50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Sinan Çakmak

Osmanlı orduları 1877-78’de hem Rumeli’de hem de Doğu Anadolu’da yenildi. Rus orduları, Edirne’yi geçip Çatalca’ya dayandı. Osmanlı, ağır koşulların altına gireceğini bile bile ateşkes istedi. Tarihe Rumi takvim 1293’ü gösterdiği için ‘93 Harbi olarak geçti. Rus tarafı, içinde Osmanlı’nın 1 milyon 410 bin ruble savaş tazminatı ödemek dahil, 29 maddelik bir dayatmayla oturdu masaya. Karadağ, Sırbistan ve Romanya’nın bağımsızlığı tanınıyor; dahası Balkan Türklerinin en yoğun yaşadıkları Bulgaristan, Osmanlı egemenliğinden çıkıyordu. Bu, Türklerin Balkanlar’dan tamamen çıkarılmasına giden yolun açılması demekti. Rusların istediği savaş tazminatını Osmanlı devletinin ödeme gücü yok. Ruslar tazminatı 300 milyon rubleye indirdi, geri kalan meblağı Kars, Ardahan, Eleşkirt ve Beyazıt’ı alarak tahsil etme yoluna gitti.

Panslavizm akımının yükseldiği bir dönemde, Osmanlı’ya bağlı bölgelerde isyanlar da tırmanışa geçmişti. Osmanlı Devleti’nde yaşayan Hıristiyanların insan haklarının çiğnendiği konusunda oluşan uluslararası kamuoyu, Rusya’nın Balkanlar’daki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan’ın bağımsızlık istekleri birbirini itekleyerek, Osmanlı’yı hazırlıksız olduğu bir savaşın içine çekti.
Batıdaki Osmanlı savunma hatlarını kıran Rus ordularının önü açılmış, dirençle karşılaşmadan İstanbul’un eşiğini de aşarak Yeşilköy’e kadar ilerledi. Bu, Osmanlı Devleti’nin başkentinin işgaliydi ve aslında geniş anlamıyla Osmanlı’nın varlığının tehdit edilmesiydi. Savaşın sürdüğü dönemler özellikle Balkanlar’da Türklere yönelik etnik temizlikler ve kırımlar yaşandı.

Osmanlı 3 Mart 1878’de olağanüstü ağır koşullar içeren Ayastefanos Antlaşması’nı imzaladı. Ancak bu antlaşma, özellikle Rusya güdümüne giren Balkan ülkelerinin sınırlarını genişletmesi ve Avrupa’daki güçler dengesini bozduğu gerekçesiyle Avusturya, Fransa, İngiltere ve Almanya tarafından kabul edilmedi. Bir yıldır Osmanlı’yla savaşta olan Ruslar ise yeni bir savaşı göze alamıyordu. Avrupa devletleri Berlin’de yeni bir masa kurdu. Durum hiçbir bakımdan Osmanlı’nın lehine değildi. Berlin Antlaşması, Osmanlı’nın elinden çıkmış bazı toprakların Osmanlı’da kalmasını içeriyordu: Makedonya, Osmanlı’ya bırakıldı. Bulgaristan toprakları ikiye bölündü. Kuzeyde Osmanlı Devleti’ne bağlı bir Bulgaristan Prensliği, güneyde de başında Hıristiyan bir valinin bulunduğu Doğu Rumeli vilayeti kuruldu. Bosna-Hersek ve Yenipazar sancağı Avusturya’ya verildi. Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını elde etti. Savaşın galibi Rusya, Beserabya, Kars, Ardahan ve Batum’u aldı, Erzurum’dan çekildi. Teselya Yunanistan’ın oldu. Fransa’nın kazancı ise kulislerde belirlenmişti; üç yıl sonra Tunus Fransa’nın olacaktı.

Osmanlı, Balkanlar’daki nüfuzunu büyük ölçüde yitirmiş oluyor; Balkanlar’da ve Kafkasya’da sayıları 1 milyonu aşan Müslümanlar mülteci konumuna düşüyor ve Anadolu’ya dev göç dalgaları geliyordu. Bunlara kısa zaman içinde Batum’da yaşayan Müslüman Lazların ve Gürcülerin göçü ekleniyordu.
Yeşilköy’de bir Ermeni ailesine ait Nerimanşah Köşkü’nde imzalanan bu anlaşma aslında Osmanlı’nın hızla sürüklendiği vahim sonun en çarpıcı göstereniydi. Bütün Balkan haritası birbirini izleyen bu antlaşmalarla yeniden çizilmiş oldu.

Ruslar 1894 yılında savaşta ölen askerleri için Yeşilköy’de bir anıt dikme isteğini Osmanlı’ya kabul ettirdiler. Anıt, Florya’daki Şenlikköy mevkiine dikildi. Alt katı kilise ve mezarlardan oluşan anıt 1914’te dinamitlenerek yıkıldı. Yıkım filme de alındı ve tarihe “ilk Osmanlı filmi” olarak geçti.

İçindekiler