Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Çanakkale-İzmir

Kitap

Doğal yaşam parkından sonraki hedefimiz Çiğli ve Menemen ilçe sınırları içinde bulunan Kuş Cenneti; yani Gediz Deltası. Çamaltı Tuzlası, Kirdeniz, Çilazmak ve Homo Dalyanı’nı barındıran bu geniş alanda 1980 yılında Orman Bakanlığı avlanmayı yasakladı. Alan iki yıl sonra aynı bakanlıkça “sukuşları koruma ve üretme sahası” ilan edildi. Bakanlık 1994 yılında da “yaban hayatı koruma sahası” ilan etti burayı. Alandaki Üç Tepeler’in ve sazlıkların bulunduğu bölüm Kültür Bakanlığı’nca 1985 yılında “1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı”, diğer bölümler ise “2. derece sit alanı” ilan edildi. Çevre Bakanlığı tarafından 1998 yılında Ramsar alanı ilan edilen Kuş Cenneti’nin kapladığı alan 1999 yılında biraz daha genişletildi ve Gediz Deltası’nın tümü “1. derece doğal sit alanı” oldu. Kuş Cenneti’nin kapladığı alan yaklaşık 40 bin hektar.  

Bu çalışmalarla kuşlar için adeta bir cennet olan alanın korunması amaçlandı. Yaklaşık 300 kuş türünün barındığı bir yere “Kuş Cenneti” denmez de ne denir. Kızıl gerdanlı dalgıç, bahri, yelkovan, karabatak, ak pelikan, tepeli pelikan, balaban, küçük akbalıkçıl, büyük akbalıkçıl, gece balıkçılı, leylek, karaleylek, flamingo, sakarca, Sibirya kazı, yeşilbaş, kılkuyruk, yılan kartalı, saz delicesi, atmaca, şahin bunlardan sadece birkaçı. Aralarında tepeli pelikan, flamingo, mahmuzlu kızkuşu, küçük kerkenez gibi kuşların da bulunduğu 28 türün ise dünya ölçeğinde nesli tehlike altında. Kuşlar için cennet olan bu yer ne yazık ki insanlar tarafından cehenneme çevrilmek isteniyor. Gediz Deltası’nın neredeyse içinde ve etrafındaki tepelerde yapılan konutlar, yaban hayatı tehlikeye atıyor.