Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Bodrum

Kitap

Bafa Gölü gezisinden sonra tekrar rotamıza çıkıyoruz. Dalyan’ı geçtikten hemen sonra sağa yönelen Didim sapağı var. Doğrudan Akbük Koyu’na inen yol, buradan kıyıyı izleyerek Didim’e ulaşıyor. Didim’e Miletos üzerinden, Akköy ve Yalıköy istikametinden de gelinebilir. Artık bir kent merkezine dönüşen Didim’de kahverengi tabelayı izleyerek Söke yolu üstündeki görkemli Apollon Tapınağı’nın kalıntılarına ulaşabilirsiniz.

Bir zamanlar Miletos’tan denizyoluyla gelen ziyaretçiler, Panormos Limanı’ndan başlayan ve iki yanı heykellerle donanmış görkemli antik yoldan Kehanet Tanrısı Apollon’un kutsal alanı Didyma’ya ulaşıyordu. Söylenceye göre burada başlangıçta kutsal kabul edilen su kaynağı ve ağaç varken, zamanla tapınak alanına dönüştü. Bir bilicilik merkezi olan Didyma’nın her zaman kadın olan kâhinine danışanlardan biri de Lydia Kralı Kroisos’tu. Bugün kalıntılarını gördüğümüz tapınak Pers işgalinden sonraki dönemde, Helenistik dönemde inşa edilmiş. Bu büyük ve bitmemiş tapınak arkeologlar ve meraklılar için sadece mimari üslubu ile değil aynı zamanda duvarlarındaki çizimlerle de ilgi çekici. Bu çizimler Didyma Tapınağı’nın planlarıdır ve antikçağdan günümüze gelen en eski plan çizimleridir. İÖ 300 yılında başlayan tapınak inşaatı İS 2. yüzyıla kadar devam etti. Ancak bitirilemedi. Daha sonra içine bir kilise ve başka binalar yapıldı. Bizanslılar tapınağın içinde bir garnizon kurdular. Bu süreçte bir de deprem yaşandı ve tapınak büyük zarar gördü. İlk kazılar 1904’te başladı ve halen devam ediyor. Bugün görkemiyle görenleri şaşkına çeviren tapınağın ayakta kalan bölümünde değişik biçimleri ve kabartmalarıyla sütunlar çarpıcı bir görüntü veriyor.