Türkiye bahar Rotaları II

Kitap

Fotoğraf / Sinan Çakmak

Birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Adana’daki Yumurtalık Lagünü, turnalar için de önem taşıyan bir doğal alan. Öğleden sonra lagüne hâkim tepelerden birine çıkarak sabırla ve sessizce beklerseniz üzerinizden geçen turnaları görebilirsiniz. Nesli tehlike altındaki turna uzun boyunlu, gri başlı, boynu siyah, büyük ve zarif bir kuş. Gaga, boyun ve kanatları uzun ama kısa bir kuyruğa sahip. Kuyruk tüyleri kabarık ve süslü. Sesi borazanı andırıyor, uzaktan hoş geliyor ama binlercesi toplandığında büyük bir gürültü kopuyor. Genellikle sazlık alanlarda yaşıyorlar. Tohumlar, yiyecekler ve küçük hayvanlarla besleniyorlar. Kış aylarında güneye, ilkbahar ve yaz aylarında ise kuzeye göç ediyor, yaklaşık 400 bireylik gruplar halinde hareket ediyorlar. Kuzeyden güneye göç temmuz ayında başlıyor ve ekim başına kadar devam ediyor. Üreme dönemleri nisan sonu ile mayıs başları. Bu nedenle mart ayında üreme alanlarına göç ediyorlar. Türkiye’de görülen turnaların büyük çoğunluğu Karadeniz’in kuzeyinden gelen göçmen kuşlar. Ana göç yolu, Kırım’dan Karadeniz’in ortasından aşağıya iniyor, Orta Karadeniz kıyılarında Türkiye’ye giriyor. İç Anadolu üzerinden Akdeniz’in doğu kıyılarına inen turnalar ardından Mısır’a kadar ilerliyor. Her yıl 3 bin-5 bin kadar turna düzenli olarak Adana’daki Akyatan Lagünü ve Yumurtalık Lagünü’nde, az sayıda da Göksu Deltası, Sultansazlığı ve Ceylanpınar’da kışlıyor. Dünyadaki 15 turna türünün ikisi Türkiye’de görülüyor. Kuşlar bir alanın yaşanabilir olup olmadığının göstergesi. Bozulmakta olan bir doğa parçasını önce kuşlar terk ediyor, yaşanabilir hale geldiğinde ise ilk gelenler yine kuşlar oluyor. Bir alanda ne kadar çok kuş varsa o alan biyolojik çeşitlilik açısından o kadar zengin. Bu kadar kuş olması Yumurtalık Lagünü’nün henüz yaşanabilir bir doğal alan olduğunun işareti aynı zamanda.