İnegöl’de yeni macera

İnegöl’de yeni macera

Yeni açılan Doğa Sporları ve Turizm Merkezi  (DOSTUM), ziyaretçilere İnegöl doğasını keşfetme ve her seviyede doğa sporcusuna farklı maceralar yaşama fırsatı sunuyor.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde açılan Doğa Sporları ve Turizm Merkezi (DOSTUM), yöre sakinlerini pek de alışık olmadıkları yeni bir turist tipiyle tanıştırdı: Macera sporcuları. 2 bin 232 metre yükseklikteki Aktaş Tepe’ye çıkarken geçtiğimiz Kıran Mahallesi’nde (ismi yanıltmasın, tipik bir köy) ahali, “paraşütçüler geldi” diye karşılıyor bizi. Köy meydanındaki toplu dua bitince de “paraşütçü”ler için yolu boşaltıyorlar; aralarından geçip gidiyoruz. Daha da yukarıda ne köy var artık ne kasaba; sadece kimsesiz bir yayla, bir tane de ahşap kulübe. Karaçamlar ormanın bitiş düdüğünü çalıyor. Az sonra ağaçlar bitiyor ve çıplak bir tepede, insanı, yapmakta olduğu şeyin çılgınlığıyla baş başa bırakan bir manzara karşılıyor. Ve 20 dakika sonra üç paraşüt, bir yamacın ucunda rüzgârla dolup havalanıveriyor. İrtifa sebebiyle, ilk birkaç saniyesi yarı şokta geçen bir uçuş deneyimi bu.

“Marmara’da bu yükseklikte ve bu özelliklerde, uçuşa elverişli tek tepe” diyor Türk Hava Kurumu Gürsu Şube Başkanı Özden Albamya… Türkiye’de bir ilk olarak üç yöne kalkış imkânı veren tepe, yamaç paraşütünün yanı sıra microlight ve yelken kanat kalkışına da uygun. İleride burada dünya ve Türkiye şampiyonalarının yapılması hedefleniyor.

DOSTUM’u, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) desteğiyle, 2.5 milyon TL yatırımla Yeniceköy’de hayata geçiren İnegöl Belediyesi, bir yıl önce açılan merkezi doğaseverlere duyurmak için yoğun bir çaba içinde.

Burada toplam 13 branşta eğitim veriliyor ama şimdilik en büyük ilgi yamaç paraşütü, okçuluk ve orienteering’e… Orienteering’de yetiştirdikleri bir sporcu milli takıma girmiş bile. Merkez toplam 80 bin metrekarelik alana yayılıyor; içinde atv, motocross sahası, bisiklet parkuru, uçuş pisti, okçuluk eğitim sahası, deniz bisikleti, kampçılık, balıkçılık alanı ve bir de yamaç paraşütü hangarı bulunuyor.

Yamaç paraşütü, paratrike gibi maliyetli branşlarda bir miktar ücret ödeniyor ama pek çok dalda ücretsiz eğitim almak da mümkün. Ayrıca isteyen kamping alanı sağlanıyor, profesyonel rehberler ile hafta sonları yürüyüşleri ve fotosafariler düzenleniyor. Oymak, Fevziye Kanyonu ve Başalan Yaylası popüler rotalar. Meraklısı, off-road ve hafif hava araçları uçuşları da yapabiliyor. Alanda konaklama noktaları da bulunuyor.

İnegöl, yemyeşil doğası, serin dereleri, ünlü köftesi ve kaplıcalarıyla yurtiçinden gelen ziyaretçilerin yanında özellikle Arap ülkelerinden gelen turistlerin gözdesi. Bölge şimdi doğa ve macera sporlarına ilgi duyanlar için de cazip hale getirilmek istenirken, Uludağ’ın eteklerinde yaşamanın getirdiği nimetler bu noktada işleri kolaylaştırıyor.

İnegöl’e 26 kilometre mesafedeki kaplıca vadisi Oylat, buna iyi bir örnek. Burada, kaynağından 40.5 derecede çıkan şifalı sular beldedeki otel odalarında bile kullanılıyor. Beldenin küçük ve sevimli merkezinde, Oylatlı kadınlar tezgâhlar dolusu çilek, karadut, şeftali satıyor. Çok yakınlarda ise bir kanyon, bir kaya duvarı, bir mağara ve bir de şelale bekliyor. Oylat İkiz Kayalar’da, İnegöl Belediyesi Spor Kulübü Dağcılık Branşı ve Türkiye Dağcılık Federasyonu antrenörü Bülent Aktaş önderliğinde Türkiye’nin önde gelen rota açıcıları Hasan Hüseyin Boğaz ve Doğan Palut tarafından farklı zorluk derecelerinde kaya tırmanış rotaları açıldı. Bizim gibi amatörler, dokuz metrelik kolay parkurda kendilerini test edip özgüvenle dolabilir. Ancak kaya duvarı şampiyonalara hazırlanan tırmanış sporcuları için de önemli bir antrenman alanı. Kuzeye baktığı için gün boyu güneşe maruz kalmadan ve yağmur almadan tırmanış yapılabilen kayanın, ileride 100 rotalık bir tırmanış bahçesine dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Bu kadar iddialı olmayan “tırmanışçı”lar ise Oylat Şelalesi’nin yolunu tutabilir. Oylatlılar şelale yolunu ayaklarında terlikle yürüyor ama merkeze iki buçuk kilometre mesafedeki dik patika şehirlileri tıknefes bırakabilir. Neyse ki ödülünüz, sık ağaçlar, minik çağlayanlar ve yolun sonunda büyük bir gümbürtüyle sizi karşılayan harikulade şelale…

YAZI: ÖZLEM NUMANOĞLU

 

 

 

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on PinterestShare on VK

Paylaş: