Çanakkale Gezi Rehberi

Kitap

Morto Koyu

İngilizler 25 Nisan 1915 sabahı başlayan çıkarmalar sırasında bu kumsalın özellikle Şehitler Abidesi’nin üzerinde yükseldiği Hisarlık Tepe yamaçlarındaki kıyılara da ayrı bir çıkarma planlamışlar ve çıkarmanın yapılacağı sahili “S” kumsalı olarak kodlamışlardı.

İngiliz planına göre Hisarlık Tepe’nin alınması ile Morto Koyu’na hâkim en önemli nokta ele geçirilmiş olacağı gibi Seddülbahir’deki Türk savunması da yan ve gerilerinden tehdit edilebilecekti.

Türk savunması aşıldıktan sonra Alçıtepe’ye doğru girişilecek ileri harekât sırasında ise Hisarlık Tepe ve Morto Koyu, kendi cephelerinin sağ yanının emniyetini sağlamak açısından önemli görülmekteydi. Ayrıca Hisarlık Tepe üzerinden Çanakkale Boğazı’nın Anadolu yakasındaki Türk topçusu baskı altında tutulabileceği gibi Morto Koyu da bir ikmal noktası olarak kullanılabilecekti.

General Hamilton’un planları dâhilindeki hedeflere ulaşabilmek için 25 Nisan 1915 sabahında İngiliz çıkarması, üç bölüklü 2. Güney Galler Sınır Muhafızları Taburu (yaklaşık 750 kişi) ile başladı.
Morto Koyu’nda çıkarma bölgesi olarak İngilizler tarafından seçilen sahil kesimi, Eski Hisarlık Tepesi’nin hemen altı idi. Günümüzde burada, birbirinden kot farkıyla ayrılan iki otopark bulunur. Otoparkın Morto Koyu yönünde bulunan iskele kalıntısı, muhtemelen antik dönemden kalmadır ve İngilizler işte bu antik dönem iskele kalıntısının sahille birleştiği kesime çıkmışlardır.

İngilizlerin bu kesime yönelen çıkarma harekâtının planı ise şöyleydi:
- Üç bölüklü 2’nci Güney Galler Sınır Muhafızları Taburu’nun iki bölüğü, yukarıda tarif edilen sahil kesimine çıkacak ve Eski Hisarlık üzerindeki Türk kuvvetini kendi cephesine çekecekti.
- İngiliz taburunun diğer bölüğü ise Eski Hisarlık Tepesi’nin Çanakkale Boğazı’na bakan dik yamaçları altına çıkacak ve bu yamaçlardan tırmanarak, tepeyi savunan Türk birliğinin geri bölgesini kuşatacaktı.
Yukarıda belirtilen plan dâhilinde hareket eden yaklaşık 750 mevcutlu İngiliz taburunu 25 Nisan 1915 sabahı burada karşılayanlar ise 26. Alay’ın 2’nci Tabur’unun 8’inci Bölük’ünden, mevcudu yaklaşık 80 kişi kadar olan bir takımdı. Bu takımın gerisindeki arazi ise derinlikte boş olduğundan, yakınlarda yardım alabileceği başka bir birlik de bulunmamaktaydı.

Bulunduğu mevzileri, kendisinden neredeyse 10 kat üstün bir tabura karşı savunmaya çalışan bu takım, Hisarlık Tepe’nin boğaza bakan sarp yamaçlarından tırmanarak geri bölgelerine sarkan bir İngiliz bölüğünün, kendisini iki ateş arasında bırakması nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı.

Bu koya verilen “Morto” adı ise sanılanın aksine Fransızlar tarafından verilen bir isim olmayıp aslında İtalyanca kökenli bir kelimedir (Fransızca karşılığı “mort”)  ve Türkçe karşılığı “ölü” anlamına gelmektedir. Yapılan araştırmalar, bu ismin 1915 yılından daha önceki dönemlerden bu yana kullanıldığını ortaya koymuştur. Muhtemelen ticari, askeri ve korsanlık gibi çeşitli amaçlarla bölgeye gelen Venedik veya Ceneviz kökenli denizcilerin verdiği bir isim olmalıdır. Bu denizcilerin, “Morto” ismini bu koya vermelerinin nedeni ise poyraz ve lodos rüzgârlarına karşı korunaklı konumu nedeniyle, yılın büyük bir bölümünde koy içinde denizin durgun olmasıdır. Bu özelliğinden dolayıdır ki günümüzde de balıkçıların ve yatçıların teknelerini demirledikleri bir mevkidir.

Çanakkale Muharebeleri sırasında Morto Koyu’nda yaşanan bir olay hem Çanakkale Muharebeleri tarihi hem de Türk denizcilik tarihi açısından büyük önem taşır. Bu olay; Muavenet-i Milliye torpido muhribinin, İngiliz zırhlısı Goliath’ı batırmasıdır.

İçindekiler