50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Sinan Çakmak

Anadolu’nun tarihinde derin bir yeri olan “Ahilik” geleneğinin dayanaklarından biri, İslamiyet öncesi meslek örgütlenmeleridir denebilir. Antik Yunan’da Mermerciler Loncası’ndan Sporcular Loncası’na, kuyumculara kadar zanaatkâr ve sanat örgütlerini gösteren heykellerin ve diğer nesnelerin önemli bir kısmı İzmir Arkeoloji Müzesi’nde görülebilir.

Kimi araştırmalar bunlara çok ilginç bir yenisini daha ekledi: Dionysos Sanatçılar Birliği. Bu birliğin izlerini gösteren kimi yazıtlara İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Sığacık’ta yer alan Teos antik kentinde rastlanıyor. Antik Yunan’da Atina ve Tebai, İtalya’da Syrakusa ve Mısır’da Ptolemais gibi kentlerde de kurulduğu ileri sürülen bu birliğin bir şubesinin Teos’ta olmasında Teos’un Dionysos’u “Kentin Tanrısı” olarak kabul etmesinin de payı olmalı. Zira, Anadolu’daki en büyük Dionysos Tapınağı da burada yer alıyor.

Teos sadece Anadolu’nun “ilki” sayılan bu sanat örgütünün mekânı değil, bizim bugün “ödenekli tiyatro” dediğimiz ya da kimi sanatsal etkinliklerle birlikte daha sık anılmaya başlayan “sponsorluk” kurumunun da ilk merkezlerinden biri.

Doğa, şenlik ve şarabın mitolojideki tanrısı Dionysos aynı zamanda tiyatronun da Anadolu’daki yaratıcısı olarak kabul görüyor. Heradot’un “seyirci topluluğu” olarak telaffuz ettiği “theatron” sözcüğü, onu izleyen yazarlarca irili ufaklı gösterileri tanımlamak için kullanıldı. Bu, İÖ 700’lü yıllarda yapılan Dionysos şenlikleriyle yakından ilgili bir kavram.

Başlangıçta, şenliklere gelenler bir yuvarlak çizerek oturuyor; (orchestra / orkestra) şarkılar söylüyor ve eğleniyordu. Dans edilen yerin giderek sayıları artan katılımcılara dar gelmesiyle, yamaçlara konan izleyici sıraları, şimdi bizim “amfiteatr” dediğimiz düzeneğin ilk hali sayılıyor.

Tiyatro oyunlarının hazırlanışının hem çok zaman alması, hem de bu işe katılan yeteneklilerin maddi gücünü aşıması “sponsorluk” kurumunun da doğmasına neden olmuş. Dionysos şenlikleri için oyun hazırlayacak olanlar, kimi gönüllü yurttaşlar tarafından maddi olarak desteklenmeye böyle başlamış. Yaklaşık olarak İÖ 315’e kadar süren bu uygulama giderek, yerini oyunları devletin ya da kent kurumlarının desteklemesine bıraktı.

Teos’taki sanatçı birliğinin başka kentlere hizmet götüren bir kurum olması hem Teos’un bir merkez olduğunu, hem de sanatçıların o zamandan bir organizasyona olan gereksinmelerini düşündürüyor. Dionysos Sanatçılar Birliği’nin üyesi olan şairler, şarkıcılar, dans sanatçılarının devletin vergi ve askerlik gibi iki temel uygulamasından muaf olduğunu da öğreniyoruz.

Bu uygulamada sanatçıların dönemin dinsel gereksinmelerine karşılık vermesinin de payı olmalı. Dionysos şenliklerinin özelliklerinden birisi de “erginleşmeyi, olgunluğa attığı adımla toplumda kabul görecek insanları kutsamaya dayalı tapınmadır.” Öte yandan üzüm yetiştiren, rençper olan kır dünyası için bahar bütün şenliklerin kaynağı oluyordu.

Apollon’la Dionysos arasında yapılan kıyaslamada Apollon’un bütün zevk düşkünlüğüne, kehanetlerle ilgilenmesine karşın düzeni ve aklı temsil ettiği görülür. Oysa, Dionysos ve onun adıyla özdeşen sanatçılar esrikliği, coşkuyu, kayıtsız koşulsuz eğlenmeyi, düzenin temel çekirdeği sayılacak ilişki biçimlerinin ötesinde yaşamayı temsil ediyordu.
Teos üzerine yazılmış kimi makalelerde Teos kent yaşamıyla, buradaki sanatçılar arasında kimi anlaşmazlıkların yaşandığına vurgu yapılıyor.

İçindekiler