Kanal İstanbul: Çılgın Proje İçin Çılgın Talimat

Kanal İstanbul: Çılgın Proje İçin Çılgın Talimat

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul ekosistemini tehdit eden Kanal İstanbul projesinin hızlandırılmasını istedi. Kanalın etrafında kurulması planlanan şehrin nüfus yoğunluğu da 1 milyon 200 binden 500 bine çekilecek. Peki bu kararlar ne kadar bilimsel?

Hatırlarsınız, ilk çılgın proje ile ilgili açıklamayı yine Erdoğan, 2011’de başbakan iken yapmış ve proje çevreciler tarafından büyük bir tepkiyle karşılanmıştı. Şimdi yine bir seçim arifesindeyiz. Ve yine bu proje konuşulur oldu. Bu kez başka ilginç ayrıntılarıyla…

Henüz ortada bir plan ya da ihale yok. Ancak bunun da siyasi yasaklar başlamadan önce yapılacağını tahmin etmek için kâhin olmak gerekmiyor. Kanal İstanbul’un şu ana kadar bildiğimiz ayrıntıları şöyle:

43 kilometre uzunluğundaki kanalın her iki tarafında 250’şer bin nüfus olacak. Apartmanların katları altıyla sınırlandırılacak. Kanala toplam altı köprü inşa edilecek. Ayrıca imar planı yapma yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB).

İBB, uzun bir süredir bölgenin imar planları üzerine çalışıyor. Hangi bölgelerde ne kadar yapılaşma olacağı imar planları sonrasında ortaya çıkacak.

Zaten ekolojik sınırlarını dolduran İstanbul içinde yeni bir kent kurulmasına az bir süre kaldı. Ancak acaba bu hesaplar neye göre yapıldı ve hangi bilimsel verilere dayanıyor?

Burada İstanbul Şehir Plancıları Odası Şube Başkanı Tayfun Kahraman’a kulak verelim: “Oda olarak neler yapıldığı konusunda bilgi talep ettik. Ancak hiçbir yanıt alamıyoruz. 2009’da bu şehrin anayasası niteliğinde 1/100 binlik bir plan yapıldı. Bu plana göre kuzey ormanları yönünde bir gelişimin kesinlikle olmaması gerekiyordu. Buna rağmen iki yıl sonra, 2011’de Çılgın Proje açıklandı. Bilimsellikten uzak bir açıklama. Tamamen siyasi. Bunun da nedeni, Türkiye ekonomisinin uzun yıllardır dayanağı inşaat sektörü. Şu anda da inşaat odaklı bir gelişme talebi var. İstanbul’un merkezinde artık büyük araziler kalmadı. Yeni kentsel arsalar sadece kuzey ormanlarında. Bu tavır siyasi olarak bakıldığında tutarlı. Projenin tek amacı seçimleri kazanmak. Bir an önce fayda sağlamak. Gelinen noktada siyaset kazanıyor, ancak İstanbul kaybediyor.”

Yapılan her proje bizi daha fazla yeşilden mahrum bırakıyor. Betonlaşma arttıkça nefes almakta güçlük çekiyoruz. Ormanlık alanları imara açmak şehirciliğe, insan yaşamına yapılan en büyük yanlış l

Yazı:  Serkan Ocak

Fotoğraf: Kanal İstanbul projesi, Dursunköy yakınlarındaki sazlık ve bataklıkla kaplı Sazlıdere Vadisi’ni tahrip edecek. (Serkan Taycan)

Atlas Nisan 2015 / Sayı 265 

Paylaş: