Ballıkayalar, Kanyona Dokunma

Ballıkayalar, Kocaeli il sınırları içinde yer alan bir doğa harikası.

Kocaeli il sınırlarındaki Ballıkayalar çok özel bir kanyon; doğaseverlerin ve doğa sporları yapanların tercih ettiği alanların başında geliyor.

Kocaeli il sınırlarındaki Ballıkayalar çok özel bir kanyon; doğaseverlerin ve doğa sporları yapanların tercih ettiği alanların başında geliyor.

Haber: Mehmet Yaşin
ATLAS Ocak 2014/SAYI:250

Bu kanyon oluşumu görkemli ve el değmemiş dokusuyla doğaseverleri, özellikle de dağcıları kendine çekiyor. Ancak o da ne yazık ki yanlış projelerin tehdit ettiği değerlerimiz arasına katıldı. İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Atlas fotoğrafçısı ve yazarı Yıldırım Güngör, “tabiat parkı” statüsündeki alanın önemini ve karşı karşıya olduğu tehlikeyi kaleme aldı:

“İlk kez 1985 yılında gitmiştim Ballıkayalar’a. Etrafı meyve bahçeleriyle çevrili bir cennetti adeta. Çadırımızı ağaçlarla kaplı düzlüğün ortasındaki boşluğa kurar, düzlüğün ortasını da ateş yakmak için kullanırdık. Onlarca ağaç vardı burada. Malzemelerimiz alır vadinin solundaki ve sağındaki duvarlara koşardık, ağaçları da doğa sporları eğitimi için kullanırdık. Sonra bir gün geldi… Kampa gittiğimizde ağaçların birçoğunun kesildiğini gördük. Kızdık ama bir muhatap bulamadık.

Ağaçların bir kısmı duruyordu ve biz kampımızı yine buraya kurabiliyorduk. Ballıkayalar, ‘tabiat parkı’ ilan edilinceye kadar durum böyle devam etti. Sadece hafta sonu gelen piknikçilerle karşılaşıyorduk. Ne olduysa tabiat parkı ilanından sonra oldu, geri kalan ağaçlar da kesildi ve düzlük genişletildi. İtiraz ettik ama azdık, sesimizi duyuramıyorduk. Sonra bir gün giriş paralı hale getirildi. Hakkımız olan bir yere girebilmek için bizden para alıyorlar ve anayasal hakkımızı ihlal ediyorlardı, tıpkı alan kılavuzu uygulaması ile bugün olduğu gibi.

Artık kamp yapmamıza da olanak kalmamıştı. Kampımızı sol bloğun üstündeki düzlükte kurmaya başladık. Tırmanma faaliyetleri dışında Ballıkayalar ile hiçbir bağımız kalmamıştı artık. Bu alanı kaybetmiştik, birçok değerimizle birlikte. Ama saldırıların gerisi geldi…

İnanılacak gibi değil ama Türkiye’nin doğal değerlerini korumakla yükümlü Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tartışmalı bir projeye imza attı. Kanyonun içine tahtadan yollar inşa edilecek, kanyonu gezemeyenlerin daha da içerilere gitmesi sağlanacak, ziyaretçilerin kanyonu yukarıdan izleyebilmeleri için seyir terasları oluşturulacak ve en komiği iki büyük blok arasında asma köprü yapılacaktı. Yılda 5 bin kişinin geldiği kanyona ayda 15 bin kişinin gelmesi projenin ana amacı.

‘Ne oluyor’ demeye kalmadan ikinci darbe geldi; İstanbul Boğazı’na yapılacak üçüncü köprünün yolu Ballıkayalar’ın tam üzerinden geçiyordu. Kanyona gelenler yakında üzerlerinde dev bir viyadük görecek. Viyadükten sonra vadiyi birleştiren asma köprü ve yürüme yolları tekrar gündeme gelir mi bilmiyorum, bildiğim bir şey varsa dağcıların bu kez daha kararlı olacağı. Ballıkayalar’ın oluşumu 200-250 milyon yıl öncesine dayanıyor. Kireçtaşının tektonizma ile açılması sonucunda meydana gelmiş bu yaşlı kanyonun daha fazla bozulmaması için dağcılar, yasal her türlü yola başvuracaklardır.

Kanyon duvarlarına çakılarak yapılacak yürüyüş yollarının birkaç yıl içinde sele teslim olacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Ancak işin o kısmı hiç düşünülmüyor. Ballıkayalar bir doğal anıt olarak bulunduğu yerde hiç bozulmadan kalmalı. Bunun tersi bir hareketin hiçbir izahı, gerekçesi olamaz. Bu yüzden kanyonun içinden veya üstünden geçecek tüm projeler iptal edilmeli…”

Paylaş: