Anasayfa Gündem Üçüncü Havalimanında Belirsizlik

Üçüncü Havalimanında Belirsizlik

Emre Ergül

İstanbul’un doğasının ve Kuzey Ormanları’nın geleceği açısından birçok tehdidi beraberinde getiren üçüncü havalimanı ile ilgili hukuki süreç devam ediyor.

Üçüncü havalimanı için kamulaştırılan arazilerin bir kısmı Yeniköy sınırları içerisinde kalıyor. Köylülerin büyük bölümü arazilerini satmak ya da köylerinden ayrılmak istemiyor.

Üçüncü havalimanı için kamulaştırılan arazilerin bir kısmı Yeniköy sınırları içerisinde kalıyor. Köylülerin büyük bölümü arazilerini satmak ya da köylerinden ayrılmak istemiyor.

Yazı ve Fotoğraf: Serkan Ocak
Atlas Nisan 2014/SAYI:253

İstanbul’un Kuzey Ormanları’nı tehdit ettiği ve yeni yapılaşmaların önünü açacağı gerekçesiyle tartışmalara neden olan üçüncü havalimanı projesinde geçtiğimiz haftalarda üç önemli gelişme oldu. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, dört vatandaşın ortak açtığı dava ile ilgili projenin “ÇED olumlu kararı”nın yürütmesini durdurdu. Mahkeme, bilirkişi incelemesi yapılana kadar bölgede hiçbir çalışmanın yapılmamasına hükmetti. Doğa hakkı savunucuları tam bu karara sevinirken ihaleyi alan firmalar jet hızıyla yeni bir ÇED raporu hazırlayarak bakanlığa müracaat etti. Ayrıca İstanbul Bölge İdare Mahkemesi de yürütmeyi durdurma kararı veren 4. İdare Mahkemesi’nin kararını iptal etti.

İstanbul’un Avrupa yakasındaki İhsaniye, Yeniköy, Akpınar köylerinin bulunduğu Karadeniz kıyısındaki bölgede üçüncü havalimanı yapılmak isteniyor. Ancak pek çok sivil toplum örgütü, doğaseverler ve meslek odaları projeye itiraz ediyor. Havalimanının yapılmak istendiği alan eski maden ocaklarından geriye kalan, şimdilerde birer gölet olan çukurlardan ve ormanlık alanlardan oluşuyor. Şahıslara ait bazı özel araziler için de kamulaştırma çalışmaları başladı. Projenin henüz sondaj aşaması tamamlandı. Zemin etütleri yapıldı. Projeyi alan konsorsiyumun kısa sürede inşaata başlaması bekleniyor.

Projeye önce meslek odaları dava açtı. Ancak bu davalarda tam bir kaos yaşanıyor. Çünkü dava dosyası “yetkisizlik” kararıyla önce Ankara mahkemelerine, oradan da Danıştay’a gitti. Ancak meslek odalarının yanı sıra dört yurttaş da projeye karşı dava açmıştı. Bu davanın kararı geçen ay açıklandı. Projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararınnın yürütmesi durduruldu. Mahkeme, çevresel açıdan sağlıklı bir değerlendirilme yapılması, ileride geriye dönüşü mümkün olmayan zararlar doğmaması için bilirkişilerin alanı incelemesini istedi.

Bu karar yaklaşık bir yıl süreyle üçüncü havalimanı ile ilgili herhangi bir inşaat faaliyetinin yapılamayacağı anlamına geliyordu. Ancak bu “mega” projeyi durdurmak sanıldığı kadar kolay değildi.
İhaleyi alan korsorsiyum, jet hızıyla bir ÇED raporu hazırlandı. İlkinin tam dört katı uzunluğundaki rapor bakanlığa sunuldu. Bakanlık raporla ilgili olumla ya da olumsuz bir karar verecek. Yeni bir ÇED kararı aynı zamanda şu anlama geliyor: Dava açan yurttaşlar, bilirkişi ücreti olan 7 bin liradan fazla parayı imece usulü toplayarak mahkemeye peşin yatırdı. Eğer yeniden bir ÇED süreci olursa, yeni bir dava açılması, yeniden keşif parası bulunması gerekiyor. Bu sürecin henüz nasıl sonuçlanacağını bilemiyoruz.

Üçüncü havalimanı ile ilgili üçüncü bir gelişme daha oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin verdiği durdurma kararına itiraz etmişti. İtirazı değerlendiren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, yeni bir karar aldı. Daha önce verilen “yürütmeyi durdurma” kararının hukuksuz olduğunu belirleyerek alt mahkemenin verdiği kararı kaldırdı.

Bu karar artık inşaata başlamak için engel kalmadığı anlamına geliyor. Dört yurttaşın avukatı Alp Tekin Ocak, bir santimetre toprağın 10 bin yılda oluştuğunu belirterek üst mahkemenin kararı ile ilgili şunları söyledi: “Yapılacak işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı konusunda mahkemenin keşif yapılana kadar beklemesi gerekirdi. Çünkü ortada çok önemli bir ekosistem var. Havalimanı yapılırsa geri dönüşü olmayan sonuçları olacak.”

Üçüncü havalimanı ile ilgili hukuki süreç henüz tamamlanmadı. Yurttaşların açtığı dava ile ilgili bilirkişi keşif yapacak. Keşiften çıkan rapora göre de bir karar verecek. Eğer mahkeme projeyi iptal ederse umarız geç kalınmış ve her şey bitmiş olmaz. Örneğin Karadeniz sahil yolunun bazı bölümleri ile ilgili yargı sürece sekiz yılda tamamlanmıştı; mahkeme, projenin kanunsuz olduğunu belirlemişti.

 

Benzer Yazılarımız

Yorum Yap