Türkiye bahar Rotaları II

Kitap

Fotoğraf / Yıldırım Güngör

İsmini tanrıça Aphrodite’den alan Aphrodisias, en güçlü günlerini Roma döneminde yaşamış görkemli bir kent. İyi korunmuş anıtsal birçok yapının olması kentin önemini artırıyor. Bu antik kenti gezmeye sabah erkenden başlayanlar hamam, büyük havuzlu agora, tapınak, stadyum, tiyatro, tiyatro hamamı, odeon, piskopos sarayı, felsefe okulunu gezerken zamanın nasıl geçtiğini unutuyor. Oysa antik kentle neredeyse iç içe olan Geyre köyünün hemen bitişiğinde görülmesi gereken birçok antik taş ocağı da bulunuyor. Ocaklara araçla da gidilebilir, yaya olarak da. Köyün çıkışında, köye 100 metre kadar uzakta olan ilk ocak en büyüklerden biri. Burada taşa oyulan merdivenler işlevini hiç yitirmemiş. Duvarlara kazınmış haçlar bu ocağın Roma döneminde de kullanıldığını gösteriyor. Kaya duvarlarındaki keski izleri ve taşı çıkarma yöntemleri mühendis zihniyetiyle çalıştıklarının en büyük göstergesi. Bu ocağın arkasındaki ocak ise oldukça ilginç. İki farklı kademede çalışılmış. Alt kademede kaya duvarlılarının dibi oyularak yeraltı işletmeciliğine başlanmış. Ancak nedense devam edilmemiş. Üst kademede ise etrafı iyice aşındırılmış, alınmaya hazır bir sütun öylece bırakılmış. Güzel bir sütun çıkacak taş neden bu şekilde bırakılmış? Bilmek zor. Sonraki iki ocakta bunun nedeni ortaya çıkıyor. Her ne olduysa, ocaklarda çalışanlar aniden terk etmişler burayı. Son iki ocakta sağda solda dağınık duran kaya blokları, hazırlanmış ama öylece bırakılmış sütunlar göze çarpıyor. Patika boyunca ilerledikçe ocaklar görülmeye devam ediyor ancak son ocaklar çok az işletilmiş. Antik kentin taş gereksinimi genellikle ilk dört ocaktan sağlanmış. Bahar taş ocaklarında da gösteriyor kendini. Ocağın duvarlarında görülen çatlaklara yerleşen farklı bitkiler, baharın geldiğini ilan ediyor. Son ocaktan sonra patika takip edilerek ilk ocağın bulunduğu yere geri dönülüyor. Hava kararmadan geri dönmek gerek, köyün köpekleri biraz saldırgan. İlk ocaktaki merdivenleri tırmanıp geri dönmeye başladığınızda bir an durun ve çevrenizi dinleyin. Keski sesleri duyar gibi olacaksınız. Sanki hava karamaya yüz tutunca antik taş ustaları inecek ocağa, keski ve balyozlarını kullanarak blok çıkarmaya devam edecekler. Aphrodisias’ı gezmeye gelenler çok değil bir saatlerini bu antik ocaklara ayırırsa, antik kentin büyüsünün biraz daha benliklerini kapladığını hissedecek.