“Yeşil Altın”a Ormanlar Feda

“Yeşil Altın”a Ormanlar Feda

Palm yağı uğruna ormanların yakıldığı Endonezya, alevlere ve boğucu dumana teslim. İki ay içinde Ankara ilinin tamamına eşdeğer büyüklükte bir alan kül oldu. Yangın söndürme çalışmaları devam ederken doğa can çekişiyor.

Fotoğraf: Hakan Öge / Bali
Haber: Deniz Koç

Endonezya’da iki aydır devam eden orman yangınları nedeniyle Asya’nın güneydoğusuna çöken duman, okulların kapanmasına, ormanlardaki hayvanların ve civarda yaşayan insanların yerinden olmasına sebep oldu. Ülkenin farklı noktalarında çıkan ve söndürmek için seferber olunan binlerce yangın aslında tesadüf eseri değil: İnsan eliyle, yeni tarım alanları oluşturmak için çıkarılıyor.

Ormanlık alanların yakılmasının ise tek bir nedeni var; o da “yeşil altın”. Palm yağı elde etmek amacıyla yetiştirilen palmiye ağaçları, getirisi yüksek olduğundan Endonezya’da bu sıfatı almış. İnsanların para hırsının bedelini hem kendileri hem de orangutan, bulut benekli leopar, güneş ayısı, şebek, Sumatra gergedanı ve Sumatra kaplanı gibi nice hayvan ödüyor. Kaçma fırsatı olmayan ağaç ve diğer bitkiler ise her zaman olduğu gibi ilk kurbanlar.

Uzmanlar, doğal bir okyanus-atmosfer olayı olan El Niño salınımlarından kaynaklanan kuru hava ile harlanan alevlerin ülkede bugüne kadarki en kötü yangın felaketine sebep olma yolunda hızla ilerlediğini söylüyorlar.

Endonezya’daki yangınlar ve bu yangınlarla birlikte yayılan toksik gazlar bu sene toplam 21 bin kilometrekarelik bir ormanın ve turbalık alanın yok olmasına neden oldu. Bu da neredeyse Ankara ilinin tamamına denk düşüyor. Bu gazların yol açtığı rahatsızlıklar nedeniyle onlarca kişi yaşamını yitirdi. Havanın kirli sarı renk almasına neden olan toksik gazlar, Güneydoğu Asya’da Singapur, Malezya, Tayland ve Filipinler’in de içinde olduğu geniş bir alanı kaplamış durumda.

Yangınların yol açtığı felaket bu kadarla da kalmıyor. Endonezya, sadece iki aydır devam eden yangınlar nedeniyle, günlük sera gazı salımı konusunda ilk sırayı kimselere bırakmayan Çin’i dahi sollamış durumda. Dolayısıyla iklim değişikliğinin en büyük faktörlerinden biri haline gelen felaketin ucu sadece çevresine değil, yerkürenin en ücra köşelerine kadar dokunuyor.

Kaynak: Quartz, The Guardian
03.11.2015

Paylaş: