Yoldan Çıkaran Levhalar: İstanbul-Bodrum

Kitap

İstanbul-Bodrum güzergâhının üç başlangıç noktası var. Yeniköy’den hızlı feribotla Bandırma veya Mudanya’ya ya da Eskihisar’dan Yalova-Topçular’a geçilebilir. Biz bu kitapçık için başlangıç noktası olarak Bandırma’yı aldık. İki saatlik bir feribot yolculuğundan sonra iskeleye çıktığımızda bizi ilk karşılayan heybetli Bandırma Kalesi oldu. Ancak kaleyi işaret eden bir kahverengi tabela yok. Kale duvarlarının önünden Bursa-İzmir istikametine yöneldiğimizde karşımıza çıkan ilk kahverengi tabela Bandırma Müzesi’ni gösteriyor. Kalenin sağ tarafında, iskeleyi kuşbakışı izleyen bir tepenin üzerinde kurulu Bandırma Arkeoloji Müzesi, 2003 yılında ziyarete açıldı.

Müze bahçesi ile birlikte 4500 metrekarelik bir alana yayılıyor. Eski Tunç Çağı’ndan 20. yüzyıl başlarına kadar uzanan ve çeşitli tarihi dönemlere ait 1149 adet envanterli eseri bulunan müzenin teşhir salonlarında sergilenen eserlerin büyük çoğunluğu Daskyleion örenyeri ve Kyzikos antik kenti kazılarından elde edilmiş. Kyzikos antik kenti Bandırma’ya 20 kilometre uzaklıktaki Erdek yakınlarında. Türklerin Belkıs Sarayı adıyla andığı kentin kalıntıları arasında Hadrianus tapınağı, Kyzikos amfiteatrı, Altıköşe kuleler, Bouleuterion, Bergama Kraliçesi Apoolonis’in adına oğulları tarafından yaptırılan tapınak, Kirazlı Yayla Manastırı sayılabilir. Daskyleion ise Bandırma’nın 30 kilometre güneyinde Kuş Gölü’nün güneydoğu kıyısında yer alıyor. Halen kazıların devam ettiği kentin tarihi, İÖ 2. binyılın sonlarına uzanıyor. Frigler ve Lydialılardan sonra İÖ 5-4. yüzyıllarda Daskyleion Perslerin egemenliği altına girmiş ve önemli bir satraplık (genel valilik) merkezi olmuştu. Büyük İskender’in ordusunun yakıp yıktığı kent, Roma ve Bizans dönemlerinde bir askeri üs gibi kullanıldı.