Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Bodrum

Kitap

FOTOĞRAF: CÜNEYT OĞUZTÜZÜN

Artemis Tapınağı’ndan sonra yeniden Dr. Sabri Yayla Bulvarı’ndayız. Bu yol aynı zamanda İzmir’i Kuşadası’na bağlayan yol ve bundan sonra Bodrum’a kadar uzanacak rotamız bu. Artemis Tapınağı’ndan yaklaşık 1 kilometre kadar sonra, Ephesos tabelası sol tarafı işaret ediyor. Bu ağaçlıklı yola girdikten 1 kilometre sonra antikçağın en ünlü kenti Ephesos’a ulaşmış oluyoruz. Ephesos aynı zamanda bir açık hava müzesi ve mesai saatleri içinde ziyarete açık. 

Ephesos, asıl önemini Roma devrinde kazansa da Klasik Yunan döneminde İonia’nın on iki kentinden biriydi. Kuruluşu ise İÖ 6000 yıllarına dayanıyor. Ephesos için çok şey söylenebilir: Antikçağın altın şehri, Roma’nın Küçük Asya eyaletinin başkenti, Erken Hıristiyanlık döneminin en önemli dini merkezi. Burası günümüzde de Türkiye’deki antik kentler içinde en etkileyici ve en ünlü olanı. Öyle ki her yıl 2 milyondan fazla ziyaretçi çekiyor. 
Ephesos, daha önceleri Küçük Menderes Nehri’nin denize döküldüğü körfezin kıyısında yer alıyordu. İÖ 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen kolonicilerin de yaşamaya başladığı kent, nehrin getirdiği alüvyonlar limanı doldurunca, İÖ 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmış. O yıllarda bu bölgenin de deniz kıyısında olduğu düşünülüyor. Bugün gezilen Efes ise Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından İÖ 300 yıllarında kurulmuş. Helenistik ve Roma dönemlerinde en görkemli günlerini yaşayan Ephesos, Roma İmparatoru Augustus zamanında, yaklaşık 200 bin nüfusuyla Asya eyaletinin başkenti olmuş. Bu dönemde tüm kent mermerden yapılmış anıtsal yapılarla donatılmış. Doğu ile Batı arasında en önemli ticaret merkezi olarak parlak zamanlar yaşayan kent İS 4. yüzyıldan itibaren savaşlarda uğradığı yıkımlar ve limanın dolması nedeniyle gerileme sürecine girmiş. Kentin denizden uzaklaşması ve Arap istilaları sonucu ahali kentin ilk kurulduğu Ayasuluk Tepesi’ndeki (bugünkü Selçuk) yerleşmeye taşınır. Türkler 1330 yılında Ephesos’u ele geçirdiğinde kentte hâlâ yaşam vardı. Ancak kısa süre içinde tamamen terk edildi ve bir örenyerine dönüştü.