Türkiye bahar Rotaları II

Kitap

Fotoğraf / Turgut Tarhan

Sülüklü Göl ilkbahar aylarında yoğun bir ziyaretçi akınına uğrar. Kıştan yeni çıkan doğa yavaş yavaş uyandığında ilk olarak ters laleler kendini gösterir. Ardından tüm çiçekler kaplar doğayı. İstanbul’a sadece 200 kilometre uzaklıktaki göl civarında meşe ve köknar ağaçları egemen. Kimi fotoğraf çekmeye geliyor buraya, kimi piknik yapmaya, kimi de yürüyüşe. Yaklaşık 300 yıl önce büyük bir heyelan sonucunda meydana gelen göldeki ağaçlar bu heyelanla birlikte yukarılardan inmiş; hemen hemen tümü kurumuş şekilde gölün ortasında duruyorlar. Kurak aylarda gölün suları azalıyor ve bu ağaçlar neredeyse tamamen ortaya çıkıyor. bu da başka bir güzellik katıyor ona. Buraya yakın birkaç küçük göl daha var. Sülüklü Göl’ün etrafını ve bu gölleri dolaşmak birkaç saatinizi alabilir. Kıyıdaki tesislerin arkasındaki yolu takip edin. Yol kısa bir süre sonra ikiye ayrılacak. Hangisinden giderseniz gidin muhteşem bir doğa eşliğinde yürüyeceksiniz. Orman içindeki belirgin patikayı takip ederseniz göllerden birine ulaşabilirsiniz. O da sizi diğer göle götürecek patikaya sokacak. Burada yaklaşık iki saat geçirdikten sonra tesislere geri dönerek göl turuna devam edin. Bu kez tesislerin karşısına yönelin. Gölün kenarından, onu besleyen ana dereyi bularak yürüyün. Yaklaşık 10 dakika sonra karşınıza altı, yedi metreden dökülen bir şelale çıkacak. Burada bir saat kadar zaman geçirebilirsiniz. Eğer zamanınız kaldıysa geliş yönünde tesislerin sağındaki yamaçtaki patikayı takip ederek yükselebilirsiniz. İyi bir yürüyüş deneyiminiz yoksa bu rotaya girmeyin. Yer yer çok kaygan hale gelen etaplar var. Yavaş bir tempoda nefes kontrollü yürürseniz çok zorlanmadan patikayı bitirip tepeye çıkabilirseniz Sülüklü Göl’e yukarıdan bakma şansını elde edeceksiniz. Bu etabı inerken çıktığınızdan çok daha fazla dikkat göstermeniz gerekiyor.