Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Çanakkale-İzmir

Kitap

“Akşam olmadan Zeus Altarı’na (sunak) yetişebilir miyiz” diye düşünüyoruz. Ancak ziyareti yarına bırakıp yolun tadını çıkarmaya karar veriyoruz. Ege’nin muhteşem coğrafyası eşliğinde yavaş yavaş sahile inmeye başlıyoruz. Etrafı seyrederek inerken birden “Zeus Altarı”  tabelasını görüyoruz. Zamanımız var henüz. Kısa bir süre sonra altara giden yolun başına varıyoruz. Yol arkadaşım Murat Köksal aşağıda görünen Adatepe’de bize kalacak bir yer bulmayı ben de fotoğraf çekme işini üstlendim. Toprak yola vuruyorum kendimi. İnişli çıkışlı olmasına rağmen çok zorlayan bir yol değil. Kısa sürede Altar’ın dibine vararak merdivenlerden tırmanıp üstüne çıkıyorum. Yukarısı epeyce kalabalık. Aşağılarda ise Küçükkuyu’dan başlayarak birçok tatil beldesi ayaklarımın altında. Manzara inanılmaz.  Zeus Altarı, eteklerinde Küçükkuyu’yu barındıran Gargaran Tepesi’nin üzerinde yer alıyor. Yunanlılar savaşlarda başarılı olmak, ürünlerin bereketli olmasını sağlamak, felaketlerden kurtulmak için bu sunağa gelerek başta Zeus olmak üzere tüm Tanrılara kurban kesiyordu. Sunak daha sonra Türkmenlerce kutsal sayılmış.