Türkiye bahar Rotaları II

Kitap

Fotoğraf / Cüneyt Oğuztüzün

Son yıllarda doğa yürüyüşü yapanların sayısı giderek artıyor ve yeni rotalar açılıyor. İzmirli doğaseverlerin bölgeye kazandırdığı rotalardan biri de Çamlık köyünden başlayan ve Şirince’de biten güzergâh. Hem Çamlık, hem de Şirince bu rotanın kültür durakları. Çamlık, geçmişinde çok zengin öyküler barındırıyor. Cumhuriyet’ten önceki ismi Aziziye olan Çamlık’ta 1991 yılında kurulan Buharlı Lokomotif Açık Hava Müzesi bulunuyor. Müzenin burada kurulma nedeni, Türkiye’nin ilk demiryolu olan İzmir-Aydın hattının inşasında şantiyeye ev sahipliği yapması. Müzede farklı ülkelerde yapılmış 30 lokomotif ve başka birçok farklı eser sergileniyor. Bu rota sıcak yaz ayları dışında her mevsim yürünebilir ancak en güzel mevsim ilkbahar. Çamlık’a varmadan uğrayacağınız Pollio Sukemeri etkinliğinizin ilk sürprizi olacak. Sukemeri, Ephesos’a su taşıyan dört önemli suyolundan birinin üzerinde. Çamlık-Şirince yolundaki eski taşocağı yürüyüşün başlangıç noktası. Kızılçam ormanlarından geçen rota inanılmaz manzaralara sahip. Her kilometrede karşınıza farklı manzara değerleri çıkıyor. Çoğunlukla sırttan gidildiği için de yol boyunca hiç manzarasız kalınmıyor. Kimi zaman aşağılarda uçsuz bucaksız uzanan Menderes Ovası’nı, kimi zaman Selçuk’u, kimi zaman ise Ephesos’u göreceksiniz. İlkbaharda rengârenk çiçeklerin süslediği yolda karşınıza farklı sürprizler de çıkacak. Akgöl, Alaman Gölü’nün bataklıkları ve Çakal Gölü yürüyüş boyunca manzaranızın parçası olacaklar. Günün sonunda yürüyüşünüzün sona erdiği Şirince ise rotanın ikinci kültür durağı. Şirince 19. yüzyılda 1800 haneli bir Rum kasabasıydı. Ancak 1923 yılında yapılan mübadele ile Rumlar ayrıldı ve Kavala civarındaki Türkler geldi. Şirince’deki eski Rum evlerinin büyük bir kısmı korunmuş veya restore edilmiş durumda. Bunların bir kısmı pansiyon ve otel olarak işletiliyor. Şirince meydanında yöredeki tarlalarda yetiştirilmiş ürünlerin satıldığı bir pazar kuruluyor.