Belgrad Ormanı, UNESCO Listesine Doğru

Belgrad Ormanı, UNESCO Listesine Doğru

İstanbul Belgrad Ormanı’nın “UNESCO Kültür ve Doğa Mirası Listesi”ne girmesi için çalışmalara başlandı.

Haber: Alper çolak, Simay Kırca
ATLAS Şubat 2014/SAYI:251

Nüfusun hızla arttığı ve buna paralel olarak özellikle yerleşim alanları ve altyapı tesislerinin yeşil alanların aleyhinde genişlediği İstanbul’da, ilin kuzey kesimindeki ormanlar gün geçtikçe daha büyük önem kazanıyor. Belgrad Ormanı Atlas’ın Kasım 2013 ve Ocak 2014 sayılarında da ele alındığı gibi, başta eşsiz tarihi bentleri ve sukemerleri olmak üzere çeşitli kültürel bileşenlere ve benzersiz bir biyolojik çeşitliliğe sahip. Ormanın doğal ve kültürel zenginliği, Prof. Dr. Alper H. Çolak’ın editörlüğünde hazırlanan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlanan Belgrad Ormanı-Bir Doğa ve Kültür Mirası adlı kitapta da tüm detaylarıyla anlatılıyor.
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 4 Ocak 2014 tarihinde Belgrad Ormanı’nı basın mensupları eşliğinde ziyaret ederek tarihi II. Mahmut Bendi’nin önünde ormana ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu ve kitabın basına tanıtımını gerçekleştirdi. Bakan Eroğlu, Belgrad Ormanı’nın yalnızca İstanbul halkı için değil, evrensel anlamda da eşsiz bir orman olduğunu vurguladı ve tüm bu özellikleri nedeniyle UNESCO Kültür ve Doğa Mirası Listesi’ne girmesi için bakanlığın gerekli çalışmaları başlatacağını duyurdu. Bu amaçla bir komisyon kurularak tarihi eserlerin korunması, ormanın güncel kullanımındaki eksik ve yanlışların giderilmesi ve UNESCO kriterleri kapsamında önlemlerin alınmasına ilişkin çalışmaların hemen başlatılması kararlaştırıldı. Bakan Eroğlu, burada madencilik ve taşocağı gibi faaliyetlere de kesinlikle izin verilmeyeceğini dile getirdi.
Peki “UNESCO Kültür ve Doğa Mirası” ne anlama geliyor ve Belgrad Ormanı’nın miras listesinde yer bulma şansı nedir? Türkiye’nin 1983 yılından beri resmen taraf olduğu “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme”ye göre uluslararası düzeyde tarihi, estetik, etnolojik ve/veya antropolojik açıdan önem taşıyan anıtlar, bina grupları ile sitler “kültürel miras” olarak tanımlanıyor. Bilimsel, estetik ve/veya doğa koruma açısından uluslararası öneme sahip doğal özellikler veya alanlar ise “doğal miras” özelliği taşıyor. Alan hem kültürel hem de doğal miras özelliklerine sahipse buralar “karma miras”, yani “kültür ve doğa” mirası olarak sınıflandırılıyor. Dünyada toplam karma miras sayısı yalnızca 29.

Taksim suyolunda 1839’da son olarak Sultanmahmut Bendi inşa edildi. Belgrad Ormanı içindeki tek dairesel eksenli bent olan bu yapı, zarif demir korkulukları ve su taksim odasının incelikli tasarımıyla da diğer bentlerden ayrılır.  Fotoğraf: Rasim Çetiner

Taksim suyolunda 1839’da son olarak Sultanmahmut Bendi inşa edildi. Belgrad Ormanı içindeki tek dairesel eksenli bent olan bu yapı, zarif demir korkulukları ve su taksim odasının incelikli tasarımıyla da diğer bentlerden ayrılır.Fotoğraf: Rasim Çetiner

Bir alanın UNESCO miras alanları arasına girebilmesi için sahip olması gereken özellikler dokuz kategori altında sınıflandırılıyor ve bunlardan en az birine girebilecek aday alanlar, uygun görüldükleri takdirde listeye alınıyor. Belgrad Ormanı bu kategorilerin hemen hemen hepsine girebilecek özelliklere sahip.

Osmanlı döneminde ormancılık eğitiminin temellerinin atıldığı Orman Mekteb-i Âlisi ve Türkiye’nin ilk orman fidanlığı burada kurulmuş, ilk orman planı da burada yapılmıştı. Cumhuriyet döneminde, Türkiye’nin diğer yerlerinde uygulanan birçok ormancılık faaliyetinin ilk denemeleri yine bu ormanda gerçekleştirilmişti. Dolayısıyla Belgrad Ormanı, çok çeşitli kültürel unsurları bir arada tutan bir omurga işlevi görüyor ve UNESCO’nun kültür mirası kategorilerini içeriyor. Dünyadaki hiçbir kültür mirası böylesine iyi korunmuş ve fonksiyonunu hâlâ koruyan bırakın yedi adet bendi (Büyük Bent, Kömürcü Bendi, Ayvad Bendi, Kirazlı Bent, Topuzlu Bent, Validesultan Bendi ve II. Mahmut Bendi), tek bir bendi bile içermiyor.

Belgrad Ormanı yüzyıllar boyunca doğası nedeniyle de önemli bir çekim merkezi oldu ve buraya ilişkin flora listeleri bile yayınlandı. Hatta birçok seyyah, İstanbul gibi imparatorluklara başkentlik yapmış bir kentin hemen yanı başında böylesine bakir kalabilmiş bir ormanın varlığını sürdürebilmesini bir “mucize” olarak gördü. Belgrad Ormanı yaklaşık 400 bitki, 169 kuş, 59 kelebek, yüzlerce mantar türü ve birçok hayvan, sürüngen ve amfibiye ev sahipliği yapıyor. İşte Belgrad Ormanı çoğu zaman farkına bile varamadığımız mucizevi biyolojik çeşitliliğiyle UNESCO mirası olma yönünde güçlü bir aday.

Kaçımız John Murray’in editörlüğünde 1845’te yayımlanan A Handbook for Travellers in the Ionian Islands, Greece, Turkey, Asia Minor and Constantinople adlı seyahat rehberinde Belgrad Ormanı’nın İstanbul’da görülmesi gereken yerler arasında detaylı olarak anlatıldığını biliriz? İşte Belgrad Ormanı’nın UNESCO Kültür ve Doğa Mirası Listesi’nde yerini alması, ormanın geçmişten günümüze uzanan serüveninde hak ettiği yeri bulması ve eski şöhretine kavuşmasının da anahtarı. Bunu başarmak ise hepimizin omuzlarında tarihsel bir sorumluluk l

PROF. DR. ALPER H. ÇOLAK, ARAŞTIRMA GÖREVLİSİ SİMAY KIRCA, İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, ORMAN FAKÜLTESİ

Paylaş: