Yaban Hayat 2015; Yeni Türler

Yaban Hayat 2015; Yeni Türler

Yeni kaplumbağa türü, soylarının tükendiği düşünülen iki denizyılanı, yeni keşfedilen çiğdem ve kelebek… Bilim insanları ve araştırmacılar her yıl yeryüzünün farklı köşelerinde yaşayan yeni canlı türleri tespit ediyor.

Yazı: Ferdi Akarsu / Fotoğraf: Hasan Yıldırım (Crocus Musagecitii)

Dünyanın saygın bilimsel dergilerinden PLoS Biology’nin 2011 yılında yayımladığı bir makalede yer alan tahmine göre gezegenimizde 8 milyon 740 bin canlı türü yaşıyor. Kesin olmaya en yakın görülen bu tahmini temel aldığımızda ortaya bu canlıların henüz yüzde 15’inden azını keşfettiğimiz gerçeği çıkıyor. Makaleye göre, geriye kalan karasal ve sucul türler keşfedilmeyi bekliyor.

Durum böyle olunca, her yıl sık sık basında da yer alan yeni keşif haberleri daha bir anlaşılır oldu. Çünkü keşfedilmeyi bekleyen milyonlarca canlı türünün bulunduğu bilimsel olarak ortaya konmuş oldu. Sonrasında her yıl ortalama 15 bin ila 18 bin canlı türü keşfedildi. Teknoloji bu kadar ilerlemişken ve bilim insanı sayısı her geçen yıl artarken neden bu canlıların daha önce keşfedilmediği akla gelen ilk sorulardan biri oluyor. Üstelik binlerce canlıyı daha keşfedilmemişken yok ettiğimizi görüyorsak, bu soru meraktan da öteye geçen bir konu haline geliyor. Günümüzde canlıları, insan etkisi öncesi doğal yok oluş oranlarına göre bin ila 10 bin kat daha hızlı yok ediyoruz. Bu sorunun tek bir cevabı yok. Ama en önemli nedenleri sıralayacak olursak, mikroskobik boyutlardaki canlıların keşfedilmesindeki zorlukları; sucul ortamlarda, özellikle derin sularda yaşayan canlılara ulaşmadaki kısıtları; güvenlik gibi nedenlerle bazı doğal alanlarda araştırma yapılamamasını; buzul, volkan gibi uç yaşam alanlarındaki çalışmalar için gerekli teknik altyapının yakın zamana kadar yaygın olarak kullanılabilir olmayışını sayabiliriz.

Bununla birlikte Galapagos Adaları’nda yeni bulan kaplumbağa türü, ilgiyi üzerine en çok çeken keşiflerden biriydi. Çünkü dünyanın belki de en çok araştırma yapılmış, evrim teorisinin doğduğu bu adalarda yıllarca kendini saklamayı başarmış bu yeni dev kaplumbağa türüne Chelonoidis donfaustoi adı verildi. Batı Avustralya kıyılarında ise soylarının tükendiği düşünülen iki denizyılanı türü, Aipysurus foliosquama ve Aipysurus apraefrontalis bilim camiasını ve doğa korumacıları hem şaşırttı, hem de sevindirdi.
Anadolu’ya geldiğimizde ise yarış özellikle omurgasız canlılar ve bitkiler âleminde önde gidiyor. Bu canlılardan biri de, kelebek gözlemcisi Ali Bali tarafından Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesi çevresindeki dağlarda keşfedilen “Ali Bali’nin Çokgözlüsü” (Polyommatus alibalii).

Bitkiler âleminde ise rakamlar çok çarpıcı. Yaklaşık 11 binin üzerinde bitki taksonunun tanımlandığı Türkiye’de, her hafta ortalama bir bitki türü keşfediliyor. Yılın son ayında keşfedilen yeni bir çiğdem türü, bitkiler âleminde keşfedilecek daha çok türün olduğunun en güzel göstergesi. Mardin’de yaşayan doğa fotoğrafçısı ve amatör botanikçi Musa Geçit, burada fotoğrafladığı çiğdemin farklı bir tür olabileceğini düşünerek fotoğraflarını konunun uzmanları Osman Erol (İstanbul Üniversitesi), Doerte Harpke (Leibniz Enstitüsü) ve Hasan Yıldırım’a (Ege Üniversitesi) iletti. Konu üzerinde çalışan bilim insanları türün yeni bir keşif olduğunu Aralık 2015’te bilim dünyasına tanıttılar. Yeni keşfedilen türün adını da, çiğdemi fotoğraflayan ve çektiği andan itibaren yeni bir tür olabileceğini düşünen Musa Geçit’e ithafen Crocus musagecitii olarak verdiler.

Milyonlarca canlı türünün keşfedilmeyi beklediği, milyonlarcasının ise yok olmamak için direndiği dünyamızda bu mücadele daha uzun yıllar devam edecekmiş gibi görünüyor. Umarız terazinin iyi tarafı ağır basar ve her yılın sonunda ve yeni yılın başında yok olan değil yeni keşfedilen canlıları konuşur ve yazarız.

Paylaş: