Arıların  Trafik İşaretleri

Arıların Trafik İşaretleri

Bizim göremediğimiz ültraviyole işaretler arıları nektara yönlendiriyor; çiçeklerin elektrik alanındaki değişimler bile onlara ipuçları veriyor.

Haber: Selcen Pirge
ATLAS KASIM 2013/SAYI:248

Scientific Reports adlı akademik derginin Ekim 2013 sayısında yayımlanan bir araştırmaya göre, dizel yakıtlardan kaynaklanan egzoz dumanı çiçek kokularındaki kimyasalları değiştiriyor, bu da arıları şaşırtıyor. Arıların keskin koku alma duyusu var. Kokuları öğrenme ve hafızalarında tutma yetenekleri de olağanüstü. Çiçekleri kokularından tanıyor, en besleyici nektarın hangisinde olduğunu biliyorlar. Araştırmacılardan Dr. Tracey Newman, çiçek kokusunu oluşturan kimyasal karışımın daha önemsiz bileşenlerinden birindeki değişikliğin bile, arının tepkisinde önemli değişime yol açtığını gördüklerini ve hayret ettiklerini söylüyor. (Çiçek kokularının ardındaki kompleks biyokimyasal işlemleri inceleyen bilim insanlarından Prof. Eran Pichersky, bir çiçeğin kokusunda yüz farklı kimyasal bileşik olabileceğini belirtiyor.) Arılar çiçekleri bizim gördüğümüzden farklı görüyor. İnsanların göremediği ültraviyole işaretler onlara nektarın yerini gösteriyor. Mesela, bazı çiçeklerde nektarın bulunduğu yeri nişan tahtasının ortası gibi görüyorlar. Londra Queen Mary Üniversitesi’nden Prof. Lars Chittka, bazen çiçeklerin ortasında ültraviyole noktalar bulunduğunu söylüyor. Nektar işaretlerinin bir kısmını biz de görebiliyoruz. Penn State Üniversitesi’nden Prof. Claude de Pamphilis, bizim de görebildiğimiz şerit şeklindeki desenlerin bir çeşit hava trafik kontrol sistemi gibi görev yaparak arılara yardım ettiğini dile getiriyor. Uçakların iniş pistlerinin etrafındaki ışıklar gibi de düşünebiliriz bunları. Araştırmalara göre, nektar işaretleri arıların çiçeklere inişini hızlandırıyor.

Güney Afrika süsenine (Lapeirousia oreogena) ilişkin deneyler nektar işaretlerinin önemini açıkça gösterdi. Bu çiçeğin mor yapraklarında, çiçeğin ortasını işaret eden beyaz oklar var! Nektar, girişi çiçeğin ortasındaki uzun tüpün dibinde bulunuyor. Sadece tek böcek bu çiçeği tozlaştırabiliyor: Dili vücudunun iki katı uzunluğunda olan uzun proboscid sineği (Prosoeca sp). Sonuçları, 2011 yılında Proc. R. Soc. B’de yayımlanan deneylerde, beyaz oklar boyanınca proboscid sineklerinin büyük çoğunluğu tüpün girişini bulamadı!
Görsel işaretler ve kokulardan başka, elektrik de arıların çiçeklere konmasında rol oynuyor. İngiltere’nin Bristol Üniversitesi’nden Prof. Daniel Robert ve ekibinin, Science’ın Nisan 2013 sayısında yayımlanan araştırmasına göre, bombus arıları, çiçeklerin elektrik alanındaki değişimi algılıyor.

Uçan böceklerin vücudunda genellikle pozitif elektrik yükü bulunduğu, bitkilerin ise genellikle negatif yüklü oldukları belirtiliyor. Arılar, başka arıların konmasıyla çiçeğin elektrik alanında oluşan değişimi fark ediyor. Bu şekilde, daha önce başka arılar çiçeğe konmuş mu, çiçeğin nektarı azalmış mı anlayabilecekleri belirtiliyor. Prof. Robert şöyle diyor: “Bombus arılarının elektrik alanlarını algılama yetenekleriyle çiçeklere yakınlarda başka bombus arılarının konup konmadığını belirlediğini düşünüyoruz.”

Paylaş: