Çanakkale Gezi Rehberi

Kitap

Seddülbahir Köyü

Günümüz Türkçesi ile anlamı “denizin setti” demek olan Seddülbahir köyünün bu isimle ne zaman anılmaya başlandığı pek bilinmemekle beraber, Osmanlı dönemi eseri olan kalenin yapımından sonra olması muhtemeldir.
Seddülbahir köyünde yerleşimin başladığı dönemin, kalenin yapımı ile eşzamanlı olduğu sanılmaktadır. Köyün bir yerleşim alanı olarak ilk kez kullanılması, Harapkale Tepe üzerindeki kalenin yapımını takip eden dönemde gerçekleşmiş olabilir. Buna karşılık, özellikle 1659-1660 yıllarında yaptırılan Seddülbahir Kalesi’nin inşaatı sırasında veya sonrasında, bir yerleşim yeri olarak daha çok ilgi görmüş olmalıdır.

Günümüze ulaşan çok az kalıntısı olan Harapkale Tepe üzerindeki kalenin ise Cenevizliler tarafından yapılmış bir kale olduğuna dair bazı kaynaklarda çok kısa bilgilere rastlanmaktadır. Ancak bu tepe üzerindeki kalenin hangi tarihte yapıldığı konusunda, herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır.

25 Nisan 1915 sabahı saat 06:00’da başlayan İngiliz çıkarmasından önce İtilaf donanmasının bombardımanı sadece Ertuğrul Koyu yamaçlarında bulunan Türk savunma mevzilerini ve Seddülbahir Kalesi’ni değil, Seddülbahir köyünü de hedef almıştır.

Gerek bombardımanın etkisi, gerekse 26 Nisan 1915 sabahından itibaren köy içinde yaşanan sokak çarpışmaları nedeniyle Seddülbahir köyü neredeyse tamamen harap olmuştur.

Köy bütünüyle 26 Nisan 1915 öğleden sonra, saat 14:30 sonrasında İngilizlerin eline geçmiş ve 27 Nisan 1915 akşamı itibariyle de İngilizler tarafından Fransız kuvvetlerine devredilmiştir.

Tıpkı Alçıtepe köyünde olduğu gibi Çanakkale Muharebeleri öncesinde Seddülbahir köyünde yaşayan ahalinin de muharebeler öncesinde buradan tahliye edildiği tahmin edilmektedir.

Seddülbahir köyü ahalisinin bölgeden tahliyesi, muhtemelen 3 Kasım 1914 tarihinde Seddülbahir Kalesi ve civarının bombardımanı sonrasında gerçekleşmiş olabilir. Alçıtepe köyünde yaşayanların tahliyesi de yine aynı dönemde gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bölgede yaşayan sivillerin tahliyesi, 3 Kasım 1914 bombardımanında askeri personelden kayıplar verilmesi üzerine, sivillerin de can güvenliği kaygısı ile alınmış bir tedbirden başka bir şey olmasa gerektir.

İçindekiler