Datça Lezzet Yolu

Datça Lezzet Yolu

Marmaris’ten Datça’ya uzanan dolambaçlı ve seyirli yol boyunca her türlü damak zevkine hitap eden lezzet durakları yer alıyor.

Yazı: Mehmet Yaşin / Fotoğraf: Bahadır Erşık

Bu ay size Marmaris, Bozburun ve Datça civarında yaptığım gezinin lezzetli bölümlerini anlatmaya çalışacağım. Yani sizi, lezzetli bir yolculuğa çıkaracağım.

Güne çok lezzetli bir kahvaltıyla başlamak isterseniz, Sedir Adası yolu üstündeki Çınar Restoran’a gitmenizi önereceğim. Kahvaltı masaları ormanın içine serpiştirilmiş. Küçük derelerde ördekler yüzüyor. Çeşit çok. Ama ben en çok çavdar ve buğday unu karışımı ile yapılan ve odun ateşinin üstünde tavada pişen ekmeği seviyorum.

Marmaris civarında öğle yemeklerinde mutlaka Netzer Marina’daki Barış Usta’ya giderim. Barış Usta, dönerin kralıdır bence. İnsan yemeye doyamaz onun dönerini. İyice kızarmış dönerden küçük dürümler yaparım.

Akşam yemeği için seçenek çoktur, ama ben tercihimi yat limanındaki Liman Lokantası’ndan yana kullanırım. Oranın yemekleri de mezeleri de çok lezzetlidir, ama balık çorbası, kalamar tavası ve ahtapot ızgarasının tadı bambaşkadır. Hele derisi soyulmadan ızgaranın üstüne serilen ahtapot, her seferinde aklımı başımdan alır.

Aşağıya her indiğimde Datça Yarımadası’na gitmeyi asla ihmal etmem. Bu yıl da etmedim. Datça’nın sessiz koylarında, denizle mevsimin son kucaklaşmasını yaptım.

Datça yolundaki en sevdiğim lezzet durağı, Bozburun sapağındaki Mavi Pide’dir. Bir hamur tutkunu olduğum için, burada hangi pideyi yiyeceğimi şaşırırım. Daha doğrusu közlenmiş patlıcanla yapılan pideden asla vazgeçmem, ama ikinci pidenin neli olması gerektiği konusunda hep kararsız kalırım.

Hisarönü’nde, çardakların, asmaların altına saklanmış köfteci de önemli lezzet duraklarından biridir. Sonbahar kuzularının etinden yapılan köftelerin lezzeti, her türlü övgüye değerdir.

Bir sonraki durak olan Selimiye’de de önemli lezzet durakları vardır. Selimiye’ye uğradığımda Badem Mantı ile Aurora’da yemek molası veririm.

Buraya gelirken aklımda tepedeki Kekik Otel’de pizza yemek vardı, ama denizin görüntüsü beni yolumdan alıkoydu. Kekik Otel, Selimiye’nin tepesindedir. Öyle kolay kolay kendini ele vermez. Bulmak için sormak gerekir. Buranın pizzası, damaklarda lezzet patlamaları yapar. Yaz kış bu pizzanın tadına bakabilirsiniz, aklınızda bulunsun.

Selimiye’de yaz bitince bir tek Sardunya Restoran açık kalır. Burada, iskele üstünde yenen yemeğe doyum olmaz.

Bozburun Yarımadası’ndaki son lezzet durağım, Söğüt köyü kıyısındaki Deniz Kızı Lokantası’dır. Yarımadaya her gelişimde mutlaka buraya uğrarım. Muhammet Usta, yörenin hem en usta balıkçısı hem de en usta aşçısıdır. Mezeleri az, ama aşırı lezzetlidir. Balıklarının tazeliği konusunda söz söylemek ise ukalalık olur. Tüm bu lezzetlere muhteşem bir manzaranın eşlik ettiğini de aklınızın bir kenarına yazın.

Bozburun’dan ayrılırken, eğer vaktiniz varsa Bayır köyüne uğramanızı öneririm. Asırlık çınar ağacının gölgelediği kahvede, demli bir çay veya çevreden toplanan adaçayından içmek bana huzur verir.

Datça’da, Türk mutfağından lezzetli yemekler yemek istiyorsanız, size hemen Atatürk Caddesi’ndeki Zekeriya Sofrası’nı önereceğim. Öğle yemeğini orada yemeği tercih ederim. Yalnız yemeklerin çok ekmek yedirdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Akşam yemeği için birkaç tercihim vardır. Bunlardan Culinarium, en favori adreslerimden biridir. Faruk Bey’in hazırladığı mönü hem ilginç hem de oldukça lezzetlidir.

Datça Yarımadası’nda damağımı çatlatan lezzet duraklarından biri de Ovabükü’ndeki Poyraz Lokantası’dır. Ercan Usta’nın hazırladığı tüm mezeler her seferinde damağımı şenlendirir. Hele sarımsaklı ve tereyağlı ahtapotu her türlü övgüyü hak eder.

Datça’ya gelmişken, Knidos’a gidip, güneşin batışını seyretmenizi de öneririm. Böylesine büyüleyici manzaraya dünyanın hiçbir yerinde rastlayamazsınız.

Atlas Ağustos 2015 / Sayı 269

Paylaş: