Evrenin Parçacıkları İstanbul’da

Evrenin Parçacıkları İstanbul’da

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin santralistanbul yerleşkesi 23 Mart-23 Temmuz 2017 tarihlerinde “Bilimi Hızlandırıyoruz” sergisine ev sahipliği yapıyor. CERN Küresel Anlaşmalar ve Sergi Başkanı Dr. Rolf Landua, Atlas’ın sorularını yanıtladı.
“‘İki proton demetinin Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda çarpışmasının bana ne faydası var’ diye soracak olanlara şunu söyleyebilirim: Bugün hayatınızın her alanına giren World Wide Web’den (www), dokunmatik ekranlara kadar pek çok keşif CERN’de gerçekleşti. Hastalıklara çare bulunmasından açlığı engellenmek için gıda üretimine geleceğimizi ilgilendiren pek çok soru, bu araştırmalarla cevaplanmaya çalışılıyor. CERN’de yapılan araştırmaların ziyaretçilere aktarıldığı bu sergiyle herkesin merkez ve parçacık fiziğiyle ilgili sorularına cevap bulacağına inanıyorum.”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yüksek Enerji Fiziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) ortaklığıyla 23 Mart 2017’de açılan “Bilimi Hızlandırıyoruz” sergisi katılımcılarına böyle seslendi. santralistanbul’un evsahipliği yaptığı bu sergi temel olarak, evrenin kökeni ve maddenin temel bileşenleri hakkında merak ve şaşkınlık yaratmayı amaçlıyor.
Atlas’ın sorularını yanıtlayan CERN Küresel Anlaşmalar ve Sergi Başkanı Dr. Rolf Landua da bunun altını çiziyor: “Hepimizin Büyük Patlama (Big Bang) sonrasında ortaya çıkan ve aynı parçacıklardan teşekkül eden varlıklar olduğumuzu, dünyanın nasıl meydana geldiğini artık çok iyi biliyoruz. Ama evren hakkında cevapsız kalan hâlâ çok büyük sorular var. Özellikle genç kuşağa, bilimin ne kadar motive edici, ilham verici ve bizzat kendileri tarafından gerçekleştirilebilir bir aktivite olduğunu göstermek istiyoruz.”
Büyük Patlama anından başlayarak, evrenin tarihine yapılan bir yolculukla başlayan sergi CERN’deki araştırmaların nasıl yapıldığını betimleyen canlandırmalarla devam ediyor. Bu canlandırmalar, ziyaretçilerin de atkif rol alabileceği dokunmatik panaller ve oyunlarla zenginleştirilmiş.
Türkiye, 1954’te İsviçre Fransa sınırında kurulan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde 1970’lerden beri çeşitli bilim programlarında katılım sağlıyor. Toplam 22 Avrupa ülkesinin üyeliğiyle desteklenen merkeze Türkiye’nin ortak (asosiye) üye kabul edilmesi ise 2015’te gerçekleşti. Bugün 10’dan fazla CERN projesinde Türkiye’den araştırma ekipleri yer alıyor.
Türkiye’de yaşayanların Cern’de yapılanlara nasıl tepki verdiğini Dr. Rolf Landua şöyle cevaplıyor: “Çok büyük ilgi gördük. Geçmiş yıllarda yaklaşık 2 bin kadar insan CERN’in İsviçre’deki merkezine geldi ve bunun büyük çoğunluğu gençlerdi. Öğrenmeye çok isteklilerdi. Geleceğimizin bilim, teknoloji ve mühendislikteki gelişmelere bağlı olduğu çok açık. Bu alanlarda çalışmaya ve geleceğin inşasında görev almaya talip gençlere her zaman ihtiyacımız var. Türkiye’nin CERN’e üyeliği bizi mutlu ediyor ve daha fazla bilim insanın projedeki varlığı bizi daha güçlü kılacaktır.”
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Eyüp’teki santralistanbul yerleşkesindeki sergi, 23 Temmuz’a dek ziyarete açık. Ayrıntılı bilgi için: cernexhibition2017.bilgi.edu.tr

YAZI: GÖKHAN TAN
FOTOĞRAF: HÜSEYİN ALDEMİR / İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInPin on PinterestShare on VK

Paylaş: