Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Çanakkale-İzmir

Kitap

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı büyük bir trajediye ev sahipliği yapmış bir coğrafya. Burada birçok kahverengi tabela olduğu için tek bir nokta olarak ele almaya karar verdim. Çünkü alan o kadar büyük ve görülecek yer o kadar fazla ki tek tek anlatırsam bir kitap çıkar ortaya. Zaten Atlas, Gelibolu Yarımadası rehber kitapçığını daha önce okuyucularına sunmuştu.  Çanakkale Savaşları ulus olarak en çok duyduğumuz, savaşta yaşamlarını kaybedenlerin kahramanlıklarıyla övündüğümüz ama ne yazık ki konunun uzmanları dışında detayları hakkında çok fazla bir şey bilmediğimiz bir savaş. Gelibolu Yarımadası Tarihi Mili Parkı bu savaşın yoğun olarak yaşandığı alan. 1915 yılında müttefik kuvvetlerin, Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışmasıyla başlayan savaş 1. Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri oldu. İlk saldırı 18 Mart günü yapılmışsa da, savaş aslında 25 Nisan 1915 günü müttefiklerin Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapmalarıyla başladı ve 9 Ocak 1916 tarihinde, yani tam 8,5 ay sonra müttefik kuvvetlerin kıyılarımızı terk etmesiyle sona erdi. Türk ulusunun destan yazdığı, Mustafa Kemal’in efsaneleştiği Çanakkale Savaşlarının yoğunlaştığı yerler Gelibolu Yarımadası’nın güney kesimlerindeki Seddülbahir- Alçıtepe- Kerevizdere üçgeni ile yarımadanın Kuzey Ege sahillerini oluşturan Kabatepe-Conkbayırı-Anafartalar  bölgeleri.  Üzerinden neredeyse bir asır geçmesine rağmen savaş sırasında meydana gelen olayların etkileyiciliği aynen devam ediyor.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gelibolu Yarımadası’nda Çanakkale’nin Eceabat ilçesi sınırları içinde kalıyor. Toplam 33 bin hektarlık bir alanı kaplayan mili parkın içinde Çanakkale Savaşlarına ait gezilecek tam 40  nokta bulunuyor. Milli parkı gezmek için başlangıç noktası Eceabat. Dolayısıyla önce Eceabat’a ulaşmanız gerekiyor. Her noktayı  iyice özümseyerek gezeyim derseniz birkaç gününüzü burada geçirmeniz gerekir. Benim önerim milli parkı bir rehber eşliğinde gezmeniz. Kendi başınıza sadece görür veya panolardan okuyarak öğrenirsiniz ama  bir rehber eşliğinde  tüm olayları adeta yeniden yaşayabilirsiniz.

Mili parkın keşfine Kabatepe’deki “Çanakkale Savaşları Tanıtma Merkezi ve Müzesi”nden başlayabilirsiniz. Burada  milli parkla ilgili detaylı  bilgiler ve broşürler alabilirsiniz. Merkezin içindeki müzede ise savaş alanından derlenen savaş malzemeleri, savaşanların eşyaları, savaş sırasında kullanılan çeşitli silahlar, mektuplar ve fotoğraflar sergileniyor.

Bu noktadan sonra sizi tarihin derinliklerinde müthiş bir yolculuk bekliyor. Kimi zaman Seyit Onbaşı olacak ve 276 kiloluk top mermisini kaldırarak namluya yerleştirecek,  kimi zaman Yüzbaşı Hamdi Bey komutasındaki Mecidiye Tabyası’nın 18 Mart saldırısıyla birçoğu şehit olan askerlerinin son anlarındaki duygularına ortak olmaya çalışacak, kimi zaman ise yurdunu işgale gelen işgalcilerin üzerine ölümüne atlayan “Uçan Türkler”in efsanevi öykülerine tanık olacaksınız. Kimi zaman ağlayacak, kimi zaman ise gururlanacaksınız. Şimdi burada oluşunuzu ve bağımsız  bir ülkenin topraklarında özgürce dolaşmanızı, canları pahasına sağlayan isimsiz kahramanlara minnet duyacak, Hisarlık Tepe’deki anıttan savaşın geçtiği yerlere bakarken bir kuşağın yok olmasına yol açan savaşa ve başka savaşlara  lanet okuyacaksınız.

Ertuğrul Koyu’nu gezerken bastığınız toprakların, savaşın başladığı ilk gün top mermileriyle delik deşik olduğunu, bu çıkarmayı engellemek isteyenlerin canlarını düşünmeden  yaptıkları direnişin Osmanlı ordusuna büyük bir zaman kazandırdığını öğreneceksiniz. Alçıtepe’de 28 Nisan’da başlayan saldırı sonrasında düşmanın müthiş topçu desteğine ellerindeki sınırlı olanaklara rağmen direnen, binlerce kayıp vermelerine rağmen cepheyi terk etmeyen insanların bu direnişlerindeki güce hayran olacaksınız.

Anzak Koyu’nda, ülkelerinden binlerce kilometre uzakta bulunan hiç tanımadıkları bir ülkenin topraklarına, hiç tanımadıkları  bir ülkenin askerlerini öldürmeye çalışarak girmeye çalışan Avustralyalı askerlerin mezarlarına bakarken, onları  buraya getiren nedenin ne olduğunu sorgulayıp duracaksınız. Yanıtı bulamayacaksınız belki ama bir duanızı da onlardan esirgemeyeceksiniz. Anzak Koyu’ndaki mezarlıkları bizim mezarlıklarımızla  karşılaştırıp, neden bizimkiler de bu kadar bakımlı değil diye hayıflanacaksınız belki de.

Tüm askerlerinin hiç düşünmeden kendini feda ettiği 57. Alay Şehitliği’nde onları ölüme gülerek götüren nedeni anlayacak, Conk Bayırı’nda Mustafa Kemal ve askerlerinin muazzam direnişine ve başarısına tanık olacaksınız. Kocaçimen Tepe’de işgalci güçlere büyük kayıplar verdiren  1. Anafartalar Savaşı’nı  kazanan  Mehmetçikleri minnetle anacaksınız.

Burada gezilecek yer o kadar çok ki. Çanakkale Savaşları Tanıtma Merkezi  ve Müzesi, Seyit Onbaşı ve Rumeli Mecidiye Tabyası, Havuzlar Şehitliği, Alçıtepe, Son Ok Anıtı, Sargıyeri Anıtı, Seddülbahir, Ertuğrul Koyu, Yahya Çavuş Anıtı, İlk Şehitler Anıtı, Hisarlık Tepe, Mehmetçiğe Saygı Anıtı, 57. Alay Şehitliği, Conk Bayırı, Kocaçimen Tepe, Anafartalar, Anzak Koyu, Mustafa Kemal’in Karargâhı, Büyük Kemikli Burnu bunlardan sadece birkaçı.

YOL REHBERİ
Gelibolu-Eceabat yolunda, Eceabat’a 4 kilometre kala sağa dönen yol milli parka gidiyor. Eceabat’tan gelenler ise Eceabat’tan çıktıktan 4 kilometre sonra sola dönmeli.

ÖNEMLİ TELEFONLAR
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park
Müdürlüğü    286-814 10 25
http://gytmp.milliparklar.gov.tr
Eceabat Belediyesi    286-814 19 19
Eceabat Sağlık Ocağı    286-814 10 24
Jandarma Merkez Karakolu    286-814 12 19