Çanakkale Gezi Rehberi

Kitap

Çanakkale Muharebeleri sırasında Anzak Koyu sahilinden çekilen fotoğrafta, Hain Tepe’nin sahile doğru uzanan yamacının durumu görülüyor.

GÜRSEL AKINGÜÇ ARŞİVİ

Deniz seviyesinden 102 metre yüksekliğinde, zirve kesimi batıdan doğuya hafifçe yükselen oldukça düz bir yapıya sahip, Küçük Arıburnu ile Küçük Kemikli Burnu arasında uzanan sahil kesimine bütünüyle hâkim, bölgedeki en önemli yükseltidir. Özellikle Kanlı Sırt, Kırmızı Sırt, Merkez Tepe ve Bomba Sırtı’nın güney ucuna kadar uzanan ve İngilizler tarafından “İkinci Sırt” olarak adlandırılan silsilenin batı yamaçları ile Kırmızı Sırt’ın denize doğru uzanan kesimi, Hain Tepe üzerinden bütünüyle görülür. Yakın çevresindeki araziye karşı sağladığı hâkimiyet, bu tepeye taktik anlamda büyük önem kazandırır.

Anzak kolordusuna bağlı askerler, daha başlangıçta çıkarma düzenlerini kaybetmişler ve birbirinden yaklaşık 750 metre mesafedeki sahil kesimlerine çıkmaları gerekirken, sahil kesiminin en kuzeyinde belirlenen noktaya, Arıburnu ve civarına çıkmışlardı. Anzaklar, 25 Nisan 1915 Pazar günü sabahı saat 04:30’da Arıburnu ve civarındaki sahillere ayak bastıkları anda, Hain Tepe üzerinde ve yakınında bulunan az sayıdaki Türk askerinin tüfek ateşiyle karşılaştılar. Bu ateş altında karaya çıkan Anzak kolordusunun 1. Avustralya Tümeni’nin 3. Tugay’ına bağlı taburlar, düzenlerini kaybederek büyük bir karmaşanın içine düştüler.

Bu tepenin çevresinde uzanan kıyı hattı boyunca Anzak birliklerini ilk karşılayan birlik 27. Alay, 2. Tabur, 8. Bölük’ün 2. Takım’ıydı. Takım Komutanı Asteğmen Muharrem ve emrindeki 80 kadar askerden oluşan bu küçük Türk birliği, bir süre de olsa düşmanı Anzak Koyu-Arıburnu sahillerinde oyalamayı başardı. Öncü kuvvet olarak sahile çıkan 1500 kişilik Anzak kuvvetine ilk zayiatını verdiren bu takım, mevcudundan beş altı kişi sağ kalana kadar savunmayı sürdürmüş, ancak takım komutanı yaralandıktan sonra, Hain Tepe’nin doğu yamaçlarından inerek Korku Deresi içinden geriye çekilmiştir. Hain Tepe, 25 Nisan 1915 günü saat 06:00 civarında Anzak kuvvetlerinin eline geçmiştir.

Sayısal üstünlüğü sürekli artan Anzak kuvvetleriyle çarpışırken, bu tepenin üzerinde ve civarında şehit düşen 2. Takım askerleri, Çanakkale Kara Muharebeleri’nin ilk şehitleri olarak tarihe geçtiler. Neredeyse tamamının ismini dahi bilmediğimiz bu meçhul kahramanlar, muharebelerin ilk anlarında burada, Çanakkale Cephesi’ndeki Türk direnişinin sembollerinden biri haline geldiler.

Burası, ilerleyen safhalarda, Anzak kolordusunun yerleşmeyi başardığı kıyı başı bölgesinin en önemli noktalarından biri olarak, Arıburnu Cephesi’ndeki muharebeler boyunca Anzak kuvvetlerinin elinde kaldı. Hem düşmanın eline geçen ilk tepe olması, hem de Anzak topçusuna sağladığı mevzilenme olanakları, bu tepenin “Hain Tepe” olarak tanımlanmasına neden oldu.

Büyük Dere girişinde, Hain Tepe’nin güneybatı yamacında yer alan Şarapnel Vadisi Mezarlığı’nın girişini oluşturan merdivenlerin hemen sol yanında, üzerinde “Plugge’s Plateau Cem. – Step Path 570 m” (Plugge Platosu Mezarlığı – Patika Uzunluğu 570 metre) yazılı bir tabela görülür. Bu tabelanın işaret ettiği patika üzerinden yüründüğünde, Hain Tepe’nin Anzak Koyu’na bakan üst kısmına varılır. Patikanın son bulduğu noktada, küçük bir açık alan yer alır. Bu küçük alan “Plugge’s Plateau Cemetery” (Plugge Platosu Mezarlığı veya Hain Tepe Mezarlığı) önünde yer almaktadır.

Muharebeler sırasında oluşturulan ve günümüzdeki haliyle orijinal mezarlığın üzerine yapılmış olan Hain Tepe Mezarlığı’nda 12’si Avustralyalı, 8’i Yeni Zelandalı ve 1’i kimliği meçhul olmak üzere toplam 21 asker gömülüdür.

İçindekiler