Türkiye Göller Atlası

Kitap

BUZUL GÖLLERİ, RİZE - ARTVİN - ERZURUM

Türkiye’de başta Kaçkar Dağları olmak üzere Aladağlar, Bolkar Dağları, Munzur Dağları, Uludağ, Karagöl Dağı, Süphan Dağı ve Cilo Dağları’nın yüksek kesimlerinde çok sayıda buzul gölü bulunuyor. Bunlar kimi zaman yanlışlıkla “krater gölü” olarak adlandırılıyor. Oysa Türkiye’de toplam krater gölü sayısı sadece 10 civarında. En çok buzul gölü Kaçkar Dağları’nda bulunuyor; burada yaklaşık 150 buzul gölü inci tanesi gibi diziliyor. Bunlar son buzul dönemindeki buzul hareketleri sonucu oluşmuş tatlı su gölleri. Soğuk dönemlerde aşağılara doğru hareket eden buzullar, ılıman dönemlerde eriyerek yükseklere çekilir; üzerinde hareket ettikleri zeminleri de örselerler. Bu hareketlerin yüzlerce yıl devam etmesi ile vadi tabanları yayvanlaşır ve yüksek kesimlerdeki bazı düzlüklerin aşınmasıyla derin çukurlar oluşur. Bu çukurların tabanı da killi malzemeyle dolarak su sızdırmaz hale gelir, çukurda zamanla su birikir ve göl oluşur. Bu göllerin büyük kısmı çok yüksekte olduğundan canlıya rastlanan örnekler çok azdır. Daha alçak rakımlı göllere atılan alabalıkların yaşayabildiğine dair birkaç örnek biliniyor. Örneğin Verçenik Dağı civarındaki Atlı Göl’de alabalık bulunuyor. Bolkar Dağları’ndaki Çinili Göl ve Karagöl gibileri ise Toros kurbağası gibi tek nokta endemiği canlılara ev sahipliği yapıyor. Buzul göllerinin en yükseği Süphan Dağı’nın zirvesinde, yaklaşık 4 bin metrede. En büyük ve en derini ise Kaçkar Dağı’nın güneyinde yer alan Deniz Gölü; rakımı 3 bin 376 metre, derinliği yaklaşık 60 metre, çapı ise yaklaşık 150 metre. Orta Toroslar’da Aladağlar’da bulunan Yedigöller Platosu bir zamanlar buzul işgali altındaydı. Yüksek zirvelerin buzul örtüsü altında birer ada gibi göründüğü plato, zamanla şimdiki halini aldı ve buzullardan geriye yedi adet göl kaldı. Buzul gölleri, Türkiye’nin en temiz su kaynakları. Bu kaynaklara çok yakın gelecekte gereksinim duyabiliriz, bu nedenle mutlaka koruma altına alınmaları gerekiyor.