Doğayı Sevmek

Doğayı Sevmek

Doğayı keşfetmenin en eğlenceli yollarından biri tür sayma etkinliği ama Türkiye’de pek bilinmiyor. Halkın biyolojik çeşitliliğe ilgisini arttırmak için belirli bir alanda yapılan, 24 saat süren ve herkesin, özellikle çocukların katılabildiği, eğitim ve bilimin buluştuğu bir maraton…

Doğadaki ilk tür sayma etkinliğine 2001’de, Amerika’da katıldım. Connecticut Üniversitesi Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji Bölümü’nün, Eyalet Doğa Tarihi Müzesi ile ortaklaşa düzenlediği bir etkinlikti. Aslında böylesi bir faaliyete yabancı değildim. ODTÜ Sualtı Topluluğu’nun 1992’de Bozcaada’da düzenlediği Sualtında Görüntü Avlama Yarışması’na (SAGAY) katılmıştım. Denizlerimizde yaşayan canlıların belgelenmesine yardımcı olan bu yarışma da bir anlamda tür saymaydı. Ancak Amerika’daki tür sayma etkinliğinin tüm canlıları kapsaması benim için yeniydi. O yıl Danbury kentinde Tarryville Parkı’nda düzenlenen etkinlikte 2 bin 519 tür sayılarak rekor kırılmıştı. Bu rekor hâlâ geçerliliğini koruyor. Türkiye’de ise henüz bu tür etkinliklere imza atan bir kurum yok.

İngilizcede “BioBlitz” olarak adlandırılan tür sayma etkinliği 24 saat süren, yarışma, eğitim ve bilimin bir araya geldiği “canlı çeşitliliğini belirleme” maratonu olarak tanımlanabilir. Bu faaliyette üniversiteler, müzeler, sivil toplum örgütleri gibi kurumlarla doğabilimciler bir araya gelerek sınırları belirli bir bölgede (koruma alanı, ulusal park vb.) canlı çeşitliliğinin dökümünü yapmaya çalışırlar. Halka açık olan etkinlikte katılımcılar doğada gözlemleyebildikleri canlıları uzmanlar yardımıyla tanımlar ve belgelendirir. Böylece katılımcılar bilim insanlarının arazide nasıl çalıştıklarını, ne tür araç ve yöntemler kullandıklarını gözlemleme olanağı bulur.

Tür sayımı etkinlikleri çoğunlukla cumartesi saat 12:00’de başlar ve ertesi gün 12:00’de sona erer. Uzmanlar, merkez çadıra cuma gününden gelerek araç gereçlerini kurar ve bir sonraki güne hazırlanır. Yurtdışından uzmanlar da davet edilerek yerli araştırmacılar ile tanışma, kaynaşma ortamı yaratılır. Etkinliğe özellikle öğrencilerin katılımı hedeflenir. Önceden öğretmenlerle toplantı yapmak katılımın niteliğini etkiler. Bu etkinlik bireyleri grup yardımıyla keşfetmeye özendirerek kişisel gelişime katkı sağlar.

Öncelikle uzman ve amatörlerden ekipler oluşturulur. Haritada gidilecek bölgeler belirlenir. İşaret verilir verilmez ekipler çalışmaya başlar. Ekipler alandan döndükçe toplam sayı güncellenerek ilan edilir. Katılımcıların buldukları ilginç canlıları zarar vermemek koşuluyla uzman yardımıyla merkeze getirmeleri özendirilir. Gececi canlıların da kaydedilmesiyle etkinlik sabaha dek sürer. Zamana karşı yürütülen tür sayım ve belgeleme çabası ertesi gün 12:00’de durdurulur. Bulguların bir bildiri haline getirilmesi ve ilginç gözlemlerle birlikte basın kuruluşlarıyla paylaşılması önemlidir.
Çekilen fotoğraf ve videolar iNaturalist gibi veri tabanlarına yüklenir. Gözlemlere ses kayıtları da eklenebilir.

Uzmanlar belirli tarihlerde bir araya gelerek New York’un Gateway Ulusal Parkı’nda deniz kıyısındaki kumul alanlarda örnekleme yapıyorlar. Bulunan eklembacaklılar (böcek, kırkayak, yengeç vb.) merkeze götürülmeden önce inceliyor. Fotoğraf: ABD Ulusal Park Servisi

Uzmanlar belirli tarihlerde bir araya gelerek New York’un Gateway Ulusal Parkı’nda deniz kıyısındaki kumul alanlarda örnekleme yapıyorlar. Bulunan eklembacaklılar (böcek, kırkayak, yengeç vb.) merkeze götürülmeden önce inceliyor.

Fotoğraf: ABD Ulusal Park Servisi

Türkiyede tür sayımı için gerekli kadro var
Türkiye’de tür sayımı etkinlikleri için gereken çekirdek uzman/amatör gruplar aslında sevindirici düzeyde örgütlü. Üniversite bölümleri, ilgili enstitüler, öğrenci toplulukları ve doğa derneklerinin yanı sıra Türkiye’nin kelebeklerini (TRAKEL), memelilerini (TRAMEM), kuşlarını (TRAKUS), sürüngen ve çiftyaşamlılarını (TurkHerptil ), bitkilerini (Türkiye Bitkileri, TUBIVES, Bizim Bitkiler) tanımlamak ve kayıt altına almak için özveriyle çalışan; internet altyapısı sağlayan pek çok örgüt var. Bu gruplar etkinliklere çok yönlü destek verecek kadar bilgili ve donanımlı örgütlenmeler. Ayrıca iNaturalist gibi çalışan yerli “Dogalhayat”, “Nuhungemisi” gibi desteklenmesi gereken veri tabanı girişimleri de var.

Tür sayımı etkinlikleri için adı geçen topluluklar en azından iki yılda bir Türkiye’nin değişik bölgelerinde buluşarak ortak çalışmaya yönelebilir. Doğa bilincinin gelişkin olduğu yerlerde doğa tarihi müzeleri ve botanik bahçeleri, çevre örgütlerine eşit uzaklıkta durarak eşgüdüm sağlar ve bu tür etkinliklerin düzenlenmesine ön ayak olur.

Umarım bu yazıda düşünce aşamasındaki tür sayma etkinlikleri Türkiye’de de benimsenir ve yerleşip gelenekselleşir. Bu tür etkinliklerinde görüşmek, tanışmak; hep birlikte öğrenmek, gözlemlerimizi paylaşmak ve keşfetmek umuduyla!

DR. U. UZAY SEZEN / GEORGIA ÜNİVERSİTESİ; BİTKİ GENOM HARİTALANDIRMA LABORATUVARI ARAŞTIRMACISI

Haber: Uzay Sezen
Atlas Mayıs 2014 / Sayı 254

Paylaş: