Finike Portakalı Taşa Karşı

Finike Portakalı Taşa Karşı

Türkiye’nin önemli tarım ürünlerinin başında gelen narenciyede hasat zamanı. Kredi borçları, yüksek girdiler ve düşük fiyat sarmalında boğuşan üreticiler her şeye karşın direniyor. Dünyaca ünlü Finike portakalında rekolte iyi, fiyatlar kötü. Finike Ovası’nı çevreleyen taş ocakları ise üreticinin en kronik sorunlarından biri. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve ihracatının yarısını oluşturan narenciyede üreticiye destek, tanıtım ve markalaşma şart.

Fotoğraf: Deniz Koç / Finike
Haber: Yusuf Yavuz

Türkiye’nin önemli tarım ürünlerinden biri olan narenciyede hasat dönemi başladı. Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğun olarak üretilen narenciyede Türkiye, Çin, Brezilya, ABD, Hindistan ve İspanya gibi ülkelerin ardından dokuzuncu sırada yer alıyor. Antalya’nın Finike ilçesinde üretilen ve “Finike portakalı” adıyla anılan portakal ise aroması ve lezzetiyle dünyaca ünlü bir ürüne dönüşmüş durumda. Ancak bölgede son yıllarda birbiri ardına açılan mermer ve taş ocakları Finikeli portakal üreticisinin en büyük sorunlarından birini oluşturuyor.

Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçoban, yıllardır mermer ocaklarının portakal üretimine verdiği zararı anlattıklarını ancak bu konuda bir çözüm üretilemediğini söylüyor. Finike portakalında bu yılki rekoltenin iyi olduğunu kaydeden Sarıçoban, geçmiş yıllara göre düşük fiyatlara alıcı bulan Finike portakalının kilosunun 70 ile 75 kuruş arasında olduğunu dile getirdi. Yaklaşık 30 bin dekarlık bir alanda portakal üretimi yapılan Finike’de bu yıl 250 bin ton civarında ürün beklediklerini kaydeden Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçoban, Finike portakalına coğrafi işaret patenti alarak markalaşma yolunda önemli adımlar attıklarını ancak ürüne yeterli destek verilmediğinin altını çizerek, üreticinin yüzde 70’e yakınının banka kredilerine mahkûm olduğunu söyledi.

Finike Ovası’nı çevreleyen yamaçlarda yıllardır faaliyet gösteren taş ve mermer ocaklarının portakal ağaçlarına zarar verdiğini de dile getiren Sarıçoban, “Ben beş yıldır ziraat odası başkanlığı yapıyorum. Bu süre içinde çok kez bu sorunu yetkililere ilettik ama çözüm konusunda bir adım atılmadı. Mermer üretimi için kuru kesim yapılıyor ve bu işlem sırasında çıkan toz rüzgârla birlikte portakal ağaçlarına zarar veriyor. Mermer tozu, kabuklu bite neden oluyor. Bu zararlıyla mücadele etmek de oldukça pahalı bir yöntem. Kalitesiyle dünya birincisi olan Finike portakalı taşa kurban ediliyor” diye konuştu.

Narenciye üretimi konusunda açıklamada bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise hasadı süren üründe rekoltenin geçen yılki seviyelerde beklendiğini belirterek, “2014 yılında 3 milyon 784 bin tonluk üretim yapılmıştı. Bu yıl da 3 milyon 787 bin ton dolayında bir üretim olacak gibi görünüyor” dedi.

Türkiye’nin sahip olduğu ekolojik yapı ve iklim özellikleri bakımından bazı tropik meyveler dışında birçok meyve türünün yetiştirilmesine elverişli olduğuna dikkati çeken Bayraktar, özellikle yaş meyve sebze de önemli bir potansiyele sahip olduğumuzu vurgulayarak, yaş sebze ve meyve içinde narenciyenin oldukça önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

04.11.2015

Paylaş: