Anasayfa KeşfetBilim Hayvanlarla konuşabilecek miyiz?

Hayvanlarla konuşabilecek miyiz?

Harika Pelin Şengül

Hayvanların dilleri yavaş yavaş çözülüyor. Yapay zekâ alanındaki gelişmeler, gelecekte hayvanlarla sohbet edebileceğimizi gösteriyor.

Yer sincaplarından biraz büyük olan çayır köpekleri, uyarı çağrılarıyla çevredeki avcı hayvanların türünü, büyüklüğünü, rengini ve hızını bildiriyor olabilir.

Fotoğraf: Peter KIrIllov/ADOBE STOCK

Kuzey Arizona Üniversitesi’nden Prof. Con Slobodchikoff, 30 yılı aşkın bir süre çayır köpeklerinin seslerini analiz etti. Slobodchikoff’un keşfettiği şey olağanüstüydü: Yer sincaplarından biraz büyük olan, toplu halde yaşayan bu hayvanlar, uyarı çağrılarıyla çevredeki avcı hayvanların türünü, büyüklüğünü, rengini ve hızını bildiriyordu.

Bir çayır köpeğinin uyarı çağrısının yaklaşık olarak şu anlama gelebileceği belirtiliyor: “Uzun, zayıf, sarı kürklü bir çakal hızla yaklaşıyor.” Slobodchikoff’un araştırmaları, çayır köpeklerinin atmaca, çıngıraklı yılan gibi avcı hayvanların, ayrıca bizon, geyik, tavşan gibi hayvanların her biri için farklı çağrıları olduğunu gösterdi.

Prof. Slobodchikoff, çayır köpeği “köyü”nden geçen bir insanın mavi gömlek giydiğinde neden olduğu alarm sesiyle, sarı gömlek giydiğinde neden olduğu alarm sesi arasında ince bir fark olduğunu söylüyor!

Çayır köpeklerinin iletişimlerinin bilgi açısından zengin olduğunu ve bunun bir dil olduğunu ifade eden bilim insanı, hayvanların dilleri olduğunu, zamanı algıladıklarını, düşündüklerini ve planladıklarını belirtiyor. İnsanın bir hayvanla konuşabilmesine kesin gözüyle bakan Slobodchikoff, bilgisayar bilimcisi meslektaşının yardımıyla çayır köpeklerinin seslerini İngilizceye çeviren bir algoritma geliştirdi ve evcil hayvanların seslerini, yüz ifadelerini, vücut hareketlerini tercüme edecek bir alet geliştirmek amacıyla Zoolingua adlı bir şirket kurdu.

Zebra ispinozları ile yapılan çalışmalar, kuşların insanların duyamadığı ince akustik ayrıntılara daha fazla dikkat ettiğini gösterdi. ErIc Isselée/ADOBE STOCK

İngiltere’nin Lincoln Üniversitesi’nden hayvan iletişimi uzmanı Dr. Holly Root-Gutteridge, “Hayvan çağrılarında ne kadar çok bilginin kodlandığı giderek daha açık hale geliyor” diyor. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, birçok kuş türünün farklı avcı hayvanlar için farklı sesleri olduğunu gösterdi. Mesela, ağaç oyuklarına yuva yapan Japon baştankaralarının karga alarmının yavruların yuvada çömelmelerine, ağaç yılanı alarmının ise yuvadan atlamalarına neden olduğu anlaşıldı.

Uppsala Üniversitesi’nden Dr. Michael Griesser’in araştırması, Sibirya kargalarının tünemiş atmaca için, av arayan atmaca için ve saldırıya geçmiş atmaca için ayrı ayrı alarm çağrıları olduğunu gösterdi. Amerika’da yaşayan karabaşlı baştankaranın 50 farklı ötüşü tespit edildi. Montana Üniversitesi’nden Dr. Erick Greene ile birlikte baştankaraların dilini inceleyen Dr. Chris Templeton, bu kuşların ötüşlerindeki farklılıkların çoğunun kulağımızla ayırt edemeyeceğimiz kadar ince olduğunu söylüyor. Zebra ispinozlarıyla çalışmalar yapan California Üniversitesi’nden Dr. Adam Fishbein de kısa süre önce Scientific American dergisinde yayımlanan makalesinde şöyle diyor: “Kuşlar, bizi büyüleyen melodilerden çok, insanların duyamadığı ince akustik ayrıntılara daha fazla dikkat ediyor gibi görünüyor.”

 

Benzer Yazılarımız

Yorum Yap