Türkiye bahar Rotaları II

Kitap

Fotoğraf / Yıldırım Güngör

Yaklaşık beş kilometre uzunluğundaki Gözdere Vadisi bir zamanlar eski Arapgir’e ev sahipliği yapıyordu. Zamanla şehrin sakinleri şimdiki Arapgir’in bulunduğu yere taşındı ve bu yemyeşil vadide yaşayanların sayısı azaldı. “Eski şehir”, Gözdere Vadisi’nin batı ve doğu yamaçlarında bulunuyor. Vadide yapılacak bir yürüyüşte, bir kısmı eski ihtişamını kısmen de olsa korumayı başarmış kerpiç konaklar ve diğer tarihi yapılar görülebiliyor. Yürüyüş, Gözdere’nin üzerindeki alabalık çiftliğinden başlıyor, Meydan Köprüsü’nde sona eriyor. Eski şehrin büyük bölümü Osman Paşa Mahallesi. Ağaçların arasındaki eski hamam ilk ziyaret edilecek yer. Bu yapınnı 1824 yılında yapıldığı düşünülüyor. Aradan geçen zamana ilgisizlik de eklenince hamamın kitabesi kaybolmuş. Hamamdan sonra rota üzerinde Ali Velikzade Çeşmesi ve ardından Gümrükçü Osman Paşa Camisi var. Cami 1824 yılında inşa edilmiş, bir de medresesi varmış ancak bu yapı günümüze ulaşamamış. Cami birkaç yıl önce restore edilmiş. Caminin yaklaşık 500 metre kuzeyinde yer alan Ümmü Gülsüm Hatun Çeşmesi başka bir tarihi değer. Çeşmenin diğer bir adı da Nalbant Pınarı. Kitabesinde 1794 yılında yapıldığı yazılan çeşmeye bu adın konmasının nedeni, bu alanda nalbantların da hizmet ediyor olması. Yine yol üzerinde bulunan Ulu Cami de eski Arapgir’in önemli değerlerinden biri. Caminin duvarlarının bir kısmı ayakta. Telli Hamam, Tahta Minareli Cami, Yazılı Mağara, Sarnıç, Arapgir Kalesi ve bahçelerin içindeki taş köprüleri görmek için vadiye tam bir gün ayırmak gerekiyor.