50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Thinkstock

Hemen bütün imparatorların hedefi topraklarını genişletmektir. Küçük toprak sahibi bir ailenin oğlu olarak İlliria’da (bugünkü Makedonya) doğan Justinianos’un da Bizans’ın tahtına oturduktan sonra temel hedefi bu oldu. Bunu başardı ama bununla yetinmedi. İmparatorluğunun her yanını imara açtı ve Ayasofya gibi bir eseri kazandırdı.

Ne var ki Bizans imparatorunun tarihsel önemini asıl perçinleyen, ona “büyük” denmesini sağlayan, günümüzde de geçerli olan hukukun esasını oluşturarak Avrupa’nın ortak temeli haline getirmesi oldu.

Çocukluğu darlık içinde geçen ve düzenli bir eğitim almamış olan Justinianos, 518 yılında imparator olan dayısı I. Justin tarafından “adoptio / ekleme” yoluyla evlat edinildi. Dayı I. Justin imparator olduğunda, Justinianos 31 yaşındadır ve kendisine Konstantinopol’de iyi bir eğitim verilir. Roma İmparatorluğu’nun İsa’dan sonraki ilk yüzyıllarda gösterdiği gelişimi tekrar yakalamak ve çökmüş olan imparatorluğu, eski parlak günlerine kavuşturmak isteyen Justinianos, dayısının hayatının sonlarına doğru, 527 yılında imparator oldu.

Elinde zaman zaman büyüyebilen, ama parçalanabilen de bir imparatorluk vardı. Justinianos hukuk alanının önemli olduğuna karar verdi. Kendisinden 90 yıl önce, 438’de kanunlaştırma faaliyetleri yapan II. Theodosius’un çalışmalarının yeniden değerlendirilmesi için, 528 tarihinde 10 hukukçudan oluşan bir komisyon kurdu. Artık kullanılamayacak hale gelmiş kurallar ayıklanacak, yerine o zamana dek oluşmuş hukuk birikimini de işe katarak yenileri getirilecekti. Justinianos’un hazırlattığı hukuk çalışması dört bölümden oluşuyordu: Kendisinden önce ve kendi döneminde yazılmış emirleri “İmparator emirnamelerini içeren Codex” adı verilen bölümde; hukukun o ana kadar baş yapıtları sayılan, klasik hukukçuların eserlerini “Digesta” adı verilen ciltte toplandı. Böylece, Salvius Julianus, Celsus, Marcellus, Papinianu, Paulus gibi, Roma’ya hukuk zihniyeti kazandıran büyük isimler bir hukuk geleneğinin işleyen parçaları oluyordu. Bu bölüm 1630’a yakın eserin incelenmesiyle oluşturuldu. Uygulanan hukuk hakkında genel bilgi vermek amacıyla hazırlanan bölüm de “Institutiones” başlığı altında toplandı. Sıra, Justinianos’un bu çalışmadan sonra verdiği emirlerin nereye konacağına gelmişti ve onun da “Novellae” başlığı altında toplanmasına karar verildi. Bu toplama, ortaçağda “Corpus Juris Civilis / Medeni Hukuk Derlemesi” adı verildi ve bu çalışma, Roma Hukuku’nun temel bilgi kaynağını oluşturdu.

Roma Hukuku’nun doğrudan ve atıf yapılarak Avrupa’daki kullanım dönemi 1900’lerde sona erdi denebilir. Ancak Roma Hukuku, Avrupa’nın çok yerindeki özel hukuk sistemlerinin kaynak metni olduğu için hâlâ hayatta.

Bizde ise Tanzimat hareketine koşut olarak “İslam Hukuku” çerçevesine sıkıştırılarak da olsa kimi deneyler yaşandı. Meşrutiyet döneminde kimi yasa maddeleri Fransızcadan çevrildi. Ancak kadük oldu. İslam hukukunun  Osmanlı’daki kuvvetli varlığı nedeniyle aile, miras, borçlar gibi alanlarda yenilik yapmak pek olanaklı olmamıştı. Türkiye’de asıl köklü hukuk değişimleri Cumhuriyet’le birlikte yapıldı. İsviçre’den alınan medeni ve borçlar kanunu Cumhuriyet’in hukuk sistemindeki köklü değişimin ilk adımları oldu.

Ne var ki o dönemde Cumhuriyet’in hukuk sitemine alınan yasa maddelerinin kaynağı da Bizans imparatoru Justinianos’un hazırladığı ve derlediği metni kaynak aldığı için, biz de Avrupa Birliği’nin pek çok ülkesiyle gerçekte Roma Hukuku’nu kullanıyoruz.

İçindekiler