Türkiye Göller Atlası

Kitap

VAN GÖLÜ, VAN - BİTLİS

Türkiye’nin en büyüğü Van Gölü, aynı zamanda dünyanın da en büyük sodalı göllerinden. Sodalı yapısı nedeniyle hem tatlı su, hem de deniz ekosistemlerinden farklı özellikler gösteriyor. Süphan Dağı, Nemrut Dağı, Artos Dağı ve İhtiyar Şahap Dağları’nın arasındaki çukurluk bir alanda bulunan ve rakımı 1646 metre olan gölün yüzölçümü 3 bin 713 kilometrekare; çevresi ise 430 kilometre. Yöre halkının “deniz” olarak adlandırdığı Van Gölü’nün ortalama derinliği 171 metre, en derin noktası ise 541 metre civarında. Gölün, Nemrut Dağı’ndan gelen lav akıntılarının, çukurluk alandaki su çıkışını önlemesi sonucu oluştuğu düşünülüyor.

Van Gölü’nde, özellikle kıyılarındaki deltalarda şimdiye kadar 100’ün üzerinde kuş türünün varlığı saptandı. Göl bunlardan yaz ördeği, Van Gölü martısı, gece balıkçılı ve dikkuyruk için önemli bir üreme alanı. Gölde 103 tür fitoplankton, 36 tür zooplankton bulunuyor. Tek balık türü ise Van Gölü’ne özgü inci kefali. Van Gölü’nde dört adet ada bulunuyor. Bunların en ünlüsü, üzerinde bir manastır kompleksi ve kilisenin bulunduğu Akdamar Adası. Kilise 2007 yılında restore edilerek müzeye dönüştürüldü. Akdamar Adası için önce Gevaş’a gidiliyor; motor iskelesinden günün her saatinde adaya ulaşmak mümkün. Göldeki diğer adaların isimleri ise Çarpanak, Adır ve Kuş. Van Gölü’nün çevresinde çok sayıda tarihi ve doğal değer bulunuyor. Bir zamanlar Urartuların başkenti olan Tuşba üzerine kurulu ve Van’ın simgesi haline gelmiş kale, Ahlat Selçuklu mezarları, Muradiye Şelalesi, Nemrut Dağı, Hoşap Kalesi bunlardan sadece birkaçı. Ne yazık ki kapalı sistem göllerinde görülen kirlenme, Van Gölü’nü de tehdit ediyor. Plansız yerleşimler, yanlış su politikaları, arıtma tesislerinin bulunmaması gölü olumsuz etkiliyor.