50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Tılsınlı Gömlek, Topkapı Sarayı

Yazılı tarih bakımından ilk örneklerinden birine Kur’an-ı Kerim’de rastlıyoruz. Yusuf Sûresi’nde, Yusuf Peygamber’in Mısır’ın azizi olduğu sıralarda, kardeşiyle, babası Yakup Peygamber’e bir gömlek gönderiyor. Baba peygamber, bu gömleği yüzüne sürünce, oğlunun hasretiyle ağlamaktan kör olmuş olan gözleri yeniden görmeye başlar. Ancak halk söylencelerinde tılsımlı gömlek pek çok biçimde çıkar karşımıza: Kılıç işlemeyen, hastalıklardan koruyan, mutluluk getiren, giyeni görünmez kılan gömlekler bizim masal geleneğimizde azımsanmayacak yer tutar.

Ancak, Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki “Tılsımlı Padişah Gömlekleri” bunun sadece söylenceden ibaret olmadığını, savaşa gidecek padişahların öteki bütün hazırlıklarıyla birlikte bir de bu gömleklerden edindikleri ortaya çıkıyor. Aslında savaş alanına taşınan edevatın bir parçası oluyor.

Bu gömleklerin yapılış sürecini incelemek aslında onlarla ilgili çok şeye ulaşmanın da yolunu açıyor: İşe bezinin dokunmasıyla başlanıyor. Ancak öyle olur olmaz bir günde değil. Müneccimlerin bu dokumaya başlayacak olana bir tarih ve saat söylemesi gerekiyor. Bu zaman dilimi çoğunlukla geceye denk geliyor. Yaygın bilenen şudur: Saptanmış bu gecede kırk kız-oğlan kız, yani bakire bütün bir gece çalışıp ve gömleği güneş doğarken bitirmiş olmalıdır. Ancak Topkapı Sarayı’ndaki gömlekler incelendiğinde bu yaygın görüşün çok da gerçekçi olmadığı anlaşılıyor. Bu bakımdan Cem Sultan’ın gömleği bir model oluşturuyor. Bu gömleğin en alt kesitinde Farsça bir yazı var. Yazı gömleğin hazırlanış tarihini şöyle veriyor: Gömleğin yapımına, 30 Mart 1477 gecesi, güneş koç burcunda 19 dereceyken, saat 3’ü 57 dakika geçe başlanmış ve 29 Mart 1480 salı gecesi, güneş yine koç burcunda 19 dereceyken, saat 12’yi 36 geçe bitirilmiş. Bizim o meşhur özdeyişimizdeki; “eşref saati” de tam bu zamana denk geliyor. Yani güneşin “yücelme / yükselme” saati.
Gömleklerin üzerindeki tılsımlar, yazıların türleri, seçilen sureler, gizemli harfler, işaretler, rakamlar gömleği giyecek olanın elde etmek istediklerine göre değişiyor.

Gömleklerin çoğunda Allah’ın isimleri ve sıfatları, ayetler, melek, peygamber ve cin adları, yabancı, başka dinlerde olan tanrıların adları yer alıyor. Başka bir gücü olduğuna inanılan uyuma ve ebcet hesabına dayanan vefkler, cefrler de bu gömleklerin vazgeçilmezleri arasında. Örneğin mühr-i Süleyman bu tılsımlardan biri sayılıyor.

Bu gömleklerin bir kısmında vazolu çiçek, servi ağacı; bir kısmında Hazreti Ali’nin İmam Hüseyin’in ve Hasan’ın adları öteki halifelerle birlikte yer alıyor.

Gömleklerden bir başkası II. Selim’e aittir. Viyana’da bulunan bir gömlek Viyana kuşatmasının komutanı Serdar-ı Ekrem Kara Mustafa Paşa için yapılmıştır.
Tarihsel olgular üzerinde bir belirleyiciliği olup olmadığı, tartışması ayrı bir konudur. Ancak, özellikle Osmanlı tarihi bakımından düşünüldüğünde, pek çok din adamı, tezhip ustası, ebcet hesabıyla uğraşmış kişi, dokumacı, müneccim, terzi bu işe emek vermiş.

Şimdi bizim tarihin süsü olarak nitelendirdiğimiz bu gömleklerin, kaçının kaç savaş alanı gördüğünü bilemiyoruz. Ancak verilen yoğun emeğe bakıldığında, maneviyat bakımından büyük önem taşıdıkları aşikâr.

İçindekiler