50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Turgut Tarhan

Arkeologların bir kesimi haritacılığın başlangıcını Mezopotamya’da Akadlar dönemine dayandırıyor. Kil tabletlere çizilmiş ve İÖ 2300 yıllarına tarihlenen bu harita, Babil’in yaklaşık 350 km. kuzeyindeki Gasur harabelerinde bulundu. Kral Sargon dönemine ait bu kil haritada Fırat Nehri olduğu sanılan bir akarsu ve kollarıyla, doğu batı yönünde uzanan dağlar görülüyordu. Batı dünyasına ait bilinen en eski haritaysa Soleto haritası olarak biliniyor. 2003 yılında İtalya’nın Lecce kentine bağlı Soleto’da bulunan bu haritanın İÖ 5. yüzyıla ait olduğu sanılıyor. Harita, çizme şeklindeki İtalyan yarımadasının topuk bölümünü gösteriyor. Bu haritanın antik çağdan günümüze gelen haritalar arasında en eskisi olduğu ileri sürülüyor.

Osmanlı’nın ünü büyük korsanlarından Muhiddin Piri, 1500-1502’de yapılan Venedik seferine Osmanlı donanmasının komuta kademesinde katıldıktan ve daha sonra gösterdiği başarılarından sonra Piri Reis olarak tanındı. Piri Reis, kendisini yetiştiren amcası ünlü korsan Kemal Reis’in 1511’deki ölümünden sonra, doğduğu denizlere, Gelibolu’ya çekildi ve bir süre daha korsanlık yaptı. Bu yıllardaki korsanlığı sırasında ele geçirdiği ve Kristof Kolomb’a ait olduğu düşünülen bir haritayı, başka haritalarla birleştirerek kendi haritasını yarattı. Piri Reis bu haritayı yaparken yararlandığı kaynaklar arasında, dönemin Müslüman denizcileri de yer alıyor.

Piri Reis’in 1513’te çizdiği ve Mısır’ın alınmasından (1517) sonra I. Selim’e (Yavuz) sunduğu haritanın günümüze kalan parçaları, Güneybatı Avrupa, Kuzey Batı Afrika, Orta ve Güney Amerika kıyılarını gösteriyor.

Artık, Osmanlı Kaptan-ı Deryası (amiral) namıyla Osmanlı’nın denizlerle ilişkili gelişmelerde, denizcilik politikalarında söz sahibidir. 1522’de Rodos seferine katıldı. Bir dönem Kitab-ı Bahriye kitabını yazmak için ve Pargalı İbrahim Paşa’nın önerileri doğrultusunda genişletmek için Gelibolu’ya çekildi. 1547’de Süveyş’teki Osmanlı donanmasının komutanlığına getirildi. Ertesi yıl Aden’i Portekiz’de geri alan donanmanın başındaydı. 1552’de önemli bir Portekiz üssü olan Maskat’ı aldı ve Hürmüz kalesini kuşattı. Bunu Bahreyn adalarının alınması izledi.

Piri Reis’in 1528’de çizdiği ikinci haritasının da küçük sayılabilecek bir kısmı (68x69 santimetre) günümüze ulaşabildi. Bu parça Atlas Okyanusu’nun kuzeyiyle, Kuzey ve Orta Amerika’nın o dönemde daha yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland’dan Florida’ya kadar uzanan kıyı şeridini gösteriyor. Piri Reis’in haritalarına ilişkin tartışmalar bugün de sürüyor. Buna karşın araştırmacıların çoğunun ortak görüşü şu: Bir öncekinden daha büyük ölçekli olan bu haritayı, tarih bakımından değerli kılan her şeyden önce bu haritanın yapıldığı dönemde henüz yeni keşfedilmiş Amerika kıyılarını içermesiyse; öteki önemli kısmı döneminde yapılmış deniz haritalarının en ileri örneği olarak kabul edilmesidir.

Denizin hareketlerini yalnız denizin iç hareketleriyle değil, gökyüzü değişimleri, yıldızların hareketiyle de ölçebilen, tehlikeli pek çok deniz seferini selametle aşabilen bu büyük denizcinin elinden çıkmış haritalar, ne yazık ki uzun yıllar kimi yerlerde kapalı kaldı, parçalarının büyük bölümü kayboldu. Deve derisine çizilmiş bu haritalar, 1929 yılında, Topkapı Sarayı’nda inceleme yapan Alman bilim adamlarınca yeniden keşfedildi ve dünyanın bilgisine sunuldu.

Osmanlı’da kendi alanının en önemli kazanımlarıyla anılırken, Basra beylerbeyi Kubat Paşa’nın “Basra’da donanmasını terk etti” yolundaki bir ihbarı üzerine, Piri Reis, Kahire’de kafası kesilerek idam edildi.

İçindekiler