Adım Adım Nükleere

Adım Adım Nükleere

Mersin Akkuyu’da kurulacak nükleer santral için düğmeye basıldı, ancak birçok önemli soru hâlâ yanıt bulmuş değil.

Yazı: Serkan Ocak / Fotoğraf: Greenpeace

Tartışması yarım asırdan fazla süredir devam eden nükleer santral konusunda geçtiğimiz haftalarda önemli bir aşamaya gelindi. Santral için bir nevi “izin” anlamına gelen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “olumlu” karar verdi.

Bir özet yapalım: Türkiye’de nükleer santral ilk kez 1950’li yıllarda konuşulmaya başlandı, 1960’ların sonunda yer arama çalışmaları yapıldı. Mersin Akkuyu’nun en iyi yer olduğu kararı alındı ve 1976’da lisans verildi.

Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen halen aynı lisansla Akkuyu’da bir nükleer santral yapılması planlanıyor. Yapacak şirketse belli; Rus devletine bağlı ROSATOM.

İlk ikisi reddedilen ÇED raporunun üçüncüsüne olumlu karar verildi; 3 bin 740 sayfalık rapor 3 Ocak 2015’e kadar askıda kalacak. Türkiye’nin 50 yıldan fazla bir süredir planladığı “çılgın yatırım”la ilgili tüm detaylar bu raporda mevcut.

Rapordan birkaç bilgi: Dört ayrı santral kurulacak. Her birinin gücü 1200 megavat (toplam 4 bin 800 megavat) olacak (Türkiye’nin mevcut gücü ise 64 bin megavat). Santral için toplam 2 bin 13 hektar ücretsiz olarak Rus şirkete tahsis edildi; 125 hektarlık kısmında inşaat yapılacak. Projenin maliyeti 20 milyar dolar. Üretilen enerjinin belli miktarını devlet satın alacak. Rusya’nın hissesi hiçbir zaman yüzde 51’in altına düşmeyecek…

Henüz nükleer santrallarda kullanılan atık radyoaktif maddelerin nasıl bertaraf edileceği konusuna çözüm bulunmuş değil. Binlerce yıl boyunca doğada yok olmayan atıkların nasıl saklanacağı ise halen insanoğlunun kafa yorduğu bir konu. Almanya tam 36 yıldır yerin bin metre altında bu konuya çalışıyor.

Türkiye’de kurulacak santralın atıklarını Rusya alıp götürecek. Ancak bu tehlikeli atıkların nasıl ve hangi yöntemle Rusya’ya taşınacağı binlerce sayfalık raporda yer almıyor. Belli ki kervan yolda düzülecek. Ancak nükleer konusu yola çıkıldıktan sonra çözülecek bir mesele değil. Risk her zaman var. En küçük bir kaza, etkisi binlerce yıl devam edecek felaketlerle sonuçlanıyor. Çernobil ve Fukuşima gibi…
ÇED’e verilen olumlu karar 3 Ocak 2015’te yürürlüğe girecek. Sonra bakanlıktan inşaat izinleri alacak şirket faaliyetlerine başlayabilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 1 Mart 2015’te santralın inşaatının başlayacağını açıkladı.

Ancak meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları karara karşı bu tarihe kadar dava açabilecek. Rapordaki eksikleri tek tek tespit eden Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO), nükleer santralın bölgedeki deniz ekosistemine ve deniz canlılarına vereceği zararları yaptıkları bir açıklamayla duyurdu. Nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini belirten ÇMO, şimdi dava açmaya hazırlanıyor.

Karara karşı dava açacağını açıklayan bir diğer kurumsa Greenpeace. Nükleer santrallara karşı olan çevreci kuruluş, raporda tehlikeli atıklar konusunda ciddi eksiklerin bulunduğunu belirterek, “bir risk gerçekleşmesi durumunda sorumluluğun kimde olacağı” konusunun da yeterince açık olmadığını belirtti.

Davalar açıldıktan sonra artık top yargıda olacak. Davayla ilgili “yürütmeyi durdurma” kararı verilirse inşaat süreci belki de henüz başlamadan önce duracak. Aksi durumda Türkiye’nin yarım asırlık “nükleer rüyası!” için ilk kazma vurulacak.

Fotoğraf: Akdeniz kıyısındaki Akkuyu’da yürütülen faaliyetlerin taş ocakları için olduğu söylenmişti. Ancak bazı iddialara göre taş ocakları bahane edilerek santral için zemin düzenleme çalışmaları yapılıyor..

Yazının devamını Atlas’ın Ocak 2015 sayısında ya da iPad, iPhone, Android Ocak 2015 uygulamalarında okuyabilirsiniz.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.doganburda.atlasandroid&hl=tr
https://appsto.re/tr/o68l1.i

Atlas Ocak 2015 / Sayı 262

Paylaş: