Anasayfa KeşfetDoğa Coğrafya Muğla Dalyan’ı Anımsamak

Muğla Dalyan’ı Anımsamak

Emre Ergül

Köyceğiz Gölü’nden Akdeniz’e kıvrıla kıvrıla, sazlıkların bulmacasını çöze çöze ilerler Dalyan Kanalı. Onun mavi hattını geniş ve bereketli bir doğa süslüyor. Çıktığı gölü sığla ormanları, indiği deltayı muhteşem bir kumsal taçlandırıyor; Kaunos antik kenti de bilgeliğini derinleştiriyor. Turgut Tarhan’ın objektifinden ise Dalyan bir düş gibi anımsanıyor.

Yazı ve Fotoğraf: Turgut Tarhan

Muğla’nın Ortaca ve Köyceğiz ilçeleri arasında tatlı ve tuzlu suyun, kumsal ve sazlığın, denizkaplumbağaları ve antik kalıntıların buluştuğu bir bereket coğrafyası uzanıyor. Bu zenginliğin merkezinde ise Köyceğiz Gölü’nden yola çıkıp kıvrıla kıvrıla Akdeniz’e ilerleyen Dalyan Kanalı parlıyor. Yaklaşık 12 kilometre uzunluğundaki kanal adını, Ortaca’ya bağlı Dalyan beldesinden alıyor. Belde merkezi kanalın kıyısında, denizle gölün yaklaşık tam ortasında, kendisini çevreleyen tarihi ve doğal güzellikleri seyrediyor…

Köyceğiz Gölü uzak geçmişte Akde­niz’in koylarından biriydi. Yatağı değişen Dalaman Çayı’nın getirdiği alüvyonlar onu denizden kopardı ve tatlı suyla doldurup bir göle dönüştürdü. Kuzey ucunda Köyceğiz ilçe merkezinin bulunduğu göl, fazla suyunu Dalyan Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e boşaltıyor. Bu doğal su kanalı geniş ve zengin bir delta oluşturduktan sonra da ünlü İztuzu Kumsalı’nda tuzlu suyla buluşuyor.
Dalyan Kanalı’nın Akdeniz’e 2 kilometre kala girdiği delta yarı bataklık ve sazlık alanlardan oluşuyor. Köklerinin tutunabildiği yerlerde öbeklenen sazlıkların arasında ise labirenti andıran suyolları ilerliyor.

Tam bir balık yurdu olan kanal, Türkiye’nin en eski dalyancılık merkezlerinden biri; beldeye de adını bu faaliyet veriyor. Göl, kanal, delta ve kumsal çok sayıda nadir bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan benzersiz bir doğal sistem oluşturuyor. Delta dört adet küçük göl de barındırıyor: Sülüngür, Sülüklü, İztuzu, Alagöl.

Yumuşak kabuklu Nil kaplumbağası bu geniş sistemin nadir canlıları arasında. Yöreye asıl ününü kazandıran ise kuşkusuz denizkaplumbağası Caretta caretta. Gizemli bir yolculukla doğdukları yere, İztuzu Kumsalı’na dönen kaplumbağalar burada yumurtlayıp doğanın kadim döngüsünü devam ettiriyor. Sıkı koruma altında olan İztuzu, deltayı denizden ayıran bir kum oku niteliğinde. Uzunluğu 5 bin metreye yaklaşan, genişliği 75 ve 200 metre arasında değişen kumsalın iki tarafında iki ayrı bereket, tatlı ve tuzlu su uzanıyor.
Köyceğiz Gölü bütün bu bereketin kaynağı, kanal atardamarsa o kalp. Yaklaşık 50 kilometrekarelik gölün suyu hafif tuzlu. Yılanbalığı, kefal ve sazan ise bu mavi mücevherde avlanan başlıca balıklar.
Dalyan beldesi, özel çevre koruma bölgesi olmasının da etkisiyle yapılaşma baskısından payını nispeten daha az almış, özgünlüğünü koruyan bir yerleşim. Kanalın ve sazlıklarının süslediği beldenin iskelesinde bekleyen tekneler isteyeni Köyceğiz Gölü’ne, isteyeni İztuzu kumsalına taşıyor.

Dalyan beldesinin simgelerinden biri de tam karşısında, kanalın sınırını çizen kayalıklarda bulunan mezarlar. Kaunos antik kentinin gösterişli kaya mezarları tapınak şeklindeki cepheleriyle dikkat çekiyor. Dalyan çevresinde Kaunos’a ait birçok kalıntı var. Karia ve Lykia bölgeleri arasındaki Kaunos, döneminin önemli liman kentlerinden biriydi. Ancak limanın İS 1. yüzyılda alüvyonla dolmaya başlamasıyla önemini giderek yitirdi.

Dalyan çevresi sıcak su kaynakları açısından da zengin. Köyceğiz Gölü’nün güneyi ve kanalın üst kısımları bu açıdan önem taşıyor, özellikle insanı gençleştirdiği söylenen çamur banyoları büyük rağbet görüyor.
Yöreyi benzersiz kılan bu doğa ve kültür değerleri her yıl giderek daha fazla sayıda ziyaretçiyi kendine çekiyor. İnsanoğlunun göl, kanal, kumsal arasındaki dengeyi koruma konusundaki becerisi tüm yörenin de geleceğini belirleyecek…

ATLAS MAYIS 2013/SAYI:242

Foto Galeri

Benzer Yazılarımız

Yorum Yap