Adalara Kaçış

Otomobillerden, yüksek sesten, karmaşa ve koşuşturmacadan uzakta, mavi sular, altın kumsallar ve geceleri yıldızlarla çevrili koylarda tatil yapmak isteyenlere mükemmel bir kaçış rotası: Beş ada; Gökçeada, Bozcaada, Marmara Adası, Avşa ve Paşalimanı.

Yazı: Neslihan Pekdemir

Sakin Kumsallar: GÖKÇEADA
Ege’nin açık sularında el değmemiş koyları, göz alabildiğince uzanan kalabalıktan uzak plajları, eski Rum köyleri, zeytinlikleri ve şelaleleri ile Gökçeada, ada tatili yapmak isteyenler için her açıdan zengin bir tercih.

Yıldız Koyu / Gökçeada. Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Gökçeada / Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Çanakkale il merkezinden 32, Gelibolu Yarımadası’ndaki Kabatepe Limanı’ndan 14 deniz mili uzaklıkta. Türkiye’nin en büyük adasının, yüzölçümü 289.5 kilometrekare. Adanın kıyı uzunluğu 95 kilometre; doğudan batıya 30, kuzeyden güneye uzunluğu da 13 kilometre. Homeros’un ünlü eseri İlyada’da adı “İmbros” olarak geçen Gökçeada’nın içme ve kullanma suyunu, kaynak sularıyla beslenen Zeytinli Baraj Gölü sağlıyor.

İkinci Dünya Savaşı’na kadar Türk bürokratların ve Rumların yaşadığı adanın sonraki yıllarda çehresi değişti. Terk edilmiş taş evlerin süslediği Gökçeada’nın birbirinden güzel köylerini gezmek, tatilcilerin sevdiği aktivitelerden.

Gökçeada / Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Gizli Liman / Gökçeada. Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Eski bir Venedik kalesinin kalıntılarına ev sahipliği yapan, çay bahçeleri, restoranları ve balıkçı limanıyla ilgi çeken Kaleköy; Rum evleriyle ünlü Eski Bademli; pansiyonların yoğunlukta olduğu
Yeni Bademli; taşta dövülen dibek kahvesiyle meşhur, zeytinlikleriyle tipik bir Ege köyü havasına sahip Zeytinli; adanın en yüksek noktasına kurulu Tepeköy ve sakin bir köşe olarak Dereköy, Gökçeada köy rotalarının öne çıkanlarından. Türkiye’nin en batı noktasını işaret eden İnceburun (Avlaka Burnu), Gökçeada’da sık ziyaret edilen yerlerden. Ada merkezine göre güneydoğuda konumlanan Aydıncık (Kefalos), biraz aşağısında kalan Kaleköy (Kastro), bilinen ada adreslerinden. Merkeze 16 kilometre uzaklıktaki Uğurlu ise deniz tutkunlarının beğenisini topluyor. Laz Koyu, Yıldız Koyu, Marmaros Koyu, Yuvalı Plajı ve Gizli Liman denize girilebilecek diğer noktalar. Aydıncık, rüzgâr sörfü veya kite sörf olanaklarıyla ayrıca ilgi çekiyor.

Gökçeada’da ayrıca; Kaşkaval Burnu’ndaki Peynir Kayalıkları, Yıldız Koyu’na yakın Türkiye’nin ilk sualtı parkı unvanına sahip müze, Aydıncık Plajı civarındaki Tuz Gölü ve Marmaros Şelalesi ziyaret edilebilecek doğal değerler arasında.

Gökçeada’da ağustos şenlik ayı; Eorti Dispenagies Meryem Ana Günleri yurtiçi ve yurtdışından pek çok insanı bir araya getiriyor.

Deniz ve Tarih: BOZCAADA
Antikçağ adı Tenedos olan Bozcaada, 36 kilometrekare yüzölçümüyle Gökçeada ve Marmara Adası’ndan sonra Türkiye’nin üçüncü büyük adası. Çanakkale-Geyikli kıyısından altı kilometre açıkta yer alıyor. Konumu nedeniyle tarih boyu paylaşılamayan Bozcaada, özellikle de son yıllarda ada tatilcilerinin popüler adreslerinden.

Bozcaada / Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Sahip olduğu rüzgâr tirbünleriyle kendi elektrik ihtiyacının yanı sıra çevre yerleşimlere de enerji üretebilen Bozcaada’da turizm, balıkçılık, bağcılık ve şarapçılık öne çıkan geçim kaynaklarından. Adanın sofralık çavuşüzümü dünyaca ünlü.

Adaya gelenleri karşılayan, açık hava ve etnografya müzesi işlevi gören Bozcaada Kalesi, güzel sokaklar arasındaki Rum evleri, Polente Deniz Feneri görülmeye değer mimari yapılar arasında.

Çevresinde Karayer Adaları adıyla anılan irili ufaklı adaların yer aldığı Bozcaada, ilk bakışta boz veya çorak gibi algılansa da bereketli bağlar ve çamlık ormanlarla bezeli.

Fotoğraf: Sinan Çakmak

Bozcaada / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Türkiye’nin hiç köyü olmayan tek ilçesi olarak Bozcaada’da denizle buluşulabilecek eşsiz koylar var. Ayazma Plajı, sarı kumu ve berrak deniziyle en sevilen yerlerinden.

Özellikle yaz aylarında yoğun bir kalabalık ağırlayan plajın dışında Habbele, Sulubahçe, Tuzburnu diğer seçenekleriniz olabilir.

Bozcaada’nın dar sokaklarında dolaşmak, dik ve kayalık falezler arasına gizlenmiş koylarını keşfetmek, limanda balıkçı restoranlarında keyif yapmak, Çamlık’tan günbatımını izlemek ada tatilini tercih edenlerin aktivitelerinden.

Ağustos, Bozcaada için de şenlik ayı; Bağbozumu Festivali, kaçırılmaması gereken ada geleneği.

Berrak Koylar: MARMARA ADASI
Gökçeada’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük adası durumundaki Marmara Adası, 117.18 kilometrekare yüzölçümüne sahip. Ancak 699 metre rakımıyla Marmara Takımadaları’nın en yüksek tepesi de burada.
Miletos’un bir kolonisi olarak İÖ 844 yılında ilk yerleşimin kurulduğu ada, 1923 Mübadelesi ile Rum nüfusunu yitirdi. Bu tarih itibarıyla daha çok Trabzon ve Rize’den gelip yerleşenlerin ağırlıkta olduğu Marmara Adası’nda balıkçılık ana geçim kaynağı durumunda. Zeytincilik ve turizm gelişen ekonomiler. Rum nüfusun yoğun olduğu dönemde tarım, meyvecilik ve bağcılığın yapıldığı bilinse de bugün bunlar ada halkının uğraşları arasında değil.

Marmara Adası / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Marmara Adası / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Bugünkü adıyla Saraylar köyü (antik adı Prokonnesos) antik dönemde mermer ocaklarıyla ün salmıştı. O tarihten bu yana aralıksız işlenmeye devam eden ada mermerinin dünyanın yedi harikasından biri sayılan Efes’teki Artemis Tapınağı’nın sütunlarında, Ayasofya’da, Halikarnassos Maussoleumu’nda kullanıldığı biliniyor.

Yoğun yapılaşmanın etkisi altına henüz girmemeyi başarmış olan Marmara Adası, toprak yollu patikaları ve köyleri ile bakir bir yapı sergiliyor denilebilir.

Berrak suya sahip koyları, küçük balıkçı lokantaları, ev pansiyonları, çay bahçeleri, doğal sebze meyve yetiştiren köyleri, topraklarının yarısını kaplayan ormanları Marmara Adası’nı tarif edecek tanımlamalar…

Marmara Adası’ndaki uğrak noktalarınız şunlar olabilir: Asırlık çınarları ve ince kumlu plajıyla Çınarlı köyü (eski adı Kalemi), sessiz sakin denizin tadını çıkarmak için Kayaburnu Koyu, bir balıkçı barınağına sahip zeytinci köy Asmalı ve geniş kumsalı ile Topağaç köyü.

Adaya gelip, koruk suyu ve karadut şurubunun tadına bakmadan; adaya özgü dağ çileği, ahududu, böğürtlen ve kızılcık dondurmalarını denemeden; adaçayı, saf zeytin ve zeytinyağı almadan dönmeyiniz.

Neşeli Ada: AVŞA
Balıkesir’e bağlı, Türkiye’nin küçük ama adı en çok duyulan adası Avşa. Yaklaşık 28 kilometreyi bulan kıyılarında yer alan geniş ve uzun kumsallarıyla herkesi kucaklayabiliyor.

Yaz aylarında neredeyse bir metropole dönüşen ada, özellikle ekonomik tatil yapmak isteyenlerin ve yazlığı olanların vazgeçilmez tercihi olmaya devam ediyor. Kış aylarında 2 bin 500 civarında olan nüfusun yazın 80 bini aştığı düşünülüyor.

Avşa Adası / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Avşa Adası / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Okulların kapanmasıyla bir çekim ve cazibe merkezine dönüşen Avşa’da Türkeli beldesi ve Yiğitler köyü olmak üzere iki yerleşim bulunuyor.

Her noktasından denize girme olanağı sunan Avşa’nın ince taneli kumuyla ilgi çeken plajları ise şunlar: Mavi Koy, Manastır mevkiinde konumlanan Çınaraltı Koyu, Çiftlik Koyu, Yiğitler köyündeki Altınkum Plajı ve Beyazsaray mevkii.

Mübadele ile daha çok Girit ve Rumeli’den yerleşimcileri ağırlayan ada, gece hayatıyla da ünlü. Ada bu özelliğine ithafen “Küçük Bodrum” adıyla da anılıyor. Kaliteli üzümüyle kendi şarap markaları olan Avşa, lezzetli istavritleriyle de ünlü.

Çok sayıda otel ve pansiyon seçeneğine sahip Avşa Adası’ndan tekne turlarıyla Marmara Adası’na geçmek mümkün.

Bilinmeyen Marmara: Paşalimanı
Marmara Adası’ndan sonra Marmara Denizi’ndeki ikinci büyük ada Paşalimanı. Girintili çıkıntılı kıyılarının uzunluğu 40 kilometreyi buluyor. Adayı, en yükseği 213 metre (Kukumavtepe) olan dört tepe süslüyor.
Balıkesir’in Erdek ilçesine bağlı adada, adları Paşalimanı, Harmanlı, Poyrazlı, Balıklı ve Tuzla olmak üzere beş köy var, kış nüfusu 800 olan adanın yaz nüfusu 7 bine yaklaşıyor. Özellikle Paşalimanı ve Harmanlı arasındaki kumsallardan denize girmenin tadına doyum olmuyor.

Paşalimanı / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Paşalimanı / Fotoğraf: Sinan Çakmak

Doğal liman özelliğine sahip Paşalimanı’nın tarihi Doğu Roma dönemine kadar uzanıyor. Kıbrıs seferinden dönerken adaya sığınan Lala Mustafa Paşa’dan adını alan ada, bir zamanlar şaraplarıyla ünlüymüş. Bugün daha çok zeytin ve kavun yetişiyor. Erdek-Marmara Adası arasında çalışan gemilerin duraklarından olan Paşalimanı, adalar arası bir geçiş noktası gibi.

REHBER

BOZCAADA
Ulaşım
Bozcaada’ya feribotlar Ezine’deki Geyikli Odunluk İskelesi’nden kalkıyor. Yarım saat süren feribot yolculuğu sonunda Bozcaada’ya ulaşılıyor. Yaz döneminde Çanakkale-Bozcaada arasında deniz otobüsü seferleri yapılıyor.

Konaklama
Ada merkezinde tarihi binalardan ve eski evlerden dönüştürülmüş ya da mimari dokuya uygun inşa edilmiş konukevleri, küçük oteller ve pansiyonlar bulunuyor. Merkez dışında konaklama için seçenekleriniz; pansiyon olarak kullanılan bağ evleri, en fazla iki katlı küçük oteller ve tatil çiftlikleri. Tesisler genelde bağlarla iç içe ve doğa manzaralı oluyor. Sezonda ve festival zamanlarında mutlaka rezervasyon yapılmalı.

Gezilecek Yerler
Adaya feribotla yaklaşırken fark ettiğiniz ilk yapı Bozcaada Kalesi olacak. Venedikliler zamanında yapılan ve sonraları birçok kez onarılan, diğer adıyla “Eskikale”, yeni düzenlemesiyle açık hava ve etnografya müzesi olarak ziyarete açık. Adanın bir diğer müzesi de Bozcaada Müzesi. Ada merkezinde Bozcaada Kaymakamlığı tarafından tahsis edilen tarihi bir binada hizmet veren müze haftanın her günü açık. Bozcaadalıların “Yenikale’’ dedikleri diğer kale kalıntısı ise tepede yer alır. II. Mahmud zamanında Bozcaada Muhafızı Hafız Ali Paşa’nın yaptırdığı kale, 1827 tarihli bir kitabeye sahip. 17. yüzyıldan kalma Köprülü Mehmed Paşa Camii ve Alabey Camii başlıca tarihi eserlerden. Ayazma Plajı, Sulubahçe ve Habbele koyları yüzmek için ideal. Tuzburnu Plajı ise yazın bile fazla kalabalık olmayan sakin bir plaj. Çamlık bölgesi yürüyüş için en uygun yer. Antik çağlardan kalma nekropol sahası gezilecek bir diğer yer. Venediklilerden kalan kilise ise adanın Hıristiyan cemaatine hâlâ hizmet veriyor. Adanın batı köşesinde yer alan Polente Deniz Feneri de görülmesi gereken zarif bir yapı. Fenere giden yolda 2000 yılında elektrik üretmeye başlayan rüzgâr türbinlerini görebilirsiniz. Buraya yaz sezonunda ada merkezinden hareket eden minibüslerle ulaşabilirsiniz. Tavşan, Piresa, Orak, Yılan, Fener, Taş, Kaşık, Gökçe ve Sıçancık Bozcaada çevresindeki irili ufaklı dokuz adacık. Her yıl 26 Temmuz’da düzenlenen “Ayazma Panayırı” adada sayısı giderek azalan Rum ailelerin yaşattığı bir etkinlik. Panayır, uzak ülkelere yerleşmiş adalı Rumların katılımıyla renkleniyor.

GÖKÇEADA
Ulaşım
Çanakkale iline bağlı olan Gökçeada’ya ulaşım, Gelibolu Yarımadası’nda bulunan Kabatepe Limanı’ndan kalkan arabalı vapurlar ile sağlanıyor. İstanbul-Kabatepe arası 333 kilometre. Çanakkale’den Gökçeada’ya deniz otobüsü seferleri de yapılıyor.

Konaklama
Ada merkezinde temiz ve konforlu küçük oteller bulmak mümkün. Yeni Bademli ve Uğurlu köyleri ev pansiyonculuğunda öne çıkıyor.

Gezilecek Yerler
Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adası. Adaya ayak basar basmaz ilk anda aklınıza deniz ve rüzgâr gelir. Ada, antik dönemdeki İmbros adını da meşhur rüzgârlarından alıyor. Bademli, Tepeköy ve Dereköy gibi Rum köylerinin varlığı da ziyaretçileri Gökçeada’ya çekiyor. Dereköy dışındaki diğer köylerin konumları manzara izlemek için mükemmel. Aydıncık, Tuz Gölü, Laz Koyu, Gizli Liman, Marmaros Koyu, Yıldız Koyu, Mavi Koy ve Kuzu Limanı gibi muhteşem sahilleri Gökçeada’nın en etkileyici yüzü. Aydıncık yolu üzerindeki Roma mezarları ile Yeni Bademli’de ortaya çıkarılan ve yaklaşık 5000 yıl öncesine tarihlenen Tunç Çağı höyüğü ise adanın arkeolojik zenginliğini sergiliyor. İlk hedefiniz Eski Bademli köyü. Kaleköy yolu üzerindeki bu eski Rum köyünde evlerin bir kısmı iyice harabe haline gelmiş. Ancak bazı evler de restore edilerek eski güzelliklerine kavuşmuş. Köyün çıkışındaki “Anıt Çınar”a mutlaka gidin. Sonraki hedefiniz Zeytinli köyü olacak. Rum nüfusun görece fazla olduğu Zeytinli’de adanın meşhur dibek kahvesini içebilir, sakızlı dondurma yiyebilirsiniz. Köyde her yıl yeni ve güzel kahveler açılıyor. Zeytinli’den yola çıktığınızda adanın en büyük göleti Zeytinli’yi solunuza alarak ilerleyin. Sağa doğru Tepeköy tabelasını göreceksiniz.

Gökçeada’daki 35 metreden dökülen Marmaros Şelalesi, adanın doğal güzelliklerinden sadece biri ve görülmeye değer adreslerin başında geliyor. Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Gökçeada’daki 35 metreden dökülen Marmaros Şelalesi, adanın doğal güzelliklerinden sadece biri ve görülmeye değer adreslerin başında geliyor. Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Tepeköy, üç köy içinde en büyük olanı. Köyde biraz zaman geçirdikten sonra tekrar geri dönün. Yol ikiye ayrıldığında sola doğru dönerseniz Gökçeada’nın en büyük anıt çınarının bulunduğu mesire alanına varırsınız. Buradan Semadirek’in muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Tepeköy’den sonraki hedefiniz yol üzerindeki Dereköy. Ben bu köye, Hüzün köyü de diyorum. Bir zamanlar 1900 hanesiyle Türkiye’nin en büyük köyü olan Dereköy’de şimdi sadece hüzün kol geziyor. Buradaki çamaşırhaneyi mutlaka ziyaret edin. Dereköy’den çıkar çıkmaz sağdaki yola sapın. Buradan yedi kilometre sonra Marmaros Koyu’na varırsınız. Koya varmadan önce aracınızı uygun bir yere park edin. Buradan 20 dakikalık bir yürüyüşle, 35 metreden dökülen Marmaros Şelalesi’ne gidebilirsiniz. Şelale yoldan da izlenebiliyor. Dereköy’den sonra yeni kurulan Şahinkaya ve Uğurlu köylerinden geçerek, bir yol ayırımına varacaksınız. Bu ayrımdan sağa döndükten yaklaşık 10 dakika sonra tepeden muhteşem gözüken Gizli Liman’a ulaşırsınız. Sola dönerseniz üzerinde Laz Koyu’nun da bulunduğu yoldan geçerek Kefalos yani Aydıncık’a varırsınız. Gizli Liman, Laz Koyu ve Kefalos denize girmek için ideal sahillere sahip. Buradan Eşelek’e geçip 20 dakikalık bir yolculukla Gökçeada’nın merkezine dönebilirsiniz.

MARMARA ADASI
Ulaşım
Marmara Adas’na İstanbul’dan doğrudan deniz otobüsüyle gidilebiliyor. Özel araçla gidecekler Tekirdağ Barbaros, Silivri veya Erdek’ten feribotla ulaşabilir.

Konaklama
Marmara Adası’nda lüks tatil köyleri ya da oteller yok. Ancak mütevazı ve temiz birçok pansiyon ya da kiralık apart daire bulmak olası.

Gezilecek Yerler
Denizi, doğası, tarihi kalıntıları ve ada turlarıyla hoş bir tatil geçirebileceğiniz Marmara Adası balıkçılığa da elverişli. Marmara’dan, adanın karadan ulaşılamayan bakir koylarına, Avşa’ya ve köylere tekne turları düzenleniyor. Yüzölçümünün yaklaşık yarısı orman alanı olan ada; Aba, Kole, Manastır ve Mestanağa koyları ile birbirinden güzel plajları barındırıyor. Asırlık çınarlarıyla ünlü Çınarlı köyü, ince kumul sahil şeridine ve temiz bir denize sahip. Köye iskelenin hemen yanından kalkan minibüslerle ulaşabilirsiniz. Köyün biraz ilerisindeki Kayaburnu Koyu yüzmek için sessizlik arayanların gözde yerlerinden biri. Asmalı köyündeki balıkçı barınağı yat turizmine oldukça elverişli. Kalazaki olarak da bilinen Topağaç köyü, geniş plajlara ve sebze meyve bahçelerine sahip. Saraylar (Palatia), doğal yapısının mermer oluşu nedeniyle nemsiz bir iklime sahip, hoş bir dinlenme beldesi. Saraylar’da bir de açık hava arkeoloji müzesi bulunuyor. 1912’de buharla çalışan makinelerin kullanıldığı Türkiye’nin ilk mermer kesme fabrikası ve Yana Çiftliği mevkiinde adanın günümüze kadar iyi korunmuş tek kilisesi bulunuyor. Saraylar’ın sahil kesimi Abrüz’den ise yarımadanın her iki yanındaki kıyılar kuşbakışı görülebilir. Marmara ilçe merkezi ile kuzeyindeki Saraylar beldesini bağlayan eski Nato Yolu adanın en yüksek yeri olan Nato Tepesi’ne (709 metre) ulaşıyor ve ideal bir trekking parkuruna sahip.

AVŞA ADASI
Ulaşım
İstanbul’dan kalkan deniz otobüsleri Marmara Adası’na uğrayarak Avşa’ya gidiyor. İstanbul’a deniz otobüsüyle iki saat 45 dakika uzaklıktadır. Erdek’ten ise gemiyle yaklaşık iki saatte ulaşılıyor. Tekirdağ – Avşa ve Şarköy – Avşa seferi yapan büyük motorlar iki saatte adaya varıyor.

Gezilecek Yerler
Kıyılarının toplam uzunluğu yaklaşık 28 kilometre olan ada geniş ve uzun kumsallara sahip. Adada iki yerleşim var. Türkeli beldesi (Avşa) ve Yiğitler köyü. Adanın her yerinden denize girilebiliyor ve cazip kumsallar bulunuyor. Bunların en ünlüleri Mavi Koy, Manastır mevkiindeki Çınaraltı Koyu, Çiftlik Koyu, Beyazsaray mevkii. Yiğitler köyündeki Altınkum Plajı da çok ünlü. Bu koylara merkezden tekneyle ulaşım mevcut.

PAŞALİMANI ADASI
Ulaşım
Erdek’ten arabalı vapurlarla bir saate ulaşabilirsiniz. Vapurlar Paşalimanı Adası’nda Balıklı İskelesi’ne yanaşıyorlar, oradan tüm köylere dolmuş var. Ayrıca Marmara ve Avşa adalarından da seferler düzenleniyor.

Konaklama
Adada otel bulunmuyor. Adanın idari merkezi olan Paşalimanı, Harmanlı, Poyrazlı, Tuzla ve Balıklı köylerinde ada halkı kendi evlerini pansiyon gibi oda oda kiralıyor.

Gezilecek Yerler
Marmara Denizi’nin Marmara Adası’ndan sonra ikinci, Türkiye’nin beşinci büyük adası Paşalimanı’nın yüzölçümü 21.37 kilometrekare. Paşalimanı Adası’nda; Paşalimanı, Tuzla, Poyrazlı, Harmanlı ve Balıklı adında beş köy bulunuyor. Paşalimanı adası doğayla iç içe bir tatil hayali kuranları kesinlikle hayal kırıklığına uğratmaz. Her zaman taze balık bulabilirsiniz.

Paylaş: