Anasayfa KeşfetBilim Okyanuslarla kaplı eski Venüs

Okyanuslarla kaplı eski Venüs

Özge Çolak

Venüs şu aralar atmosferinde keşfedilen fosfin gazı ile ilgi odağı. Bu çok sıcak ve çok rüzgârlı gezegene 70’lerde gönderilen araçlar, sadece bir saat dayanabilmişti. Venüs’te tam olarak neler döndüğünü hâlâ bilmiyoruz, ama geçmişteki ve bugünkü hali, Dünya için de bir gösterge olmalı.

YAZI:  DR. Umut Yıldız NASA/JPL-CALTECH

Son yıllarda insanlı seyahat planları ile Mars sürekli gündemdeyken, Venüs bir nevi “unutulmuş gezegen” durumundaydı. Ancak gezegende keşfedilen fosfin gazının yaşamsal kaynaklı olma ihtimaline dikkat çeken Cardiff Üniversitesi’nden profesör Jane Greaves ve arkadaşlarının Nature makalesi, Venüs’te de yaşam arama projelerini gündeme getirdi. Tabii Venüs yaşama ne kadar elverişli, önce onu tartışmamız gerek. Bugüne dek uzay ajanslarını Venüs’ü direkt hedef yapmaktan alıkoyan neydi? (En üstteki fotoğraf:  Soldaki bugünkü Venüs, yanındaki ise tahmin edilen eski, ılıman hali. / NASA/JPL-CALTECH)

Bir fosfor ve üç hidrojen atomundan oluşan fosfin, mikrop yaşamı için uygun, insan yaşamı için ise oldukça zehirli bir gaz.

Bugünkü teknoloji ile insanların Venüs’e gitmesi ve orada koloni kurması olasılığı çok düşük. Bunun en önemli nedeni, Venüs’ün Dünya’nınkinden 93 kat kalın olan zehirli atmosferi. Bu kalın atmosfer, gezegenin yüzeyinde yaklaşık 93 kat fazla yüksek basınç oluşmasına yol açıyor. Yani, Dünya okyanuslarının yaklaşık 900 metre altındakine benzer bir basınç bu. 

Venüs atmosferinin yüzde 96’sı karbondioksit ve yüzde 3.5’u da azottan oluşuyor. Karbondioksitin yarattığı sera etkisi ile gezegenin yüzeyi aşırı yüksek sıcaklığa ulaşıyor. Şöyle ki; her gökcismi, üzerine gelen Güneş ışığının bir kısmını yüzeyindeki parlaklık katsayısına (albedo) bağlı olarak uzaya geri yansıtır. Ancak Venüs gibi aşırı kalın atmosferi olan cisimlerde, Güneş’ten gelen ışık yüzeyden yansır ve yukarı çıkıp kaçacakken, atmosfer tabakasından dolayı yüzeye geri yansır. Yüzey ve atmosfer katmanı arasına sıkışan ışık kaçamaz ve karbondioksit ile aradaki bölgeyi fırın gibi ısıtır. Bu sera etkisiyle Venüs’ün ortalama yüzey sıcaklığı 450 santigrat dereceye kadar ulaşır. Ayrıca, sülfürik asit yağmurları gibi diğer gazlar da yaşamı zorlaştırmak için ellerinden geleni yapar burada.

Atmosferin kalınlığı sebebiyle, Dünya’dan gözlemle atmosferin tam kompozisyonunu ve yüzeyde tam olarak neler döndüğünü anlamamız kolay değil. Elbette yörüngeden yapılan radar gözlemleri, Venüs yüzeyindeki yüzlerce aktif-pasif volkanları ve çok yüksek dağları genel hatlarıyla gösteriyor, ancak yine de yüzeye inen bir aracımız olmadan çoğu bilgiye ulaşamıyoruz. Aşırı yüksek basınç, yüksek sıcaklık ve saatte 450 kilometreye ulaşan rüzgârları düşününce, bir uzay aracının kolay kolay dayanmayacağını düşünebilirsiniz. 70’lerde Soyvetler’in yüzey araştırma araçları, bu sebeplerle yüzeye indikten sonra bir saat kadar dayanabilmiş, sonra iletişim kopmuştu.

GEZEGENLER DEĞİŞİR

Peki, Venüs her zaman böyle miydi? Büyük ihtimalle hayır. Gezegenler çok dinamik yapılardır. Nasıl ki 40 yaşında biri, beş yaşındayken bugünkü gibi görünmüyorsa, aynısı gezegenler için de geçerlidir. Dünya’nın bugünkü atmosferinde oksijen oranının yüzde 21 ve azot oranının yüzde 78 olması, milyonlarca yıl önce de bu oranlarda oldukları ve yaşamı aynı şekilde sağladıkları anlamına gelmez. Farklı moleküller veya molekül oranları, farklı canlıların doğmasına ve evrimleşmesine neden olur. Dinozorlar neden çok büyük gibi sorular da burada devreye girer.

Benzer şekilde Mars ve Venüs’ün koşulları da eskiden çok farklıydı ve belki de, bugünkü gibi yaşama karşı hasmane bir tavır sergilemiyordu. Burada yine de küçük bir not: Henüz bir iz bulamasak da, diğer gezegenlerin bugünkü zor koşullarında bile yaşayan mikroskobik canlılar olabilir.

NASA Goddard’dan Michael Way ve arkadaşlarının 2016’da yayımladıkları bir araştırmaya göre, Venüs’te 700 milyon yıl önce “bir şeyler” oldu ve gezegen bugünkü durumuna geldi. Daha öncesinde Venüs, neredeyse 3 milyar yıl boyunca çok daha iyi şartları olan, ılıman iklime sahip, Dünya benzeri bir gezegendi. Böyle bir ortamda yüzeyde sıvı suyu, yani denizleri ve okyanusların varlığını düşünmemek olmaz. 

450 santigrat derece Venüs’ün ortalama yüzey sıcaklığı. Volkanların, Venüs’ün ısınması ve bugünkü halini almasında önemli rolü olduğu düşünülüyor. / NASA

Way, Venüs’ün geçmiş yaşamında ne olabileceğine dair beş ayrı simülasyon hazırladı. Güneş’in konumundan dolayı maruz kaldığı yüksek radyasyonu da hesaba katarak, yüzeydeki okyanusların derinliğini ortalama 310 metre olarak değerlendirdi. Bu simülasyonlar sonucunda yapılan yorumlar şöyle: Venüs ilk oluşumundan hemen sonra, yani 4.2 milyar yıl önce hızlı soğuma evresine girdi. Bu sırada atmosferi karbondioksitle kaplıydı. Sonraki 3 milyar yılını Dünya’nın jeolojik tarihine benzer şekilde geçirdiğini düşünürsek; atmosferdeki karbondioksit, silikat kayalar tarafından yüzeye çekilerek kayalarda sıkışmış, bu durum 715 milyon yıl önceye kadar devam ederek karbondioksit oranını azaltmış, azot miktarını görünür kılmış olmalıydı. Belki de bu sırada orada da yaşam oluştu ve evrimleşti. 700 milyon yıl önce ise hâlâ bilemediğimiz bir olay gerçekleşti ve Venüs tamamen değişti.

Tahminlerden birine göre, Venüs’te aşırı yüksek volkanik aktiviteler yaşandı ve magmadan fışkıran lavlarla beraber atmosfere yoğun miktarda karbondioksit salındı. Normalde karbondioksit yüzeydeki kayalarca çekilecekken, bir şekilde magma ile yüzey arasındaki bağlantı katılaştı ve atmosferdeki karbondioksit süregelen volkanik aktiviteyle artmaya devam etti. Yüzeye yakın yerde katılaşan magma tabakasının altında kalan karbondioksit ise orada sıkıştı. Bu durum 700 milyon yıl boyunca sürdüğü için sera etkisiyle birleşerek bugünkü cehennem sıcaklığını yarattı.

Hâlâ cevabı bilinmeyen soru ise şu: O sırada Venüs’e ne oldu? Tek bir olayla mı zincirleme reaksiyon başladı, yoksa milyarlarca yıllık bir süreç mi söz konusu? 4.5 milyar yıllık tarihinde Venüs’ün başına çok ciddi bir şeyler geldiğine eminiz. Örneğin, bütün gezegenlerin dönüş yönleri Dünya’nın ve Güneş’in kendi ekseni etrafındaki dönüş yönüne benzerken, Venüs kendi ekseninde tamamen ters yönde döner. Üstelik Venüs, Güneş etrafındaki dönüşünü 224 günde tamamlarken, kendi ekseni etrafındaki dönüşü 243 gün sürer. Yani bir Venüs günü, bir Venüs yılından daha uzundur. Buna ne yol açmış olabilir, hâlâ tartışılıyor. Kalın atmosferdeki gelgitlerin yavaşlamaya neden olabileceği teorisi mevcut. Kendi ekseninde ters dönmesinin sebebi ise geçmişte büyük bir asteroitin çarpması olabilir.

Venüs’ün günlük güneşlik bir gezegenden bu hale dönüşmesi, Dünya için de bir gösterge. Venüs’ün başına gelenler, Dünya’nın da başına gelebilir ve yaşam tamamen yok olabilir. Bu insan kaynaklı mı olur, yoksa doğal yollarla mı, insanlığın engelleyemeyeceği bir etkenle mi bilemeyiz, ama gezegenlerin yaşamlarında bu mümkündür. Umarız Dünya’mız uzun süre böyle bir olayla karşılaşmaz.

ATLAS· EKİM 2020

Benzer Yazılarımız

Yorum Yap