50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Bursa / Yasin Akgül

Hacivat’la Karagöz tarihin hangi aşamasında, hangi bölgede yaşadılar? Bu soruların yanıtları, başka sorularla malul olacak denli zayıf olmanın ötesine geçemiyor. Ancak, salt Türkiye’nin değil, Yunanistan, Afrika gibi başka coğrafyaların da mizah ve ironi kültürünün temel taşları oldular. Halkbilimcilerin bir kısmı, Karagöz’ün bazı oyunlarda Çingene olduğunu kendi ağzıyla itiraf etmesine, Bulgar gaydası çalmasına ve Evliya Çelebi’nin tanıklığına dayanarak Bizans imparatoru Konstantin’in Çingene seyisi Sofyozlu Bali Çelebi olduğu üzerinde duruyor.

Bir diğer görüş şöyle: Hacı İvaz Ağa ya da halka mal olan adıyla Hacivat ve Karagöz, Orhan Gazi devrinde Bursa’da bir cami yapımında çalışırlar. Gülmekten ve güldürmekten hem kendileri çalışmaz hem diğerlerini çalıştırmazlar. Padişah, “cami vaktinde bitmezse kelleni alırım” dediği mimarı, gecikmeye Karagöz’le Hacivat’ın neden olduğunu söyler. Kafadarlar idam edilir. Onları çok seven Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar.
Karagöz saçsız başına taktığı “ışkırlak” denen başlığıyla çıkar sahneye. Sürekli ve kendine göre bir işi hiçbir zaman yoktur. Dahası, kendisinin bir işe uygun olup olmadığına ilişkin sorular, asla bir yere oturmaz. Eğitim almamıştır. Toplumun, itilmişlerin sağduyusunu, değerlerini temsil eder. İçi dışı birdir. Mert, cesur ama beceriksiz olduğu için başı sürekli beladadır. Patavatsız ve açık saçık konuşmanın yanı sıra kimi zaman kendi aklınca hileler yapar. Karısı aynı zamanda didişme odağıdır.

Yukarı doğru kıvırdığı sivri sakalı Hacivat’ın kurnaz, içten pazarlıklı tipinin anahtarı gibidir. Osmanlı toplumunun çoğunluğuyla kıyaslandığında Hacivat’ın şöyle böyle bir eğitim aldığı anlaşılıyor. Her nabza şerbet verir. Ancak, tiyatro ve orta oyununda “dişi söz” denen, yani asıl olarak oyun ortağının sözünü doğurma rolü oynayan Hacivat, bu rol gereği konuşmasına sık sık Arapça ve Farsça sözcükler sokuşturur. Karagöz onu çoğu zaman anlamaz, yanlış anlar ve bu söz oyunlarının doğmasını sağlar.

Karagöz’le Hacivat’a dayalı ortaoyunu bugüne ulaşan temel şeklini 17. yüzyıl Osmanlı toplumda aldı. Ancak bu ikilinin Osmanlı topraklarının neresinde yaşadıkları sorusu kadar, Osmanlı’ya hangi yoldan ve hangi bölge, kavim kültüründen geldikleri de merak konusudur. Çin’den Moğollara ve oradan da Türklerle birlikte Anadolu’ya gelmiş diyen görüşünün dayanağı şu: Orta Asya’da çadırlarda oynatılan bir tür kukla oyunuyla Karagöz oyunu arasında büyük benzerlikler var. Bir başka görüş şöyle: Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı ele geçirmesinden sonra bu ülkeden Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya Cava Adası’ndan göçen çingenelerin getirdiği görüşü, aynı zamanda çingenelerin Anadolu’ya gelişlerini de tarihlendiriyor ve bu iki takvim tarihinin çakıştığını ileri sürüyor. Bir de Portekizli Yahudi göçmenlere dayandıranlar var.

Ancak nereden gelirse, toplumsal yaşamda ironin yaygınlaşmasını, siyasi yönetimlerin sokaktaki insan üzerindeki etkilerini eleştirmesiyle onlar artık Anadoluludur. Kibar konuşan Çelebi’si; uyuşturucu tutkunu Tiryaki’si; işleri gürültüyle çözmekten bıkmayan Beberuhi; bakkal ve pastırmacı Kayserili; Kastamonulu oduncu Himmet Dayı; elinde kemençesiyle hızlı konuşma rekorlarını zorlayan Laz tipi; bazen hamal, bazen bekçi olan Kürt tipi; halıcı, antikacı ya da tefeci Acem tipi; Hacı Fitil, Hacı Kandil, Hacı Şamandıra adlarıyla gördüğümüz ak ve kara Arap tipleri; bahçıvan, ciğerci, celep veya bozacı Arnavut; pehlivan ya da arabacı olan ve güreşte yenilince mızıkçılık eden Rumelili Muhacir; eskici, sarraf veya tefeci Yahudi; Türkçeyi Rumcayla karışık konuşmayı seven Frenk doktor tipi; kuyumculuk da yapsa lağımcılık da yapsa müziğe ve şiire düşkün Ermeni; savaşçı Çerkes; kabadayı Tuzsuz; sarhoş Matiz; adalet tutkunu Zeybek; Zenneler; Çengiler; uçmak ya da insanları farklı kılıklara sokmak gibi hünerleri olan Cazular; değişik boy ve ebatta Cinler. Osmanlı’da yapılan ve hayal edilen hemen bütün mesleklerin erbapları bu orta oyunun perdesinde mutlaka kendine yer bulmuştur.

İçindekiler