini kendisi otlatıyor.

Gölköy denince son yıllarda akla Kastamonu, Samsun, Nazilli, Fethiye gibi diğer örneklerle birlikte Türkiye’nin en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı yerlerden biri olması geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2020’de açıkladığı verilere göre, Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi 78.6 yıl. Ordu’nun Gölköy ilçesinde ise bu süre 82’ye çıkıyor. Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Tufan’ın hazırladığı Türkiye Yaşlanma Atlası’nda Gölköy, Türkiye’nin en uzun ömürlü ve sağlıklı insanlarının yaşadığı yerlerden biri arasında gösteriliyor.

Kozören köyünde geleneksel giysileri içindeki Cennet ve Ayşe Karakoç, ilerlemiş yaşlarına rağmen her zamanki günlük işlerini yapıyor ve yaşamın her alanında var oluyor.

 Temiz havada yaşayan, sağlıklı beslenen, sürekli hareket halinde olan, çalışan, hayata tutunan insanların yurdu Gölköy’ü 2021 sonunda ziyaret ediyoruz. Bolaman Çayı’nın başlangıç kollarından birinin üzerindeki ilçenin tarihi hep suyla içiçe. Şelalelerle süslü ilçede Ulugöl gibi bir doğa harikası, ortasından gürül gürül suların aktığı Uluvahta Yaylası da bulunuyor.

 Gölköy Belediye Başkanı Fikri Uludağ, uzun yaşamın sebepleri konusunda “Gölköylülerin yayla kültürüne dayalı bir yaşam tarzına sahip olması”nı önde tutuyor. “İnsanımız yazın yaylalarda yaşıyor, kışın Gölköy merkezine iniyor. Gölköy ile yaylalar entegredir. İlçemiz ormanlarla kaplıdır, temiz havaya sahiptir, dolayısıyla insanımızın uzun ömürlü olmalarının başında yayla kültürü ve organik beslenme gelir. Genci yaşlısı herkesin çalışması diğer bir faktördür kanımca.”

 Uludağ’la konuştukça Gölköylülerin yaylaya giderken yanlarında sadece tuz ve yağ götürdüklerini, diğer besinleri doğadan edindiklerini öğreniyorum. Gölköy bu özellikleriyle pandemi döneminde koronadan en az etkilenen yerlerden biri olmuş. Gölköylülerin yaylalarda yapılaşmaya izin vermediği, atadan miras yayla kültürünü sürdürdüğü dikkat çekiyor. “Gölköylüler üç sektörde iyidir” diyor Uludağ: “Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, yüksek gerilim hatlarında çalışanlar Gölköylüdür. Ordu’nun en iyi fındık toplayıcıları Gölköylüdür. Arıcılık ve inşaat sektöründe de çalışanlarımız var.” Başkanın eşi Emriye Uludağ da babası Salih Işık’ın 82 yaşında olduğunu, annesi öldükten sonra yalnız yaşadığını ama gereksinimlerini karşıladığını anlatıyor. “Babam bu yaşında ezberinden istediği kişiyi arayabiliyor, dağa oduna gidiyor, ineğini sağıyor, peynirini çökeleğini yapıyor, pekmezini kaynatıyor. Şu ana kadar doktora gitmişliği yok.” 

Türkiye’nin Yaşlanma Atlası’na göre, ülkemizde insan ömrü son çeyrek yüzyılda 10 yıl kadar uzadı. Prof. Dr. İsmail Tufan, söz konusu atlasta Gölköylülerin uzun yaşamının nedenlerinin araştırılmasında çıkış noktası olabilecek hipotezler tasarlamayı amaçladığını söylüyor. “Araştırma sonucu ortaya çıkan analizde inanç, doğa ve aile gibi kategoriler oluşturuldu. Gölköylülerin uzun yaşamasında yaşam tarzı ve genetik baskın unsurlar” diyor.

 Türkiye’nin bilinen en yaşlı ki  şilerinden Mehmet Yılmaz da Gölköylü. 105 yaşındaki Yılmaz’ı motor kullanırken buluyoruz. Mehmet Bey bir dönem saat tamir etmiş, bisiklet uçurmayı denemiş ve el yapımı silahları var. “Osmanlı’nın yıkıldığını, cumhuriyetin kurulduğunu, Mustafa Kemal Paşa’nın konuştuğunu biliyorum. Hey gidi güzel efendiler, ben de gençtim sizler gibi. Şimdi yaşam düşkünüyüm, motorun üstünde varabiliyorum merkeze evimden.”

 Ulugöl’de bir lokanta işleten Bircan ve Yaşar Akkaya çiftiyle söyleşiyoruz. Bircan Hanım’ın dedesi Ahmet Dal 110 yaşında, anneannesi Zübeyde Yüksel ise 95 yaşında vefat etmiş. “Daha da fazla olduğunu sanıyorum, çünkü eskiler nüfusa hemen kaydetmezlermiş yeni doğan çocuğu. ‘Nasıl olsa uzun yaşanıyor, uygun bir zamanda kaydettiririz’ anlayışı var. Kızları evleneceği zaman nüfusa verirlermiş. Dedem kışlık odununu kendi hazırlar, ineğini otlatırdı. Uzun yaşamalarını 80’li yaşlara kadar çalışmalarına, beslenme şekillerine ve Gölköy ortamına bağlıyorum.” Bircan Hanım’ın bir saptaması işin psikolojik boyutları olabileceğini de düşündürüyor. “Bizim insanımız çok tez canlıdır. Kızdı mı anında söyler, öyle içine atmaz. Uzmanlar söylüyor ya ‘psikolojik sorunlarımızın vücuda farklı etkileri var, içinize atmayın’ diye…”

Güzelyayla Mahallesi’nde Ahmet-Necla Avcı çiftini ziyaret ediyoruz. Amacımız sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarından biri kabul edilen doğal besin üretimini yerinde görmek. Çift bizlere pekmez kaynatma ve yayık ayranından tereyağı yapma usullerini anlatıyor. Ardından dolaplarında depoladıkları yiyecekleri gösteriyor. Fasulye, tereyağı, çökelek ve et olmak üzere neler yok ki. Necla Hanım kışlık yiyeceklerin dolaplarda saklandığını anlatıyor. “Yazın olan şeylerden, yaz elimize ne bıraktıysa onlardan yapıyoruz. Kendimiz, çocuklarımız ve siparişleri karşılamak için işleyip dolaba atıyoruz.” Ahmet Avcı kullandıkları sütü anlatıyor: “Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki doktor arkadaşlar sütün incelemesini yaptı, yüzde 75’i kekik çıktı.” 

Gölköy temiz havası ve doğal güzellikleriyle ünlü. İlçe merkezine 17 kilometre uzaklıkta meşe ve gürgen ağaçlarının çevrelediği Ulugöl, yaklaşık 26 hektar alana sahip. Tabiat parkı statüsündeki gölde Abant alası ve sazan yaşıyor.

Necla Avcı, babası Murat Avcı’yı 73 yaşında kaybettiğini, annesi Medine Avcı’nın 71 yaşında olduğunu, arka bahçede patates söktüğünü anlatıyor. Ahmet Bey annesi Dilber Duran’ın 85 yaşında olduğunu söylüyor. “Şu anda bile bizden dinç gözüküyor. Hiçbir gün durmaz, sürekli çalışır. Babam Ali Cemal Avcı ise 72 yaşında genç öldü. Amcalarım Esat Avcı, Cemal Avcı ve Mehmet Avcı’nın yaşları 80’in üzerindedir.”

 Çayıralanı’nda ineklerini otlatan 76 yaşında Adil Kızıl bize “İneklerimi niye otlatıyorum biliyor musunuz?” diye sorup kendisi yanıtlıyor: “İneklerimizden süt sağıyoruz; yoğurt, kaymak, peynir ve tereyağını kendimiz yapıyoruz. Doğal besleniyoruz. Yaşlılarımız hayvansal gıdadan başka bir şey yemez zaten.” Süt, yoğurt, peynir gibi probiyotik besinlerin bağırsak sağlığını olumlu etkilediği biliniyor. İkinci beyin kabul edilen bağırsak sağlıklı olunca kişi de sağlıklı kalıyor. Uzun yaşamın sırrı burada gizli belki de.

 Zihinsel ve bedensel kayıplarla yaşlanınca bedenleri küçülen, çocuk tepkileri veren yaşlılarımızın durumu çarpıcıdır. Bakıma muhtaç durumdayken, bir de kendileriyle yeterince ilgilenilmediği durumlarda içlerine kapanırlar. Gölköylüler ise yaşlanınca pencereden dışarıyı izleyerek değil, hayata karışarak yaşıyor, önceden ne yapıyorlarsa yaşlanınca da aynısını yapıyorlar. Yaşamın dışında değil, içindeler. Böyle olunca fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalabiliyorlar.

Konun tamamı Atlas’ın Mayıs 2022 sayısında. Almak için tıklayın!

Benzer Yazılarımız

Yorum Yap