50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Bahadır Erşık

Kommagene Krallığı’nı kendisinden önceki ve sonraki yönetim yapılarından ve çağdaşı yönetimlerden ayıran temel özelliği, kapsamındaki kentlerde yaşayan farklı kültürlere, inançlara ve yaşayış tarzlarına mensup halkları, kültürlerini, dillerini ve inançlarını koruyarak bir arada tutmasıdır diyebiliriz. Batıdan Kilikya, kuzeyden Kappadokia’yla çevrili krallığın doğu sınırını Fırat Irmağı çiziyordu. Roma İmparatorluğu’yla Partların arasındaki bölgede son derece stratejik konumları Kommageneliler için hem avantajdı, hem zorluk. Onlar, kendi bağımsız çizgilerini koruyarak daha çok Roma’nın esnek dış politikasından yararlanıyor ve örneğin Part yönetiminin ilhak girişimini önleyebiliyorlardı. Aslında bizim bugün Anadolu’da varlığını yer yer görebildiğimiz kültürlerin birbiriyle özenli ilişkisinin bilinebilen ilk örneklerinden biri…

Kommegene Kralı I. Antiochos heykellerle ve onların üzerindeki motiflerle bir horoskop, yani yıldız / doğum haritası yapmış. Bu, tarihin en eski horoskopu olarak bilinmektedir. Kâhta’da (Adıyaman) Nemrut Dağı’nın yamaçlarındaki heykeller Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermenin simgeleri olarak yapılmış ve günümüzde de bütün insanlığa minneti ve vefayı söylemektedir. Buradaki yapıtlar Helenistik dönemin tarihini taşıyor.
Kommagene Kralı I. Antiochos’un kendisi için yaptırdığı bu tümülüs, aynı zamanda tümülüs örneklerinin de en görkemlilerinden biridir. Tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece halkları barışla yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde yaptırdığı tapınaklar ve orada yer alan semboller bir evren inancının da yorumları sayılıyor.

Aslanın üzerindeki motifler yaygın olarak şöyle yorumlanıyor: 16 ışından oluşan 3 tane yıldız vardır. Bunlar Mars’ı, Merkür’ü ve Jüpiter’i temsil eder. Aslanlı horoskop gök cisimlerinin bir anlık konumunu gösteriyor. Önümüzdeki 25. ben yıl içerisinde bir daha yaşanmayacak bir ana tanıklık ediliyor. Güneşin, etkisi azalan ışığının altında çıkan yeni ayın ve onun hemen üzerinde Kral Yıldızı olarak bilinen Regulus yıldızının güçlü parıltısı yüzleri aydınlatıyor. Önceki gecelerde Jüpiter, Merkür ve Mars gökyüzünde ihtişamlı bir geçiş töreni sergilemiştir. Tüm bu seremoni bittikten sonra Kommagene halkı tanrılarının yeni krallarını ziyarete geldiklerine inanarak evlerine döner.

Heykeller, Nemrut’un doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır. Sembollerin yoğunlaştığı doğu terası kutsal merkez sayılıyor. Bu teras, heykellerle mimarinin birleşmesiyle de diğer teraslardan daha çok öne çıkıyor. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmıştır ve 8-10 metre yüksekliktedir. Mezar odasına ise henüz ulaşılabilmiş değil.

İÖ 162 yılında çökmekte olan Selevkos İmparatorluğu’ndan ayrılan Kommagene Krallığı’nın temel düsturlarından biri, “eldeki bolluğun halk arasındaki dağılımındaki adilliğin iç barışı da sürekli hale getireceği” biçiminde yorumlanıyor. Bu yönetim modeli, I. Antiochos döneminde (İÖ 69-34 yılları) zirveye çıkıyor. Ne var ki başka kentleri ve krallıkları işgal ederek gücünü artıran imparatorluklar karşısında zayıf düşüyor ve Roma’nın Suriye eyaletinin bir parçası oluyor.

İçindekiler