Yosun Pilleri

Yosun Pilleri

Moss Voltaics, binalarda yosun aracılığıyla elektrik üreten bir dış cephe kaplaması. Yeni teknoloji, günlük ihtiyaçları gidermeye yarayan, sürdürülebilir ve göze hitap eden bir enerji kaynağını müjdeliyor.

Haber: Deniz Koç

Yosun genellikle temizlenip yok edilmesi gereken bir bitki olarak görülür. Şişelerin dibini kaplar, duvarları yeşile boyar, bahçeleri sarar. Rutubetli ağaç gövdelerinden kızgın çöl kumlarına kadar çok farklı ortamlarda yaşayabilen bu dayanıklı bitkinin eczacılık ve sanayi alanlarında ham madde olarak kullanıldığını biliyoruz. Ancak yakın zamanda araştırmacıların geliştirmek için çeşitli projeler ürettiği bir niteliği daha keşfedildi: Geleceğin yenilenebilir enerji kaynağı olma potansiyeli!

Cambridge Üniversitesi’nden biyokimyager Paolo Bombelli’nin geliştirdiği biyo-fotovoltaik (BPV) teknolojiden faydalanan Katalonya İleri Mimarlık Enstitüsü öğrencisi Elena Mitrofanova’nın tasarladığı bina dış cephe sistemi yosundan oluşuyor. İçine yosun ekilen ve kablolarla birbirine bağlanan içi boş seramik “tuğla”lardan oluşan sistem, biyo-fotovoltaik alanındaki son bilimsel gelişmelerin ışığında hazırlandı. “Moss Voltaics”, yani “Yosun Pilleri” adı verilen tasarımın yaratıcısı Mitrofanova, biyo-fotovoltaiğin, yani biyolojik ışık pilinin güneş enerjili ışık piline nazaran “üretilmesi daha ucuz, kendi kendini onarma yetisine sahip, biyolojik olarak parçalanabilen ve çok daha sürdürülebilir” olmasından yola çıktığını belirtiyor.

Halen tasarım aşamasında olan Moss Voltaics, elektrik enerjisi üretmek için fotosentez sürecini kullanıyor. Tasarımcı Mitrofanova, sistemin yosun dışındaki başka bitkiler ve alg ile de çalıştığını, ancak yosunun bu iş için en uygun araç olduğunu söylüyor. Nedeni, kullanılan bitkinin hacmi büyüdükçe taşınacak ağırlığın da artması ve daha çok suya ihtiyaç duyması. Öte yandan yosun ne gübreye ya da özel bir bakıma ihtiyaç duyuyor, ne de aşırı hava durumlarından etkileniyor.

Sistemin nasıl çalıştığına gelecek olursak: Fotosentez sırasında bitkiler güneşten aldıkları enerjiyle atmosferdeki karbondioksiti, karbonhidrat ve protein gibi birtakım organik bileşenlere dönüştürüyor. Yosun, fotosentez yaparken bu bileşenlerin bir kısmı, içinde simbiyotik bakterilerin yaşadığı toprağa karışıyor. Bakteriler yaşamak için ihtiyaç duydukları bu bileşenleri parçalayınca içinde elektronların da bulunduğu bazı yan ürünler açığa çıkıyor. Her biri biyo-fotovoltaik görevi gören seramik tuğlaların arasında kurulan seri ve paralel devreler sayesinde de bu mikroorganizmaların ürettiği elektronlar elektrik olarak “hasat ediliyor”. Bu yöntemle tek bir tuğladan 0,4 ila 0,5 volt elde etmek mümkün. Akımı güçlendirmek içinse tuğlalar gruplar halinde kombine ediliyor.

Özellikle kent yaşamı göz önünde bulundurulduğunda, bu çevre dostu ve temiz yöntemle gündelik ihtiyaçlarımızın bir kısmını karşılayabilecek olma fikri bile gelecek için umut verici.

Fotoğraf: İç içe geçerek kablolarla bağlanan seramik kompartmanlara ekilen yosunlar sayesinde elektrik elde etmek mümkün.

Paylaş: