Buzun İmparatorları

Buzun İmparatorları

Antarktika’da yaşayan imparator penguenler, hava sıcaklığının kışın eksi 50 dereceye düştüğü, rüzgârınsa saatte 200 kilometre hıza ulaştığı dünyanın bu en soğuk bölgesinde, pek az canlının dayanabileceği şartlar altında yaşıyorlar.

Yazı: Selcen Pirge

Güney Kutbu’nda sonbahar ayları olan mart ve nisan boyunca,  imparator penguenler (Aptenodytes forsteri) okyanusu bırakıp gruplar halinde 100 kilometreyi aşabilen uzun bir yolculuğa koyuluyor ve bazen yürüyerek, bazen de yüzükoyun kayarak üreme alanlarına varıyorlar. Denizin üstündeki kalın buz tabakasının yaza kadar erimediği bu bölgelerde, tüyleri onları sıcak tutsa da soğuk sulara girmelerine henüz imkân vermeyen yavru penguenler güvende oluyor.

Üreme alanındaki dişi penguenler, yaklaşık yarım kilo ağırlığındaki yumurtalarını buzun üzerine düşürmeden dikkatlice eşlerinin ayaklarının üstüne geçiriyor. Ardından, beslenmek ve yumurtadan çıkacak yavrularına yiyecek toplamak için tekrar açık denize dönüyorlar. Görevi eşinden devralan erkek penguenler ise, ortalama 64 gün boyunca yumurtaları ayaklarının üstünde, üzerlerini battaniye gibi örten özel vücut bölgesinin içinde taşıyor. Yumurta buza kısa bir süre dahi temas etse, içindeki yavru ölebilir.

Babalar bu dönemi işbirliği içinde, adeta egolarından sıyrılmış vaziyette geçiriyorlar. Çok soğuk ve fırtınalı günlerde birbirlerine iyice sokulup yanaşarak büyük gruplar oluşturuyorlar. Öyle ki, bir metrekarelik alana 10-12 penguen sıkışabiliyor. Birkaç yıl önce, Almanya’daki Alfred Wegener Kutup ve Deniz Araştırmaları Enstitüsü’nden Dr. Daniel Zitterbart ve ekibi erkek penguenleri görüntüleyerek hareketlerini analiz etti. Zitterbart ve meslektaşları, gruptaki penguenlerin belirli aralıklarla, koordineli şekilde hareket ettiklerini keşfettiler. Penguenlerin 30-60 saniyede bir, sıkışık grubun içinde “Meksika dalgası” gibi hareketlenmeye neden olan küçük adımlar attığını tespit ettiler. Böylece yavaş yavaş grubun düzeni değişiyor, dış kısımlarda kalan hayvanlar daha sıcak iç kısımlara kayıyordu.

Erkek penguenler, üreme alanlarına varmalarının ardından geçen üç ayı aşkın süre içinde ağızlarına tek lokma koymadan “nöbet bekliyor”. İngiltere’deki Open University’nin yayımladığı Animals at the Extremes: Polar Biology (Uçlardaki Hayvanlar: Kutup Biyolojisi) adlı kitapta penguen ve daha başka birçok büyük kutup hayvanının aktif haldeyken ve vücut sıcaklıkları da normale yakın durumdayken uzun süreler aç kaldıkları belirtiliyor. Üreme mevsiminden önce yağlanan ve sonrasında haftalarca aç kalan imparator penguenlerin vücutlarındaki protein kaybının çok az olduğu, oysa şayet insan uzun süre aç kalacak olsa yağ depolarının tükenmesinden çok önce, vücudunda önemli miktarda protein kaybı olacağı ifade ediliyor. Protein kaybının kasların zayıflayıp güçsüzleşmesi, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı direncinin azalması gibi etkileri oluyor.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden yardımcı doçent Jessica Meir, 2013 yılında The Journal of Experimental Biology adlı akademik dergide yayımlanan makalesinde, dondurucu ortamda bulundukları halde imparator penguenlerin vücut sıcaklığının yaklaşık otuz yedi derecede sabit kaldığını belirtiyor. Penguenlerin dışta bulunan tüyleri yağla kaplı ve su geçirmezken, bunların altında yumuşak tüyler bulunuyor. Tıp doktoru ve deniz biyoloğu olan Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Paul Ponganis, hava sıcaklığı eksi 20, hatta eksi 30 dereceyken penguenlerin tüylerinin altındaki ısının 30-35 derece olabileceğini dile getiriyor.

İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nden Dr. Dominic McCafferty ve ekibi de 2013 yılında Journal of Biology Letters’ta yayımlanan makalelerinde, penguen tüylerinin ısı yalıtımının yüzde 80’inden fazlasını sağladığını ve rüzgâra karşı da çok dirençli olduğunu ifade ediyorlar. Buna göre, vücutlarındaki “karşı akım ısı değişim sistemleri” penguenlerin ısı kaybını en aza indiriyor. Penguenlerin burun boşlukları da solunum sırasında ısı kaybetmelerini önleyecek şekilde tasarlanmış.

Dişilerin geri dönüşü, tam da yavruların yumurtadan çıkma vaktine denk geliyor. Eğer dişinin varışı gecikecek olursa, yavru babasının yemek borusundan salınan, protein ve yağ içeriği bakımından memelilerin sütüne benzeyen bir sıvıyla besleniyor. Eşler bir araya geldiğinde, tıpkı yumurtayı yaptıkları gibi küçük yavruyu da birinin ayaklarından diğerine geçiriyor. Açık denize dönen erkekler daha sonra yavruyu beslemek için tekrar geri geliyorlar. Dişi ve erkek bireyler, havaların ısınması ve buzların erimeye başlamasıyla kısalan deniz yolunu gidip gelerek yavruya besin taşımaya devam ediyor. Yazın buzların tamamen erimesiyle artık su geçirmez tüyleri de çıkan yavrular okyanusa giriyor. Onlar da çok geçmeden anne babaları gibi yine okyanusu terk edip üreme alanlarına doğru uzun bir yolculuğa koyulacaklar…

Fotoğraf: İmparator penguenlerin hayatları, müthiş bir merhametin yansıması. Erkek penguenler, beslenmeden ortalama 64 gün boyunca yumurtalarını ayaklarının üstünde taşıyor. Dişi gecikecek olursa, yavru babasının yemek borusundan gelen, memelilerin sütüne benzeyen bir sıvıyla besleniyor. (Dr. Paul PonganIs, Amerika Ulusal Bilim Vakfı (NSF))

Atlas Mayıs 2015 / Sayı 262

Paylaş: