Adım Adım Gelibolu Ateş ve Kurtuluş Meydanı

Kitap

Fotoğraf / Gürsel Akıngüç Arşivi

Conk Tepesi’nin batı yönünde, az da olsa güneybatıya doğru yönelmiş şekilde denize doğru uzanan, yaklaşık 500 metre uzunluğunda, 20-25 metre genişliğinde, uzun ve dar bir sırttır. Sırtın deniz tarafına bakan ucunda 200 metre civarında olan yüksekliği, 261 Rakımlı Tepe-Conk Tepesi hattı ile birleştiği noktada 250 metreye kadar ulaşır. Muharebeler sırasında bölgede bulunan zakkum ağaçları nedeniyle, Anzaklar tarafından “Rhododendron Ridge” (Zakkum Sırtı) olarak adlandırılmıştır. Yine Anzaklar tarafından sırtın neredeyse tam ortasında yer alan kamburumsu yükselti “Pinnacle”, buranın yaklaşık 100 metre batısındaki bölüm ise “Apex” olarak tanımlanmıştır. Şahin Sırtı üzerindeki bu mevkilere Türk tarafınca herhangi bir isim verilmediğinden, Türkçe karşılıkları yoktur. Sahilden Conk Tepesi istikametinde taarruz eden bir kuvvet için, hedef bölgeye ulaşmak açısından mutlaka elde bulundurulması gereken, önemli bir arazi parçasıdır. Savunma açısından durum değerlendirilirse, Conk Bayırı’nı bütün olarak savunan taraf için de aynı şekilde önem taşır. İtilaf ordusu, Arıburnu Cephesi’ndeki Türk kuvvetlerini sağ yanından kavramak ve Anafartalar üzerinden aşarak geri bölgesinden kuşatmak amacıyla, 6 Ağustos 1915 gecesi saat 22.00 sonrasında büyük bir taarruz harekâtına başladılar. Bu harekât, Arıburnu bölgesinde toplanan 20 bin kişilik bir kuvvetin Conk Bayırı-Kocaçimen Tepesi hattına taarruzu ile Anafartalar sahillerine çıkacak İngiliz 9’uncu Kolordu’sunun taarruzunun, birbiriyle koordineli geliştirilmesi ve sonuçlandırılması esasına göre düşünülmüştü. Bu kapsamda Conk Tepesi-261 Rakımlı Tepe hattı, hedef olarak Yeni Zelanda tugayına verildi. Yeni Zelandalılar, Şahin Sırtı ile sahil arasındaki arazi üzerinde yer alan dere yatakları ve sırtları ancak iki günde aşarak 8 Ağustos 1915 akşamı, 261 Rakımlı Tepe-Conk Tepesi hattının denize bakan yamacında dar bir mevziyi tutabildiler. Tutabildikleri mevzi, günümüzdeki Mehmetçik Parkı Kitabeleri’nin 1, 2 ve 3 no’lu kitabeleri ile 3 No’lu Kitabe’nin hemen arkasında, Conk Tepesi yönünde uzanan siperler ve Conk Tepesi’nin zirve noktası üzerinde bulunan Yeni Zelanda Anıtı’na gelmeden, yaklaşık 50 metre öncesinde bulunan siperlerden oluşan bir hattı. Yukarıda tarif edilen bu hat üzerinde Yeni Zelandalıları durduran kuvvet ise Arıburnu Cephesi Sağ Kanat ve 19’uncu Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal’in, kendi kararıyla bölgeye sevk ettiği 14’üncü Piyade Alayı’ndan bir tabur ile 72’nci Piyade Alayı’ndan iki bölük kadar bir kuvvetti. 10 Ağustos 1915 sabahına kadar bu bölgede Yeni Zelandalıları kavrayan Türk birlikleri, aldıkları takviyelerle cephelerini sağlamlaştırdılar. Ancak tutunduğu mevzilerden Anzakları söküp atmak mümkün olmadı. 8 Ağustos 1915 akşamı Anafartalar Grubu Komutanlığı’na atanan Albay Mustafa Kemal, 9 Ağustos 1915 gecesi 8’inci Tümen Karargâhı’nda yapılan toplantı sonucu, baskın tarzında bir süngü taarruzu yapılmasını kararlaştırdı. Yapılacak süngü taarruzunun amacı, düşmanın bu bölgede elde ettiği mevzilere iyice yerleşmesine fırsat vermemek ve oluşan kritik durumdan bir an önce kurtulmaktı. Albay Mustafa Kemal’in sevk ve idaresi altında 10 Ağustos 1915 sabahı saat 4.30’da başlayan taarruz sonucunda Anzaklar, bulunduğu mevzilerden sökülüp atıldı. Her iki tarafın da ağır zayiat verdiği Conkbayırı Muharebesi sonucunda, Şahin Sırtı’nın ortasında yer alan “Pinnacle” mevkii Türklerde, buranın yaklaşık 100 m batısındaki “Apex” mevkii ise Yeni Zelandalılarda kaldı. Tarafların Şahin Sırtı üzerinde tutunabildikleri hatlar, muharebelerin sonuna kadar herhangi bir değişikliğe uğramamıştır.

İçindekiler