THEODOSİUS DİKİLİTAŞI (MISIR DİKİLİTAŞI)

Picture 11 of 12

Mısırlılar yarattıkları olağanüstü genişlikteki meydanların insanlarda korkutucu bir boşluk duygusu uyandırmasını giderebilmek için meydanlara sütunlar dikmiştir. Kentin bu çekirdek bölgesi bir bakıma Mısır’ın tarihsel meydan geleneğini akla getiren sütunlar barındırıyor. Dikilitaş, İstanbul’da yapılmamış olmakla birlikte şimdi bu kentte bulunan en eski eserlerin başında sayılıyor. Yapıt, onu Sultanahmet Meydanı, yani o zamanki Hipodrom’a diktiren I. Theodosius’un adıyla da anılır.

III. Tutmosis bu sütunu Mezopotamya’da kazandığı bir zaferin anısına yaptırmış ve Aşağı Mısır’da Heliopolis’e diktirmiş. Sütunun, Luksor’daki Karnak Tapınağı’na dikilmiş olan ilk halinin bugün bizim gördüğümüzden üç kat daha uzun olduğu söylenir. Roma devleti kendini dünyanın hâkimi ilan edip İstanbul’u da başkent yapınca sütun hayli küçültülerek buraya taşınmış…

Pembe granitten yapılmış sütunun bütün kenarları, Firavun Tutmosis’in Amon Ra’ya sunduğu kurbanları gösteren sahnelerle süslüdür. Asırlar boyunca “tılsım” sayılan sütundaki hiyeroglif yazılar da bunu gösteriyor: “Servet, şiddet ve maharete sahip, güneşteki altın renkleri dünyaya yayan Tanrı Amon sayesinde bu vasıfları kazanan 18. sülaleden III. Tutmosis denizleri aşarak iki nehir arasındaki memleketleri zaptetti. Ve bu abideyi dikti.”

İstanbul’da yapılan mermer kaidenin üç kenarı onu yaptıran Theodosius’un yaşamından kesitlere ve yine onun için eğlence bakımından önemli olan at yarışlarına ilişkin sahnelere ayrılmış. Kaidenin batı yüzündeki kabartmada tahtında oturan Theodosius, yanında karısı ve çocukları olduğu halde elçileri kabul ediyor. Güney cephesinde, at yarışlarını izliyor. Doğu yüzünde yarışı kazananlara ödül veriyor. Kuzey yüzünde ise İmparator Arkadius imparatorluk locasında gösteriliyor.

Fotoğraf: Kerem Yücel