Adım Adım Gelibolu Ateş ve Kurtuluş Meydanı

Kitap

Fotoğraf / Gürsel Akıngüç Arşivi

25 Nisan 1915 sabahında Arıburnu sahillerine yönelik Anzak çıkarması planlanırken, Arıburnu üzerinden Hain Tepe, Yüksek Sırt, 180 Rakımlı Tepe, Kılıç Bayırı, Düz Tepe, 261 Rakımlı Tepe yoluyla Conk Bayırı’na ulaşan hattı “First Ridge” (Birinci Sırt) olarak adlandırıldı. 180 Rakımlı Tepe ise sahilde Kel Tepe ile başlayıp Yeşil Tarla, Kanlısırt, Kırmızı Sırt, Merkez Tepe ve Bomba Sırtı ile devam eden ve yine İngilizler tarafından “Second Ridge” (İkinci Sırt) olarak adlandırılan silsilenin, “Birinci Sırt” ile birleştiği noktayı oluşturur. Bu nedenle Arıburnu Cephesi’ndeki en kritik mevkilerden biridir. Bu kritik mevkiin az ilerisinde ise 216 metre rakımlı Düz Tepe yer alır. Düz Tepe’nin deniz seviyesinden yüksekliği olan 216 metre; İngiliz ölçü birimi ile 700 foot. Bu nedenle Düz Tepe, çıkarma başlamadan önce İngilizler tarafından haritalara “Big 700” (Büyük 700), bunun hemen güneyindeki 180 Rakımlı Tepe de “Baby 700” (Bebek 700) olarak işaretlenmiştir. 25 Nisan 1915 günü saat 10.00’dan sonra 57’nci Alay’ın taarruzu, Conk Bayırı üzerinden 180 Rakımlı Tepe istikametine doğru, bir başka deyişle bu bölgedeki Anzakların sol kanadına doğru başlamıştır. Taarruzun ilk kademesini oluşturan 2’nci Tabur Düz Tepe-Kılıç Bayırı civarına ulaştığında, denizdeki gemilerden açılan yoğun bir topçu ateşine hedef olmuştur. Düz Tepe-Kılıç Bayırı-180 Rakımlı Tepe hattının ve özellikle Düz Tepe’nin denizdeki savaş gemilerinin top atışları için rahat ve açık bir hedef olması nedeniyle, İngilizler “Big 700” tanımlamasını “Battleship Hill” (Savaş Gemisi Tepesi) olarak değiştirmişlerdir. Buna karşılık 180 Rakımlı Tepe için belirledikleri “Baby 700” tanımlaması olduğu gibi kalmıştır. 25 Nisan 1915 günü akşam saatlerinde 180 Rakımlı Tepe ve civarında süren şiddetli çarpışmalardan sonra tepe, Osmanlı tarafında kalmış ve Anzaklar tarafından bir daha asla ulaşılamamıştır. 25 Nisan 1915’i takip eden günlerde Anzak kuvvetlerinin tutabildikleri kıyı başı, bir kenarı denize dayalı bir üçgen şeklini almış ve bu üçgenin en önemli köşesini teşkil eden 180 Rakımlı Tepe ise muharebeler süresince Türk tarafının elinde kalmıştır. Mezarlık 180 Rakımlı Tepe’nin zirve noktasının üzerinde yer alır. Mütareke döneminde İngilizler tarafından yapılmıştır. Baby 700 mezarlığında; biri İngiliz, 33’ü Avustralyalı, 10’u Yeni Zelandalı ve 449’u kimliği belirsiz olmak üzere, toplam 493 asker gömülüdür. Mesudiye Topu ise Baby 700 Mezarlığı’nın 40 metre kadar kuzeyinde yer alan mevzisinde durmaktadır. Kundağı sabit, 150 mm. namlu çapında, Mesudiye gemisinden sökülüp getirilen toplardan biri olduğu için “Mesudiye Topu” olarak anılan bir gemi topudur. Çanakkale Kara Muharebeleri son bulduktan sonra, Ege Denizi’ini ateş altına alabilmek amacıyla, 1917 yılı başlarında muhtelif noktalara bazı toplar yerleştirildiği bilinmektedir. Bu topların yerleştirilmesi; Çanakkale Boğazı girişini, Gökçeada-Bozcaada ekseninde kontrol altında bulundurmaya devam eden İngiliz donanmasının, bölgedeki faaliyetlerini engellemek amacıyladır. Bu amaç doğrultusunda Almanya’dan getirilen biri 210 mm., diğer ikisi 150 mm. namlu çapında üç adet top, Ocak-Mart 1917 döneminde Seddülbahir bölgesine yerleştirilmiştir. Mesudiye Topu olarak bilinen topun da aynı dönemde buraya yerleştirildiği tahmin edilmektedir. Seddülbahir bölgesine yerleştirilmiş olan toplar da tıpkı Mesudiye Topu gibi hâlâ yerlerinde durmaktadırlar.

İçindekiler