Balıklar Nasıl Anlar?

Balıklar Nasıl Anlar?

Balıklar birbirlerini kokularından ayırt ediyor ve birbirlerinin en ufak hareketini bile algılıyor. Bazen yüz milyonlarcası toplanıp ortak bir hedefe yöneliyor, tek vücut gibi davranabiliyor. Peki bunun sırrı ne?

Balıklar kendilerini görmüyor; ayna da kullanmadıklarına göre türdeşlerinden oluşan, “doğru” sürülere nasıl katılıyorlar? Üstelik kendileriyle aynı büyüklükte olan türdeşlerinden oluşan sürülere katılıyorlar. Sürüdeki balıkların aynı büyüklükte olmasının, avcı hayvanların kafasını karıştırdığı, aralarından birini seçmekte zorlanmalarına neden olduğu belirtiliyor. Peki ama bir balık kendisinin ne kadar büyük olduğunu nasıl anlayabilir?

Behavioral Ecology and Sociobiology adlı akademik derginin Nisan 2013 sayısında yayımlanan yeni bir araştırma, büyüklüklerine göre balıkların özel kokuları olduğunu ve balıkların kendileri gibi kokan türdeşleriyle sürü oluşturduğunu gösteriyor. Araştırmacılardan Sidney Üniversitesi balık biyolojisi uzmanı Dr. Ashley Ward, balıkların kokulardaki küçük farklılıkları ayırt edebilme yetenekleri olduğunu söylüyor. Bu arada şunu da belirtelim, Ward’ın önceki araştırmaları balıkların, sabun ve deterjanlarda kullanılan 4-NP adlı kimyasal madde ile (az miktarda da olsa) kirlenmiş sularda birbirlerinden daha uzak durduğunu gösterdi. Görünüşe göre, bu madde balıkların üstünü kaplayıp kokularını değiştiriyor ve birbirlerini tanımalarına engel oluyor.
Balıklar karşılaştıkları iki sürüden hangisinin daha kalabalık olduğunu da anlayabiliyor. Hatta, İtalya’nın Padova Üniversitesi’nden Dr. Christian Agrillo’nun geçtiğimiz yıl yayımlanan araştırmasına göre, sayısal tahminde üniversite öğrencileri kadar iyiler.

Agrillo’nun yönetimindeki araştırma ekibi, öğrencilere 1-24 noktadan oluşan iki kümeyi ekranda art arda gösterip, noktaları saymadan fazla olan kümeyi seçmelerini istedi. Sosyal balıklar olan, kalabalık sürüleri tercih eden lepistes balıklarını da iki yanında iki ayrı akvaryum bulunan bir akvaryuma koydular. Akvaryumun bir yanında bir sürü, diğer yanında ise başka bir sürü bulunuyordu. Araştırmacılar, 15 dakika boyunca gözleyerek lepisteslerin hangi tarafta daha çok zaman geçirdiğini tespit etti. Farklı sayıdaki sürülerle tekrarlanan deneyler, lepistes balıklarının daha büyük grubu seçmede öğrenciler kadar başarılı olduğunu gösterdi. Agrillo ve ekibi, sivrisinek balıklarıyla yaptıkları deneylerde de benzer sonuçlara ulaştı.

Tek vücut gibi hareket eden, yön değiştiren devasa sürülerin nasıl oluştuğu çok detaylı olarak ilk defa 2009 yılında incelendi. MIT’den (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Prof. Nicholas Makris ve meslektaşları, Atlas Okyanusu’nda yaşayan ringa balıklarını yeni bir teknolojiyle görüntüledi. Araştırmacılar, düşük frekanslı sonar kullanarak 100 kilometrekarelik bir alanı taradı ve yüz milyonlarca ringa balığının birleşerek sürü oluşturduğunu belirledi. Araştırmalara göre, ringalar sonbaharın başlarında her gün, güneşin batışına yakın toplanmaya başlıyor. Metrekareye yaklaşık 0,2 balığın düştüğü kritik yoğunluğa ulaştıklarında davranışlarının değiştiği, birbirlerine yaklaşıp uyumlu hareket etmeye başladıkları belirtiliyor. Farklı yerlerdeki ringa kümeleri birleşiyor ve yüz milyonlarcası uyum içinde sığ sulara, üreme alanlarına doğru ilerliyor. Daha sonra derin sulara geri dönen ringalar, bir sonraki gün güneşin batmasına yakın tekrar toplanmaya başlıyor.

Sürüdeki bir balığın senkronize hareket edebilmesi, birlikte yüzdüğü balıkların hareketlerine çok duyarlı olduğunu gösteriyor. Balıkların bedeninin her iki yanında bulunan, sudaki titreşimlere, basınçtaki değişime karşı çok hassas olan çizgi şeklindeki algılayıcılar, sürülerin karanlıkta bile tek vücut gibi hareket etmesini sağlıyor.

Haber: Selcen Pirge
ATLAS NİSAN 2013/SAYI:241

Paylaş: